Kayıtlar

Kasım, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nefse Düşmanlık Etmek

Resim
Mümkün olduğunca nefse karşı düşmanlığı elden bırakmamalı, Üzerinde bulunan kötü ahlakın terk edilmesi esas iken başkasının hali ile uğraşmak yanlış bir davranıştır. Size biri gelip dese ki sen bu halinle riyakarsın, nefsini beğenen ve kibirli birisin derse kendini nasıl hissedersin belki kızarsın, sakın ha sen kızmayasın ve içinden dahi cevap vermeyesin.  Bazı müridler halk arasında bilinmek ister farkında olmadan gösterişe düşebilir. Zikrullahta hal gösterişi ile kendini öne çıkarabilir. Haksız yere itibar edinir ve hürmet görür sonunda buna kapılınca da Rabbimin gazabına maruz kalır. Sende nefisten az bir hisse varsa bu hal ile girme namaza, girme zikre, Melik ve Kuddüs olan Allah (Celle Celalühü) hükmetmiştir ki, huzuruna hiç nefis ehli olan giremez.  Sakın amellerinize güvenmeyiniz. Vehimler akıl aynanızda sizi hayallere sürekler. Yaptığınız amelleri senin için yaratan ve nasip eden O’dur. Mükelleflikten başka senin bir dahlin olmadığını keşfetmekle aşabilirsin. Ali Havas...

Rum Melikinin, Abdullah'a Yaptığı Eziyetler

Resim
Abdullah B. Huzafe Es-Sehmi'nin Eziyetlere Tahammülü  Rum Melikinin, Abdullah'a Yaptıkları Ebu Rafi naklediyor Ömer b. Hattab (r.a) Rumlar üzerine bir ordu göndermişti. Gönderilen orduda Ashab-i Kirâm'dan Abdullah b. Hüzafe adında bir zat da vardı. Rumlar onu esir edip meliklerine götürdüler ve: - Bu adam Muhammed'in Ashabından, dediler. Sapık (melik) : Seni mülküme ve saltanatıma ortak etsem hristiyan olur musun? diye sordu. Abdullah : - Gözümü açıp yumacağım bir süre kadar da olsa Muhammed'in dininden dönmem kaydıyle, bana kendi mülkünle birlikte bütün Arapların mülklerini de versen bunu yapmam, dedi. O takdirde seni öldürürüm. Bu, senin bileceğin iş! Melik'in emri üzerine Abdullah çarmıha gerildi. Melik okçulara: - Ellerinin ve ayaklarının yakınlarına atınız, dedi. Abdullah'a bu işkenceler altında hristiyanlığı teklif ediyor, fakat o kabul etmiyordu. Emir verdi, Abdullah çarmıhtan indirildi. Sonra bir kazan istedi. Getirilen kazan su doldurulup kaynatıldı...

La Faile İllallah

Resim
Tecelli-i Esma ve Tecelli-i Ef'al Güzel dervişler hak rızasına ve Resulü'nün siretine talip olup bu hale devam edenlere manada bir kemer verilir. Gönlü bağlı, canı gönülden aşık ve sadık olan dervişler murakabe ile meşgul olup zikirlerine devam etmelidirler. Muhakkak bunun faidesini göreceklerdir. Hakka bağlanan kişi gelecek olan sıkıntılara sabır göstermelidir. Bu hal üzere devam edildiğinde Allah Teala’nın inayetine mazhar olarak tecelli-i Esma alametleri ve eserleri ortaya çıkmaya başlar o zaman görür ki; bütün zikirler, fikir ettikleri ve sözleri ve diğer belirtiler, kendinden değildir. Sen sana gelenin tercümanısın ve ortaya dökücüsüsün, söyleten de Hak’tır. Derviş kardeşlerim bu hale gelinilince, dervişin gezip gördüğü yürüdüğü her yerde dinleyeceği vaazlar, dinleyeceği ve okuyacağı Kur’an-ı Kerim tilaveti, alimlerin meclislerindeki konuşmalar vb… Sözün özü işitip dinlediğin her şey benim gibi tercümandır. Bunlarında söyledikleri Hak’tır, diyerek kabul eder. Yani her duyd...

Kur'an'ın Önceki Kitaplarla Bağlantısı

Resim
Kur'an'ın Kendinden Önceki Kitaplarla Bağlantısı hakkında ayetler Kur'an, net olarak Tevrat ve İncil ile olan kaynak birlikteliğini, ana çizgi ortaklığını ısrarla vurgular; bu kitaplar arasındaki söylem ve konu benzerliğinin temeli de budur. Bu benzerlikten kalkarak birçok Yahudi ve Hıristiyan oryantalist, Hz. Muhammed'in Kur'an'ı Tevrat ve İncil'den aldığını öne sürmüş olsalar da Kur'an Allah'ın son kitabıdır. Kur'an uzun bir zamandan sonra vahiy katiplerinin yazdıkları nüshalar toplanarak kitap haline getirilmiştir. "Sana da kendinden öncekileri doğrulayıcı ve onları koruyucu olarak bu Kitap'ı hak ile indirdik..." (5 Maide/48). 87 A'la/18-19. Bu (hükümler), ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır. 7 A'raf/157. Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, kendilerine uygun olanı emreden ve kötülüğü yasaklayan; onlara temiz şeyleri helal eden, murdar şeyleri haram eden; ağır yüklerini ve...

Fudayl b. İyâz

Resim
Birinci tabakada olan velilerdendir. Aslen Küfelidir, künyesi Ebu Ali’dir. Horasan'ın Mevr bölgesindendir diyenlerin olduğu gibi Semerkant’ta doğdu, Bâverd'de yetişti, aslen Küfeli'dir, diyenler de olmuştur. Tahsilini yerleştiği Küfe şehrinde yaptı denilir. Bazılarına göre aslen Buharalı'dır denmiştir.   Fudayl’in Arap asıllı olduğu da söylenmiştir. Kuşeyrî’nin verdiği bilgiye göre Fudayl gençliğinde Merv ile (diğer bir rivayette Serahs) Ebîverd arasında eşkıyalık yapan bir çetenin reisiydi. Ancak basit şeylere tenezzül etmeyen mert bir kişiliğe sahipti. Âşık olduğu cariyenin evine girmek için duvara tırmandığı bir sırada içeride Kur’an okunuyordu. Bu arada duyduğu, “İman edenlerin Allah’ı zikretme ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürperme zamanı hâlâ gelmedi mi?” (el-Hadîd 57/16) mealindeki ayetten çok etkilendi ve, “Evet yâ rabbi, o an geldi” diyerek oradan ayrıldı. Yaptıklarına tövbe edip kendini tamamen ibadete verdi ( er-Risâle , s. 57). Daha sonra meml...

Şeyh Abdurrahmâni’l-Hasenî (k.s)

Resim
  Şeyh Abdurrahmâni’l-Hasenî (k.s) Şeyh Abdurrahman (k.s) hazretleri 1360 yılında doğmuştur. Aşk ile yaşanmış bir hayat 1430 lu yıllar içinde rahmet-i Rahmân’a kavuşması ile tamam olmuştur. Meşâyıh-ı Kirâm Efendilerimiz silsile zincirinde halkanın 22.cisi olan Seyr-u sülûku Şeyh Nûreddin Şâmi (k.s) hazretlerinin hizmetinde bulunmuşlardır. Gayretli bir yapıya sahip olan şeyh Hasan şeyhinin himmetini alarak tamamlamıştır. Şeyh Nureddin Şami (k.s)’nun kendisine icâzet verip hilâfetle irşâd ile görevlendirmiştir.  Şeyhinden aldığı icazet ve irşad görevi ile Suriye civarında insanları aydınlatan manevi bir meşale olmuş; aşk-ı İlahi yolunu insanlara göstermiş ve o yolda talipleri yürütmüştür.  Muhabbet dolu sohbetlerinden istifade eden pek çok kimse velilik mertebesine yükselmiştir. Aşka düşen bu pervaneleri de Hak yola davet etmek için görevlendirmiştir.  Yüzü velayet nuru ile nurlanmış heybetli bir şeyhti. Her hâli daimi zikirle ve ihvanı ile zikrullahta bulunmakla geçer...

Müridin Güzele Bakması

Resim
Televizyon ve internet üzerinden, ayrıca boyalı medya ve sosyal paylaşım hesaplarını da takip eden mürid kardeşim yayınlanan kadın resimleriyle karşılaşınca hemen gözlerini yumuyor ve bakmaktan sakınıyordur herhalde, unutmayınız ki bu resimler ve videolar kalbe isabet eden zehirli ok durumundadırlar. Güzele bakmak sevaptır sözünü yanlış anlamış olsanız gerek. Hakkın yarattıklarını Saymak ile bitiremeyeceğimiz bunca güzellik varken, niçin nefsanî güzelliklere takılıyoruz ki? Göze gelecek her şey bizi etkileyecektir. Şehveti tetikleyecek her türlü resimden müridan kendini çevirmelidir. Şehvetle bakınca istek çoğalır, buda vücutta bir anda yayılan bir zehir gibidir. Bu devirde daha da çok dikkatli olmalıdır. Kadınlar ve kızlarla ve ne olduğu belli olmayan cinsiyet problemi çekenlerle oturulup kalkılması uygun değildir. Bu durum seyri süluke darbe vurur mu? Böyle bir duruma düşmekten Allah muhafaza eylesin. Evet bu sorunun cevabı kuvvetlice evettir darbe vurur. Eğer bu durumdan ayrılmakta...

Lut As. ve Lut Kavmi

Resim
  Sodom Ve Gomore; İbrahim Aleyhisselam'ın kardeşi Hara'nın oğlu olan Lut’un peygamber olarak gönderildiği kavmin bulunduğu şehirdir. Salih bir insan ve peygamberdir. Amcası İbrahim (as.) bölgesinden ayrılarak Sodom şehrine yerleşti. Sodomlular bozuk ahlaklı insanlardı. Yol keserler, yolcuların ellerinde ne varsa alırlardı.  Kur'ân-ı Kerim'de, "Şüphesiz bunda görüp anlayabilenler için nice ibretler vardır. O şehrin harabeleri işlek bir yol üzerindedir. Elbette bu kıssalarda müminler için büyük bir ders vardır" (el-Hicr 15/75-77) buyurulan Lût kavminin yaşadığı bölge Câhiliye döneminde Şam ticaret yolu üzerinde yer alıyordu ve Araplar tarafından da biliniyordu. Günümüzde ise Ürdün sınırları içinde, Lut gölünün veya diğer ismiyle Ölüdeniz'in güneyinde ve doğusunda kalan ve Sodom vadisi olarak bilinen bu verimli arazilerde Sodom, Gomore ve Zoğr gibi Lût kavminin yaşadığı şehirler bulunuyordu. Şiddetli bir sarsıntı sonucu yerle bir olan bu şehirler tamamıyla ...

Kureyş'in Peygamberimiz Üzerine Fışkı Atmaları

Resim
Kureyş'in Peygamberimiz Üzerine Fışkı Atmaları Abdullah b. Mes'ud (r.a) şöyle demiştir. Bir gün Peygamber (s.a.v.) Kâbe'de namaz kılıyordu. Ebù Cehl, Rebla oğulları Şeybe ile Utbe, Ukbe b. Ebi Muayt, Ümeyye b. Halef ve daha iki kişi Hicr mahallinde oturuyorlardı. Resûlullah secdeye varınca secdesini uzattı.  Ebû Cehl dedi ki: Hanginiz filan oğullarının yeni boğazlanan develerinin yanına gider de işkembesini getirir ki içini Muhammed'in üzerine boşaltalım? En azgınları olan Ukbe b. Ebl Muayt gitti. Pislik dolu işkembeyi getirip secdede bulunan Allah Resûlü'nün iki küreği üzerine bıraktı. İbn Mes'ûd der ki: Ben de öyle dikiliyordum, konuşamıyordum bile! Karşı koyacak gücüm yoktu ki gideyim de engelleyeyim! Derken Peygamber Efendimizin kızı Fatıma Kureyş'in gülüşmelerini duydu. Hemen geldi, işkembeyi babasının omuzlarından attı. Kureyş'in karşısına geçip kendilerine sövüp saydı. Fatıma'ya hiç karşılık vermediler. Allah Resûlü, secdesini tamamladığında b...

Ali'nin, Ebu Bekir'in Şecaatini Övmesi

Resim
Ali'nin, Ebu Bekir'in Şecaatini Övmesi Muhammed b. Akil anlatıyor: «Ali (r.a.) bir hitabesinde şu suali yöneltti: Ey cemaat, halkın en bahadırı kimdir? Sensin, ey mü'minlerin Emiri! - Evet! Kiminle dövüştümse onu muhakkak yendim, ama ben değilim. O Ebû Bekir'dir. Çünkü biz Peygamber Efendimiz için bir çardak yapmış, müşriklerin hücum etmemesi için «Allah Resûlü'nün yanında kim duracak?» demiştik de vallahi Ebû Bekir hâriç hiçbirimiz yanaşmamıştık. O kılıcını çekerek Allah Resûlü'nün başucunda durdu, saldırana saldırdı. Yine bir gün Peygamber Efendimizi görmüştüm: Kureyş kendisini yakalamış, onunla cedelleşiyor, kendisini tartaklayıp itiyor, «Tanrıları tek tanrı yapan sen misin?» diyorlardı. Vallahi bizden hiç kimse bu duruma ses çıkarmazken Ebû Bekir gitti. Filâna vuruyor, filânla çatışıyor, diğer birini de itip şöyle diyordu: -Yuh size! Rabbim Allah diyor diye adamı öldürecek misiniz? Ravi der ki Sonra Ali sırtındaki hırkasını çıkarıp ağlamaya başladı, göz yaşl...

Yalova İhvanının Ankara Ziyareti

Resim
 

Allah’ın Veli Kullarının Sıfatları

Resim
  Allah’ın Veli Kullarının Sıfatları Yüce Allah  her şeyi seve seve kendisine feda edecek dostlarından mal ve canlarını ister bu onlar için bir ikram ve şereftir. Çünkü Allah Kerim’dir Cevvad’tır (cömerttir) onun katında hiçbir şey çok ve büyük değildir. Yüce Allah mal, can ve her şeyi ancak kendi ahlakında olan kimseden ister. Yüce Mevla'nın güzel övgüsüne kavuşmak Hakkı arayanların asıl gayesi ve rağbet ehlinin de en büyük hedefidir. Muttaki velileri, felâha ulaşmış dostları ve Salih Kulların Selim ve temiz bir kalbe, zikreden ve huşu içerisinde bulunan bir azaya sahip, gerçek akıl sahipleridirler. Ve bunlar müminlerin Salihlerinden oluşan üç tabakadır.  1- Allah Teâlâ'yı bilen arifler  2- Allahu Teala’ya Aşık muhabbet ehli  3- Allahu Teâlâ'dan korkanlar.  Bunlar Allahü Teala'nın seçilmiş ve ilahi huzurda kabul gören salihlerin sıfatını elde etmiş dostlarıdır. O, onların huzurunda bulunmalarını istemiş Onlar da ilahi huzurla bulunmuşlar, onlardan ilmi kor...

Şeyh Nûreddîn-i Şâmî (k.s)

Resim
  Eş-Şeyh Nûreddîn-i Şâmî (k.s) Ariflerin gizli olan erlerinden, saklı olan evliyanın önde gelenlerinden bir zat idi. Dımaşk (Şam) şehrinde yaşamış ve Meşayıh-ı Kadiriyye’nin önde gelen Mürşid-i Kamillerinden biri olmuştur. 1320 li yıllarda dünyaya gelmiş olan Eş-Şeyh Nureddin Şami k.s Hazretleri, 1390 sonlarında vefat etmiştir.  Mürşidi Yahya el-Basri (k.s) Hazretlerinden tarikat dersini aldı ve tam bir sıdk ve gayretle tasavvuf yolunda ibadet,taat eyledi. Şeyhi Yahya el-Basri (Ks) himmetiyle kısa sürede seyrini tamamladı…Tüm mürşidlerde olan hal ve özellikler onda da ön plan çıkmış hak aşkıyla yanan kullardan bir kul idi.  Her an daimi zikir ile huzurda idi… Himmeti yüksek, teveccühü seri , tasarrufu kuvvetliydi. Şam bölgesi velileri arasında mümtaz bir yere sahip oldu. Teveccüh nurlarıyla çölleri  ve içindekileri aydınlattı. O bölgede bir hidayet meşalesi olmuştu. İnsanlar O’nun sözlerinden, hallerinden, nasihatlerinden faydalanırlardı. Allah (c.c) şefaatine nail ...