KADİRİ YOLU

Kadiri Yolu
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Bir Anlık Oturuşun Bedeli

Nefis Tezkiyesi ve Hesap Bilinci basamağında bir menkıbe ile devam edelim. Şeytan (harâmî), bizi en çok "makam, mevki ve güç" ile kandırır; bize sahip olduğumuz imkanların birer "üstünlük" olduğunu fısıldar.

Bugün, Harun Reşid döneminde yaşayan, "akıllı divane" olarak bilinen Behlül Dânâ Hazretleri üzerinden, bu sinsi tuzağı darmadağın eden zekice bir kıssayı işleyelim.


"Bir Anlık Oturuşun Bedeli"

Behlül Dânâ, bir gün halife Harun Reşid’in sarayına girer. Tahtın boş olduğunu görünce, gayet sakin bir şekilde gidip halifenin tahtına oturur. Saray muhafızları bu "delice" cesareti görünce şoke olurlar ve Behlül’ü apar topar tahttan indirip evire çevire döverler.

Behlül yediği dayağın etkisiyle bir kenara çekilir ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. O sırada Harun Reşid içeri girer, Behlül’ü perişan halde görünce üzülür ve muhafızlara kızıp Behlül’ün gönlünü almaya çalışır:

"Ah Behlül, neden ağlıyorsun? Canın çok mu yanıyor? Muhafızlar hata etmişler..."

Behlül gözyaşlarını siler ve tarihe geçecek o muazzam cevabı verir:

"Ey halife! Ben yediğim dayak için ağlamıyorum. Ben senin için ağlıyorum! Ben bu tahta sadece beş dakika oturdum, bu kadar dayak yedim. Sen ise yıllardır bu tahtın üzerinde oturuyorsun; senin halin ne olacak, hesabın nasıl görülecek diye ağlıyorum!"

Harun Reşid bu sözler üzerine sarsılır ve ağlamaya başlar.


Kıssanın "Bilinç Programımıza" Mesajları

DersUygulama
Makam ve SorumlulukŞeytan, koltukları ve rütbeleri "lezzet" olarak gösterir. Oysa hidayet ehli için her imkan, bir o kadar ağır bir "hesap" demektir.
Nefis ve GururBehlül’ün "deliliği", aslında nefsin en büyük putu olan "statü"yü yıkma sanatıdır. Kul, Allah katındaki değerinin, oturduğu koltukla değil, sergilediği ahlakla olduğunu bilmelidir.
Uyanış (Bilinç)Bazen bir "deli"nin uyarısı, bin alimin kitabından daha tesirlidir. Hidayet yolcusu, hakikati kimden gelirse gelsin alacak kadar mütevazı olmalıdır.

Bugünün Tefekkür Ödevi

Bugün kendimize şu soruyu soralım: "Sahip olduğum imkanları (paramı, zekamı, yetkimi, ailemi) birer 'üstünlük' aracı olarak mı görüyorum, yoksa ağır birer 'sorumluluk' olarak mı? Behlül gibi beş dakikalık bir dünya zevkinin, ebedi bir hesabı olduğunu unutuyor muyum?"

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

Kadiri Yolu