Kayıtlar

Nisan, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hasta Hakkın Hapishanesinde Mahkumdur

Resim
Hasta kelimesi sıhhat ve selametten düşmüş olan kimse için kullanılır. Hasta hakkın hapishanesinde olan bir mahkum gibidir. Bu hastanın mizacı ve tabiatı'nın bozulmuş olmasından dolayıdır.  Tabipler tamamen sağlıklı hiç bir kimsenin olmadığını herkesin mizacında az ya da çok bir sapma olduğunu buna göre de herkesin aslında bir hasta olduğunu ifade etmişlerdir. İnsan etrafındaki insanların hasta olabileceğini hiçbir zaman gözden uzak tutmamalıdır. İnsan hem ruh hem de bedenen zayıf yaratılmıştır.  Uzun bir zaman sonra karşılaştığınız bir arkadaşınızın sizi tanıyamaması yüzünden su-i zana kapılıp günaha düşmemelidir. Hemen aklınıza şahsın hafıza problemi yaşayabileceğini getirmelisiniz. Bu şekilde düşünmeniz sizi günaha düşmekten koruyacaktır.  Hasta iniltili bir rahatsızlığa yakalansa bile o Allah'ı anmaktadır. Hasta şikayet eden biri olmamalı, hastalığının kendisini öldürebileceğini de düşünmemelidir. Sıkça tövbe etmeli, iyi halleri için Allah'a hamdü sena etmelidir. Dual...

Güzel Söze Kulak Verilmeli

Resim
  “Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileri.” Zümer 18  Güzel söze kulak verilmeli, ne yazık ki bu devir güzel söze değil yalanlarla dolu hezeyanlara kulak verilir oldu. Bu zaman diliminde yaşayanların ihmal ettiği çok önemli bir konu da; kendilerinden istenenleri değil iyi niyetlerle uydura geldikleri amellerle düştükleri sapma ve emanete hıyanet etme.  Allah’ın Peygamberleri ve dostları kendilerine emanet edilene ihanet etmediler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Hepinize emanet sahibisiniz size verilen emanete riayet etmekle mükellefsiniz.” Buhari Allah'ın Farz veya vacib kıldığı hakları yerine getirmekle sorumluyuz. Kalkıp İsrailoğulları gibi kendilerine emredilmediği halde ruhbanlığı uydurup ona da hakkıyla riayet etmediler. Dikkatli olunmalıdır. “ Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından ...

Allah'ı Zikretmek Altından Bile Değerlidir

Resim
Allah'ı Zikretmek Altından Bile Değerlidir Süleyman el-Maribi'den (rahmetullahi aleyh) rivayet olunduğuna göre, o şöyle anlatır: "Ben, dağlardan odun toplar, onları satıp parasıyla geçinirdim. Sabırla çalışır çabalardım. Bir gece rüyamda Basra halkından bir cemaat gördüm. İçlerinde Hasen el-Basri, Ferkad es-Sebahî ve Mâlik b. Dinâr da vardı. Allah hepsinden razı olsun.  Onlara kendi hâlimden sordum ve şöyle dedim: Bana, öyle bir helal gösterin ki Allah-u Teâlâ bana onun hakkında hiç soru sormasın ve mahlûkattan hiç kimse onu benim başıma kakmasın. Elimden tuttukları gibi beni Tarsus şehrinin dışına çıkardılar. Bir çayırlığa geldik. Her tarafta geniş yapraklı ve büyük meyveli yeşil bitkilerden vardı. Üç ay kadar Dâru's Sebîl denilen yerde o sebze ve meyvelerden yedim. Sonra içimden bir ses: Bu bir imtihândır, dedi. Dâru's Sebil'den dışarı çıktım. Bir üç ay daha oradaki sebze ve meyvelerden yedim. Sonunda Allah-u Teâlâ bana tertemiz bir kalp nasip eyledi.  İçimde...

Bir Tevhid Ehlinin Kabirde Gördüğü Muamele

Resim
  Bir Tevhid Ehlinin Kabirde Gördüğü Muamele Beyt-i Mukaddes civarındaki dağlarda seyahat eden salih zatlardan birisi şöyle anlatmıştır: "Bir adamın evinde misafir olmuştum.  -Bana: Bizimle beraber gel de kardeşi vefat etmiş bir komşumuz var, ona baş sağlığına gidelim! Dedi. Onunla beraber gittim. Komşusunun yanına gittik fakat taziye kabul etmiyordu. Ona: Ey Müslüman! Allah Azze ve Celle'den kork, böyle yapma! Bil ki, şüphesiz ölüm kaçamayacağımız bir yoldur. Bütün mahlukatın üzerine gelecektir, dedik. Bunun üzerine adam dedi ki: Tamam, hal aynı sizin dediğiniz gibidir. Lakin ben kardeşimin geçen akşam ve bu sabah karşılaştığı şeylerden dolayı korkuya kapıldım. Sübhanallah! Yani Allah sana gaybı mı bildirdi de böyle konuşuyorsun? Diye sorduk. Adam dedi ki: -Hayır! Ben onu defnedip, üzerini toprakla örttüğümde kabirden "Eyvah!" diye bir ses geldi. Kardeşim, vallahi bu benim kardeşim, dedim ve üzerindeki toprağı kaldırmaya başladım. Birden bana şöyle seslenildi: Ey Al...

Hz. İsa'nın İnananlara Seslenişi

Resim
  Meryem oğlu İsâ aleyhisselâm inananlarına şöyle demiş: -Sizler benim ashabım ve kardeşlerim iseniz, nefislerinizi insanlardan gelecek husumete ve buğza alıştırın. Böyle yapmazsanız benim kardeşlerim değilsiniz. Ben sizlere öğrenesiniz diye öğretiyorum, yoksa şaşırasınız diye değil. Sizler, ümit ettiğiniz hedeflere, hoşlanmadığınız şeylere sadece sabrederek ulaşabilirsiniz. Nefislerinizin arzuladığı şeyleri terk etmedikçe ümit ettiklerinize erişemezsiniz.  -Kalpte şehveti besleyecek şeylere bakmaktan zinhar kaçının. Böyle bir şey sahibine fitne olarak yeter. Gözü kalbini gözetleyip durana, kalbi gözünü gözlemeyene ne mutlu! Geçip gidenler ne kadar uzakta kaldı, gelecekler ise ne de yakındır! Dünyaya dalmış kimseye yazıklar olsun! Oysa ölecek ve dünya onu terk edecek. Dünyaya güveniyor, oysa onu aldatıyor. Ona güveniyor, oysa ona tuzak kuruyor. Dünyaya aldananlara yazıklar olsun. Halbuki hoşlanmadıkları ölüm onlara çok çabuk gelecek, arzulamadıkları vaadle karşılaşacaklar, gec...

Hz. Peygamber (SAV)’in Gelen Heyete Nasihati

Resim
Hz. Peygamber (SAV)’in Gelen Heyete Nasihati Ebû Süleyman Dârânî’den: Dımaşk sahilinde bir mürid olan Alkame b. Yezîd b. Süveyd adlı biri bana rivayet etti ve dedi ki: Süveyd b. Hâris bana rivayet etti ve dedi ki: Yedi kişilik arkadaş grubunun bir ferdi de ben olmak üzere Hz. Peygamber’e (s.a.v) heyet halinde geldik. Huzuruna girip kendileriyle konuşunca görünüşümüz ve halimiz hoşuna gitti.  – Sordu: “Sizler ne durumdasınız?” Bizler, “Müminleriz” dedik. Resûlullah (s.a.v) tebessüm edip buyurdu: “Her sözün bir hakikati vardır. Peki, sizin bu sözünüzün ve imanınızın hakikati nedir?” – Bizler, “Bunlar on beş haslettir” dedik. “Bunların beş tanesi elçilerinizin bizlerden iman etmemizi istedikleri, beş tanesi amel etmemizi istedikleri şeylerdir. Beş tanesi de câhiliye döneminde ahlâk olarak benimseyip şimdi devam ettiğimiz şeylerdir, ancak bunlardan birini kerih görürseniz o müstesna (onu değiştirmeye hazırız)” dedik.  – Resûlullah (s.a.v) bunun üzerine sordu: “Elçilerimizin iman e...

Dergâhlarda Tasavvuf Ve İlim Öğretileri

Resim
Dergâhlarda Tasavvuf Ve İlim Öğretileri Zaman içinde değişen kimlikler ve kimliksiz şahsiyetsizler bizden birçok şeyi söküp aldı. Yaşadığımız şu zaman diliminde insanımızdan götürülen kimlik, inanç, bilinç ve mevcut eğitimle geriye sadece bir enkaz kalmıştı, artık değişim müspet yönde ivme almış ve iyiye doğru götürülmeye başlamıştır.   Geçmiş senelerde Tekke ve Medreselerin kapatılması Kur'an'ın öğretilememesi ilmi eserlerin toplatılması, ibadet ve taatler de değişikliğe varıncaya kadar o zamandan bu zamana kadar ortaya çıkan baskı devletin en üst MGK kurulunda “İrtica” olarak sürdürülmüş ve birçok kimse mağdur edilmiştir. Bu hareket bir milletin damarlarının koparılmasına eşdeğer bir hamle olarak değerlendirilmelidir. Bu ülkede İslam inancına sahip olan tüm insanların fazlası ile kan akıtılmıştır. Bu yapılanlar ne yazık ki bu ülkede bilinç kapanmasına sebep olmuştu. Harf devrimi ile bir neslin kültürü, örfü, inançlarına, ceddine karşı düşmanlık yapılmıştır. Bugün tekke ve zav...