Kayıtlar

Öne Çıkanlar

Kıllet-i Menam

Resim
  Kıllet-i Menam Disiplini: Gece Uyanıklığı ve Keşif Aynası Bismillah, elhamdülillah. Vesselatü vesselamü ala Resulillah. Yazı serimizin ilk bölümlerinde dilin sükutunu ve kalbi cilalayan açlık (kıllet-i taam) disiplinini işlemiştik. Bilmek gerekir ki, az yiyen kulun midesindeki hararet durulur, kanı incelir ve bu hafiflik bedeni tabii olarak serimizin üçüncü büyük rüknüne taşır: Kıllet-i Menam, yani geceyi ibadetle, az uykuyla ihya etme disiplini. Tasavvuf büyüklerinden biri şöyle buyurmuştur: "Kim ihlas ile kırk gün Allah'a ibadetle geceyi uykusuz geçirse, kendisine göklerin sırları açılır." Aynı zat, bütün hayırların dört esasta toplandığını belirtirken, gece uykusuzluğunu bu yolun en sarsılmaz sütunlarından biri olarak zikretmiştir. Çünkü uykusuzluk, nefsin gaflet perdesini yırtan en keskin kılıçtır. Âlimlerin Uykusundaki Sır ve Abdâlin Sıfatı Tasavvuf yolunda uykusuzluk, sadece bedene eziyet etmek demek değildir. Gece ibadetinde uzunca uykusuz kaldıktan sonra, beden...

Kıllet-i Taam Disiplini

Resim
  Reçeteli Riyazet-2: Kalbin Cilası Açlık ve Gayb Aynasındaki Nur Bismillah, elhamdülillah. Vesselatü vesselamü ala Resulillah. Bir önceki yazımızda ahir zaman afetleri karşısında dilin sükutunu ve bu sükutun kalbi tefekküre nasıl tetiklediğini işlemiştik. Akıl sahiplerinin ele geçirmek istediği bu aziz sükut hali, ancak nefsani arzulardan el çekmekle mümkündür. İşte o sükutun, takvanın ve veranın en büyük anahtarı, tasavvuf büyüklerinin üzerinde en çok durduğu açlık (kıllet-i taam) disiplinidir. Açlık hakkında bugüne kadar pek çok şey söylenmiştir. Maddi açıdan bakıldığında; az yemek kanın noksanlaşmasına ve incelmesine vesile olur. Kan incelip midedeki hararet durulunca, kalbin etrafındaki maddi yağlar erir. Bu erime ise kalpte manevi bir incelme, bir hassasiyet ve rikkat hasıl eder. Büyükler bu yüzden "kalbin incelmesini" bütün hayırların anahtarı olarak görmüşlerdir. Kalbin Katılığı ve Şeytanın Giriş Kapısı Peki, neden kalbin incelmesi bu kadar mühimdir? Çünkü kalbin ka...

Sükut ve İrşad Adabı

Resim
Reçeteli Riyazet: Ahir Zaman Afetleri Karşısında Sükut ve İrşad Adabı Bismillah, elhamdülillah. Vessalatü vesselamü ala Rasulillah. Gereksiz konuşmayı bırakıp sükutu tercih etmek, yalnızca maddi bir suskunluk değil; aklı geliştiren, kalbi tefekküre açan, kulu takva ve veraya ulaştıran manevi bir kalkandır. Allah Teâlâ, sükut eden kuluna feraset ve doğru görüş ihsan eder; onu her sıkıntıdan bir çıkış yolu ile selamete erdirir. Kulun kalbi doğru olmadıkça hali, dili doğru olmadıkça da kalbi istikamet bulamaz. Ancak amellerin bozulduğu, ilimlerin karıştığı ve dilin adeta kıldan ince kılıçtan keskin bir "sırat köprüsü" haline geldiği bir iklimde yaşıyoruz. Niyetimiz tevhidi anlatmak ve kulun yürüyüşüne destek olmak olsa bile, meclislerde bazen dilimiz kayıyor; gıybete, lüzumsuz kelama kapı aralanıyor. Neticede meclis bittiğinde ruhumuza bir daralma, kalbimize bir kasvet çöküyor. Peki, sükutun altın, konuşmanın ise sırat kadar tehlikeli bir afet olduğu bu zamanda bir salik nasıl d...

Kronik Hastanın Sülûkü

Resim
  Abdülkadir Geylânî Hazretleri, İslam hukukundaki (fıkıhtaki) ruhsatları ve insan yaratılışındaki farklılıkları çok iyi bilen müctehid bir alimdir. Tasavvufta bu duruma "Herkesin seyr-i sülûkü (manevi yolculuğu) bünyesine ve haline göredir" prensibiyle bakılır. Şeker, kalp gibi kronik rahatsızlıkları olan, açlığa veya uykusuzluğa dayanamayacak kişiler için Abdülkadir Geylânî’nin ve tasavvuf yolunun çok net tavsiyeleri, müjdeleri ve alternatif yolları vardır. Bu durumdaki kişiler bahsedilen manevi hallerden asla mahrum kalmazlar. 1. Niyet Makamı (Aç Kalmış Gibi Sevap Almak) Geylânî Hazretleri, amellerin özünün niyet olduğunu sıkça vurgular. Eğer bir kul, "Rabbim, sağlığım elverseydi ben de senin rızan için aç kalır, az uyur ve ibadet ederdim" niyetiyle hastalığına sabreder ve ilaçlarını/öğünlerini düzene sokar ise, hiç aç kalmadığı halde aynen o riyazeti yapmış gibi manevi derece elde eder. İslam'daki "Müminin niyeti, amelinden hayırlıdır" hadisi b...

Dünyadan Üryan Hakka İhram

Resim
  Dünyanın Tozundan Hakkın Özüne: Seyr-i Sülûkte Arınma, Doğruluk ve Dört Esas 1. Şer Üçlüsü ve Kalbin Çırılçıplak Kalış Mücadelesi İnsan olmanın, bu âlemde varlık göstermenin en çetin imtihanı; nefsin dünyevî cazibelerle olan imtihanıdır. Hak yoluna hulus-i kalp ile yönelmek isteyen bir sâlik, ortada duran o ağır perdeleri ve şer üçlüsünü fark etmek zorundadır: — Dünyaya Düşkünlük ve Planlar: Mal mülk sahibi olmak, en iyi imkânlara ulaşmak ve bu uğurda bitmek bilmeyen hesaplar yapmak, kalbin yönünü yeryüzüne mıknatıs gibi çeker. — Enaniyet ve "Bağdaş Kurma" Arzusu: İnsanın tabiatında ezilmemek, hep önde olmak, "baş" olmak ve itibar görmek vardır. Ayak işleri yapmak, hizmet etmek nefsine ağır gelir. — Hırsın ve İhtirasın Taşıyıcısı: Bütün bu çarkların dönmesini sağlayan, bu ihtirasları meşrulaştıran ya da körükleyen dünyevî hevesler (kadim tabirle nefsin arzulara kapı açan yönü) eklenince, şer üçlüsü tamamlanmış olur. Hakka ulaşmak isteyen insan, bu ağır zırhlard...

İhtiyaç Dolayısıyla Kılınan Namazlar

Resim
  İhtiyaç, niyet veya özel durumlar vesilesiyle kılınan nafile namazlar; kulun Rabbi ile olan bağını güçlendiren, darlık ve genişlik zamanlarında sığınılacak fıkhî ve manevi limanlardır. Aşağıda talep ettiğiniz tüm namaz çeşitleri; fıkhî hükümleri, rekat miktarları, kılınış şekilleri ve müstehapları ile İslâm hukuku (fıkıh) esaslarına göre detaylıca incelenmiştir. 1. İstihare Namazı İstihare; hayırlı olanı istemek, kararsız kalınan hayırlı bir işte Allah’tan yönlendirme dilemektir. — Hükmü: Müstehap (Mendup). — Miktarı: 2 rekat. — Kılınışı ve Şekli: Normal 2 rekat nafile namaz gibi kılınır. 1. Rekat: Fâtihâ’dan sonra Kâfirûn Suresi okunur. 2. Rekat: Fâtihâ’dan sonra İhlâs Suresi okunur. — Müstehapları ve Âdâbı: — Namazdan sonra Allah’a hamd ve Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) salavat getirilir. — Hadis-i şeriflerde öğretilen meşhur İstihare Duası okunur. — Duadan sonra kıbleye dönük şekilde, abdestli olarak yatmak ve rüyada görülecek renk/ferahlık işaretlerine (beyaz ve yeşil...