Kayıtlar

Ağustos, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İmanın şubeleri

Resim
İmanın şubeleri İman meyveli bir ağaca benzer sürekli ve aralıklarla yemişlerdir verir. Bu iman ağacının iyi ve hayırlı yemişleri yetmişi Aşkın olduğu söylenmiştir. Kalbinde imanın şubeleri dolar da saf bir nur haline gelip parlamaya başlar. Kalp olgunlaşmaya erişebilmesi için virdler, zikir, Kur'an, ibadetle ilimle meşgul olma, Allah'a yönelme gibi bir takım gayretler içerisine girmek zorunludur.  Birçok kimse dinin aslını bırakıp, Fer’i meselelerle uğraşmaktadır. Önemli olan marifetullah sahibi olmaktır. Dinin aslı üzerinde durmaktır. Marifetullah sahibi olanlar fer'i konular üzerinde de bilgi sahibidirler. Bir insanın Müslüman olması Kur'an ve sünnetteki emir ve yasaklara uyması anlamına gelmekte olduğunu söylemiştik. Emirlere örnek alarak farzları nafile ibadetleri ve İslam adabını verebiliriz. Yasaklara örnek olarak ise haram ve mekruhları ve evlanın (Efdalin) hilafına hareket etmeyi gösterebiliriz. İmanın Salih amellerle beslemeye gayret sarf etmeli, bu şekilde im...

Resulullahın Davetine Tabi olanlar

Resim
Resulullah(Sav)’ın Davetine Uyanlar  Kur'an'daki üslupların önemli bir yanı sık sık örnek vermektir. Resulullah (Sav) Kur'an'ın bu üslubuna uymuş pek çok hadislerde örnek vererek konularını anlatmaya yoluna gitmiştir. Örneğin gerçek hakikatini, ancak alim olanlar anlar.  Sıradan bir insan da örneği anlayabilir. Ancak anlamak ayrı bir şey, örneğin hakikatini idrak etmek ayrı bir şeydir. Resulullah (Sav) yapmış olduğu davet hakkında birçok örnek vermiştir. Buhari ve Müslim, Ebu Musa Eş'ari (r.a)'den rivayet etmişlerdir: "Resulullah (a.s) buyurdu ki: "Allah Teala'nın benimle göndermiş olduğu hidayet ve ilim, toprağa düşen yağmura benzer. O toprağın bir bölümü iyi cinstir, suyu kabul eder ve (üzerinde) çayır ve otlaklar bitirir. Bir kısmı ise sert yapıya sahiptir, suyu emmez, üzerinde tutar. Allah da bu suyla insanları faydalandırır. O sudan hem kendileri içer, hem de hayvanlarını sularlar. Bu yağmur düz ve kaypak bir cins toprağa daha düşer ki, bunu n...

Büyük günah işleyenlerin durumu

Resim
Büyük günah işleyenlerin durumu İmamı Gazali'ye göre büyük günah kişi herhangi bir korku ve pişmanlık duygusu hissetmeden işlediği fenalık büyük günahtır. Günahı işlemeyi basit bir şey gibi gören ve sık sık bu fenalığı işleyen ve işlemeye cüret et gösterenin yaptıkları da bu tanıma girer bu günahı işlemeyi hafife alma ve basit görme bizzat büyük günahtır ancak nefis yanılmaları ve dil sürçmeleri türünden sayılan yataklar gözetiminden anlık kopmalar şeklinde ortaya çıkan ve bununla birlikte günah işlemekten dolayı haz duyulmayan hareketler bunun dışındadır.  Pişmanlık duygusunu kapsayan tutumla işlenen yanlış fiiller kişinin Adalet sıfatını bozmaz ve büyük günahlardan sayılmaz İlim adamları şöyle söylemişlerdir: Küçük bir günahı sürekli işlemek de onu büyük bir günah yapar. Hz Ömer radıyallah ibn Abbas radıyallah ve daha başkalarının: “İstiğfarla birlikte bir günah büyük olmaz. Sürekli işlendikçe de bir günah küçük olmaz.” diye söyledikleri rivayet edilmiştir. Bunun anlamı şudur büy...

İman ve İslam arasındaki fark

Resim
  İman ve İslam arasındaki fark "İman ile İslam birdir" İman, peygamber efendimizin Allah tarafından tebliğ buyurduğu kesin surette bilinen emirler ve nehiylerin hepsini kesinlikle doğrulamaktır. İslam, ise peygamber efendimizin bildirdiği şeyleri açık ve gizli olarak kabul edip güzel görmekle, Cenab-ı Hakk'a itaat edip emirlerine boyun eğmektir. Lügat manaları birbirinden farklı olmakla beraber bu iki kavram İslam ıstılahında aynı manaya gelir. Abdulkadir Geylani bu konuda şöyle söylemiştir "İslam'a gelince bu da iman cümlesindendir her iman İslam sayılır ama her İslam iman sayılmaz." Bu görüşü şu ayeti kerimeye delil olarak getirmiştir: "Bedeviler iman ettik demektedirler (Ey Muhammed) de ki siz iman etmediniz. Fakat İslam olduk deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize girmedi."Hucurat 14 "Bu iki kelime tek başlarına kullanıldığında tek manayı ifade ederler ve biri diğerinin de anlamını ifade eder ikisi birlikte zikredildiğinde ise iman kalbe ai...

Amel imandan bir cüz müdür?

Resim
  Amel imandan bir cüz müdür? Ehli sünnet inancına göre ameller imanın cüzü değildir. Buna göre deliller şunlardır:  1- Amel imana dahil olamaz çünkü imanın hakikati doğrulama amelin ki ise yerine getirmektir. Bu bakımdan aralarında kül ve cüz (bütünlük ve parça hali) münasebeti bulunmaz  2- Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde ameller daima iman üzerine yüklenmiştir. Gramer kaidesine göre ise, yüklenen başka kendisine bir şeyi yükletilen de başka olmak zorundadır. "Ellezine amenu ve amilus salihati” şeklinde ibare kur'an-ı Kerim'de sıkca geçer burada amel imana yükletilmiştir. Amel imandan ayrıdır.  3- Amellerin kabule şayan olabilmesi için iman şarttır. Nitekim şu ayeti kerime bunu ifade eder: “Kim iyi amellerde, bir mümin olarak bulunursa…" Taha 112  4- Bazı ameller terk edildiği halde iman yine sabit kalmaktadır. Şu ayeti kerime buna delildir. "Eğer müminlerden iki zümre birbiriyle dövüşürlerse aralarını düzeltin…" Hucurat 9  Bütün bunlar amel ile im...

Eşhedu Kelimesi Ve Dille İkrar Gerekli Midir?

Resim
Eşhedu kelimesi ve dille ikrar gerekli midir? İslam'a girmek istenildiğinde kelime-i şehadet getirilmesi gerekir. Kelime-i şehadet getirirken mutlaka “Eşhedu” şehadet ederim kelimesini kullanması gerekir mi? Alimlerden bazıları “Hem olur hem de olmaz” demişlerdir. Fakat ihtiyata binaen bu kelimenin kullanılması daha iyi olduğu belirtilmiştir.  Bazı kimseler Tevhid'in ve risaletin esasına inandıkları halde küfür itikatı üzerine kalabilirler. Mesela kainatın (alemin) Kadim olduğunu söylemek, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Araplara gelmiş bir peygamber olduğunu söylemek, islam yükümlülüklerini ilk nesil Müslümanları için geçerli olduğunu söylemek insanı küfre götürür. Bu itikata sahip olan kimseler kelime-i şehadet getirse bile küfürden çıkmış olmazlar.  Kamil bir iman ve Müslümanlık, kalbi ve ameli iman, üzerinde durulması  gereken meseleler arasındadır. Çağımız ne yazık ki, fitnelerle doludur. Kelime-i şehadetle çelişecek sapık inançlardan korunmak gerekmek...