Soru: Allah-u tealaya yönelik en yanlış suizanlardan biri de, verdiği nimeti geri alır diye düşünmektir…
Evet Allah nimet verendir. Eksiltir azaltır imtihandır. Bu söz doğruysa şunu nasıl yorumlamalı:
İnsanın manevi bir makama yükselmesi de bir nimettir. Peki bu makamdan düşmesi de nimetin geri alınması demek değil midir?
O zaman bu en üstteki söz doğru bir söz değil midir?
1. “Allah verdiği nimeti geri alır” suizannı neyi hedef alıyor?
Burada kastedilen şudur: Allah’ın kuluna lütuf ve keremle verdiği bir nimeti, kulda bir kusur yokken keyfî biçimde geri alacağına inanmak. Bu düşünce; Allah’ın rahmetine, adaletine, hikmetine gölge düşürür. Kur’an çizgisi nettir: “Allah, bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerindeki hâli değiştirmedikçe değiştirmez.” (Enfâl 53) Yani nimetin alınması sebepsiz, keyfî ve zulüm gibi düşünülürse bu suizandır.2. Manevî makam bir nimet midir?
Evet, şüphesiz nimettir. Hatta maddî nimetlerden daha ağır bir nimettir. Ama burada kritik ayrım geliyor.
3. Manevî makam “mülk” mü, “emanet” mi?
Manevî makam: Sahip olunan bir mülk değildir. Taşınan bir emanettir. Tasavvuf büyükleri bu yüzden der ki: “Makam, sana verilmiş bir ödül değil; seninle imtihan edilen bir yüktür.” Yani: Makam verildiğinde imtihan başlar. Makam korunmazsa imtihan kaybedilir.
4. Makamdan düşmek nimetin geri alınması mıdır?
Hayır – en kritik nokta burası. Makamdan düşmek çoğu zaman: Nimetin geri alınması değil, Kulun nimeti taşıyamaması sebebiyle emanetin geri çekilmesidir. Bu, şu anlama gelir: Allah verdiği nimeti zulmen geri almaz; kul, nimetin şartlarını bozunca, nimetin hikmeti ortadan kalkar. Bu yüzden Kur’an’da şöyle denir: “Eğer şükrederseniz artırırım; nankörlük ederseniz azap vardır.” (İbrahim 7) Şükür burada sadece dil değil: edep, istikrar, tevazu, haramdan sakınma, kendini bir şey sanmamadır.5. Peki “düşüş” bazen rahmet olabilir mi?
Evet. Bu çok derin bir noktadır. Bazı düşüşler: cezalandırma değil, korumadır. Çünkü kul: makamda kalırsa helak olacak, kibirlenip tamamen kopacak, nefsine mağlup olacaksa… Allah onu aşağı indirir ama kendine daha yakın tutar. Tasavvufta buna: “Sûret düşer, sır korunur.” denir.
6. O hâlde en baştaki söz yanlış mı?
Hayır, doğru ama eksik anlaşılırsa yanlış yere gider. Doğru hâliyle şöyle okunmalı: “Allah, kuluna lütfuyla verdiği nimeti keyfî olarak geri almaz; ancak nimetin şartları bozulursa, o nimet artık nimet olmaktan çıkar.” Manevî makam: korunursa nimettir, taşınamazsa fitnedir, fitne olunca kaldırılması rahmettir.7. Son cümle (meseleyi kilitleyelim)
Allah’tan düşüş değil, kuldan çözülme olur. Allah nimeti geri almaz; kul nimetten düşer. Ve bazen: yükselmek nimet, düşmemek daha büyük nimettir.

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...