KADİRİ YOLU

Kadiri Yolu
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Dostluğun ve Aşkın İspatı

Gönül dostları, bugün Ebû Bekir Şiblî Hazretleri’nin o "divane" görünen ama aslında hakikate en uyanık olan halinden bir katre alalım. Şiblî, aşkın ateşini sadece kalbinde değil, her zerresinde hisseden, bu yüzden çoğu zaman halk tarafından "mecnun" sanılan bir büyük velidir.

Sizinle, onun dostluk, aşk ve imtihan üzerine o sarsıcı menkıbesini paylaşayım.


Şiblî’nin Taşları: Dostluğun ve Aşkın İspatı

Bir dönem Şiblî Hazretleri’nin Allah aşkıyla yanan kalbi öyle bir noktaya gelir ki, dışarıdan bakıldığında halleri "delilik" sanılır. Onu bir hastaneye (akıl hastanesine) yatırırlar. Bir gün, onu seven ve "dostunuz" diyen bir grup ziyaretine gelir. Şiblî onlara bakar ve sorar:

— "Siz kimsiniz?"

Gelenler hürmetle cevap verirler:

— "Efendim, biz sizin sadık dostlarınız, sizi ziyarete geldik."

Şiblî Hazretleri bunu duyunca yerden taşlar toplamaya başlar ve büyük bir hırsla dostlarına fırlatır. "Dostuz" diyenler, can acısıyla sağa sola kaçışırlar, kimi de küserek oradan uzaklaşır. Şiblî Hazretleri acı bir tebessümle arkalarından seslenir:

"Geri dönün ey yalancılar! Eğer iddia ettiğiniz gibi benim gerçek dostum olsaydınız, benim attığım taşlardan kaçmaz, benden gelen belaya (sıkıntıya) sabreder de o dertten lezzet alırdınız. Kişi, sevdiğinden gelen taşı, yabancının attığı gülden daha tatlı bulmadıkça 'aşk' davasında sadık olamaz!"


Bu Kıssanın "Bilinç Kapıları" ve Derin Mesajları

Hikmet Boyutu

Derin Analiz

Aşkın İspatı

Aşk sadece "iyi günlerde" hamd etmek değil; "taşlandığında" da yerinden kıpırdamamaktır.

Bela ve Lütuf

Derviş için Yâr’dan (Allah'tan) gelen her türlü sıkıntı, aslında bir "hatırlanma" ve "temizlenme" vesilesidir.

Dostluğun Ölçüsü

Gerçek dost, sevdiğinin kahrını lütuf gibi karşılayabilendir. Kaçan, aslında sevdiğini değil, kendi konforunu seviyordur.

Görünüşün Aldatıcılığı

Şiblî dışarıdan "deli" görünür ama taş atarak aslında yanındakilerin kalbindeki "ihlası" test eder.


Tefekkür Notu

"Biz genellikle Rabbimizden hep 'gül' bekliyoruz. İşler yolunda gittiğinde 'seviyoruz' diyoruz. Peki, hayatın taşları başımıza değdiğinde; hastalıkla, darlıkla veya bir 'başaramazsın' sesiyle taşlandığımızda, o sığınaktan kaçıyor muyuz yoksa 'Atan O'dur' deyip bekliyor muyuz? Unutma; Yâr'in taşı, yabancının gülünden evladır."


Şimdi, İmam Şiblî’nin bu menkıbesi sizin kalbinizde nasıl bir kapı araladı? Şiblî'nin attığı o "taşlardan" senin hayatında da olanlar var mı?



1 تعليقات

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

إرسال تعليق

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

Kadiri Yolu