Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Zât'ta Tevhid

Resim
  Ehli Sünnet akidesinde Zât'ta Tevhid , Vâcibü'l-Vücud , mümkin varlık , zaman ve mekândan münezzehiyet ile müteşabihat konularını akli ve nakli temellerle ele alan bir yazıyı tahavi akidesi kitabından özetledik ve size sunuyoruz. ZÂTTA TEVHİD VE ALLÂH TEÂLÂ MÜNEZZEHİYETİ Tevhidin aslı ve özü, Zât’ta Tevhid dir. Cenâb-ı Hakk’ın bir zâtı vardır; O'nun varlığı yine O'nun zâtındandır ve bu varlık başka hiçbir zata benzemez. Şu kâlemde gördüğümüz, müşahede ettiğimiz hiçbir varlık; vasıflarında, özelliklerinde ve mahiyetinde O'na benzemez. Elbette Cenâb-ı Hak var mıdır? Vardır. Biz de varız; karşımdaki bilgisayar, içinde oturduğum oda ve bu odadaki kitaplar da var. Fakat bütün bu varlıklar, var kılınmış olan varlıklardır; varlığı kendinden olan varlıklar değildir. Cenâb-ı Hakk’ın varlığı ise kendindendir ve zorunludur. Kelâm âlimlerimiz Cenâb-ı Hak'tan bahsederken O'nun için "Vâcibü'l-Vücud" (varlığı zorunlu olan varlık) tanımını yapmışlardır. ...

Sahtekar Şeyhler

Resim
  Seyyid Abdülkādir-i Geylânî hazretleri, daha 12. yüzyılda tasavvufun bir ticaret, nüfuz ve makam kapısı haline getirileceğini öngörmüş ve eserlerinde sahte şeyhler, yol kesiciler (guttâ-i tarîk) ve sahtekarlar hakkında çok sert uyarılarda bulunmuştur. Onun Fütûhu'l-Gayb, El-Fethu'r-Rabbânî ve Sırru'l-Esrâr gibi başucu eserlerinde zikrettiği sahte şeyh uyarıları ve bu kişilerin belirgin özellikleri şunlardır: 1. Şeriatı Hafife Alıp "Hakikat" Taslarlar Geylânî hazretlerine göre en tehlikeli sahte şeyh tipi, ibadetleri terk eden veya esneten, buna kılıf olarak da "Biz hakikate ulaştık, şeriat kabuktur" diyenlerdir. — Uyarısı: "Şeriatın yasakladığı bir şeyi helal kılan veya farzları önemsiz gören kimse mürşid değil, zındıktır. Uçtuğunu görseniz bile ona tabi olmayın." — Ölçüsü: Şeriat terazisine uymayan hiçbir "hal", "keşif" veya "keramet" kabul edilemez. 2. Dini Dünyalığa ve Paraya Tahsil Ederler Sahte şeyhlerin ...

Mürşitte Bulunması Gereken On İki Vasıf

Resim
  Seyyid Abdülkādir-i Geylânî hazretlerinin tasavvuf eğitiminde istismarı önlemek ve sahte şeyhleri ayırt etmek için ortaya koyduğu en somut ölçü, mürşidlik makamındaki bir zatta bulunması gereken 12 temel vasıftır. Geylânî hazretlerine göre, bu 12 vasfa sahip olmayan bir kimsenin insanları irşad etmeye, onlara "şeyhlik" yapmaya hakkı yoktur. Bu vasıflar, mürşidin İslam tarihindeki büyük şahsiyetlerin ve peygamberlerin ahlaki miraslarını kendi şahsında toplaması esasına dayanır. İşte her çağda salikleri sahte yapılardan koruyacak o 12 temel vasıf ve ait oldukları makamlar: I. ALLAHÜ TEÂLÂ'NIN SIFATLARINDAN ALDIĞI İKİ VASIF 1. Settiydir (Ayıpları Örtücü): Gerçek bir mürşid, müridinin veya insanların kusurlarını, günahlarını ve manevi eksikliklerini gördüğünde bunu ifşa etmez. Tıpkı Allah'ın es-Seddâr (ayıpları örten) ismi gibi, müridinin ayıplarını örter ve onu mahcup etmeden gizlice terbiye eder. 2. Gafûrdur (Bağışlayıcı/Affedici): Kendisine karşı yapılan haksızlı...

Kādirîlik Seyr-u Sülûk Sistemi

Resim
  SÜNNET MERKEZLİ NEFS TERBİYESİ: Seyyid Abdülkādir-i Geylânî’nin Kādirîlik Seyr-u Sülûk Sistemi ve "Ümmi Şeyh" Disiplini Seyyid Abdülkādir-i Geylânî’nin Kādirîlik yolunda kurduğu eğitim sistemi, felsefi teoriler veya spekülatif çıkarımlar yerine doğrudan ameli, ahlaki ve nefsi dönüştürmeyi amaçlayan dinamik bir yapıya dayanır. Onun seyr-u sülûk (manevi yolculuk) metodunun temel amacı; saliki (müridi) halka güvenmekten, nefsani arzulardan ve kendi cüzi iradesinden kurtararak tamamen ilahi iradeye teslim etmektir. Günümüz tasavvuf dünyasında yaşanan yozlaşmalar ve istismarlar genel olarak şeriatı ve tevhidi arka plana atıp keramet, rüya ve şahıs merkezli bir yapı kurmaktan kaynaklanmaktadır. Tam da bu noktada Geylânî hazretlerinin "Şeriat terazisinden geçmeyen hiçbir şeye itibar etmeyin" duruşu, aşırılıklara karşı aşılmaz bir kale niteliğindedir. I. Eğitim Sisteminin Temel Esasları ve Nefs Terbiyesi Kādirî sülûkunun giriş kapısı ve manevi eğitimin şartı üç temel kel...