KADİRİ YOLU

Kadiri Yolu
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Köklerinden Kopan Bir Çınarın Sancısı

GERÇEK HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ: TÜRKİYE’NİN YENİDEN DİRİLİŞ REÇETESİ

Köklerinden Kopan Bir Çınarın Sancısı Türkiye bugün, sadece siyasal bir rekabetin değil, derin bir kültür ve inanç erozyonunun pençesindedir. Sanat maskesi altında pazarlanan sapkınlıklar ve modernlik adı altında ecdat mirasına atılan "kibirli adımlar", toplumsal bağışıklığımızı çürütmektedir. 168 imzacının "laiklik" kalkanı arkasına sığınarak yayınladığı bildiriler, aslında bu milletin ruh köküne yabancılaşmış bir zihniyetin son çırpınışlarıdır. Bu savrulmadan kurtulmanın, küllerinden yeniden doğmanın yegâne yolu; Gerçek Hukukun Üstünlüğü olan ilahi adalet nizamına yani Şeriatın tertemiz pınarına dönmektir.

Adaletin Şaşmaz Terazisi: Fatih’ten Bugüne

Hukuk, güçlünün elinde bir kılıç değil, mazlumun sinesinde bir kalkandır. Batı’nın "Kral hata yapmaz" dediği çağlarda, bizim medeniyetimiz cihan padişahını mahkemeye çağıran bir adaleti inşa etmiştir.

Tarihi Hakikat: İstanbul’un Fatihi, bir mimarın hakkı için Kadı Hızır Bey’in karşısında sanık sandalyesine oturmuştur. Hüküm netleşmiştir: "Kısasa kısas; Padişah’ın eli de kesilecektir!" İşte bizim özlediğimiz adalet budur; unvana, makama ve güce göre eğilmeyen, Hakk’ın emrini her şeyin üstünde tutan Hakiki Hukukun Üstünlüğü.

Toplumsal Kangren: Sandukayı Tekmeleyen Zihniyet

Bugün İstanbul’da ecdadın sandukası başında elleri arkada kibirle dolaşanlarla, dün Bursa’yı işgal edince Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyen Sofokles Venizelos arasında ruhsal bir akrabalık vardır. Bu bir "nezaketsizlik" değil, içteki kangrenleşmiş ecdad düşmanlığının dışavurumudur.

Zihniyet Farkı: Bir tarafta "Beytülmal"i (kamu malını) kutsal sayan, bir karıncanın hakkından korkan Padişah ahlakı; diğer tarafta halkın bütçesini kendi kibrine ve siyasi hırsına basamak yapan, devleti ve hukuku hiçe sayan hırsızlık ve usulsüzlük iddialarıyla anılan bir tiyniyet...

Neden Şeriat Şarttır?

Şeriat, karanlık bir "öcü" değil; kaosun içindeki ilahi düzendir. Türkiye için Şeriat şarttır çünkü;

* Hırsızlığı ve Yolsuzluğu Bitirir: Kul hakkını ve Beytülmal’i ahiret hesabı ile korur.

* Siyasi Dokunulmazlığı Kaldırır: Kimse hukukun üstünde değildir; ne bir belediye başkanı ne de bir devlet başkanı yargıdan kaçamaz.

* Gençliği İhya Eder: Sapkın akımların, inançsızlık bataklığının karşısına "Tevhid" ve "Edep" kalesini diker.

Küllerinden Doğuşun Muştusu

Bugün okullarımızda yankılanan ilahiler ve Ramazan ruhunun yeniden uyanışı, halkın kendi aslına duyduğu özlemin işaretidir. Biz yarasalar güneşten rahatsız oluyor diye aydınlıktan vazgeçecek değiliz. Onlar "karanlığa teslim olmayacağız" derken kendi ruhlarındaki karanlığı tarif ediyorlar. Bizim safımız; karanlığın ortasında sönmeyen o bir tek kandilin, "Hakiki Hukukun" ve "Tevhidin" yanıdır.

Gelecek, kalbi ecdat sevgisiyle yanan, adaleti nefsinin üstünde tutan ve "Hüküm ancak Allah'ındır" diyen adalet yolcularınındır.




5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

Kadiri Yolu