Bugün gönül soframıza, "Ariflerin Sultanı" olarak bilinen Bayezid-i Bistâmî Hazretleri’nin o sarsıcı ve yolu kısaltan "İki Adım" hikmeti düşsün.
Bu kıssa, sizin "başaramıyorum, nefsimin altında kalıyorum" diyen yorgun kalplerinize en kestirme teselliyi ve çıkış yolunu gösterecek inşallah.
Bayezid-i Bistâmî ve "İki Adımlık Yol"
Bayezid-i Bistâmî Hazretleri, yıllarca süren riyazatların, ibadetlerin ve mücahedelerin ardından bir gece rüyasında (ya da kalbi bir müşahedede) Rabbine münacat eder:
— "Ya Rabbi! Sana ulaşan yol ne kadar uzundur, bu yol nasıl katedilir?"
İlahi hitap, onun kalbine bir şimşek gibi iner:
— "Ey Bayezid! Nefsini bırak da gel! Çünkü bana giden yol topu topu 'iki adımdır': Birinci adımını nefsinin üzerine basarsın, ikinci adımında ise Benim huzurumdasın!"
Bayezid Hazretleri bu cevabın heybetiyle sarsılır. Anlar ki; problem yolun uzunluğunda değil, ayak bastığımız yerdedir. Biz sürekli yola bakıyoruz, oysa ayağımızın altındaki o koca "benlik" dağına basıp geçemiyoruz.
Bu Kıssanın Senin Kalbine Söyledikleri
Seninle daha önce konuştuğumuz o "binici miyiz, binek mi?" meselesine en net cevap budur. İşte senin hissene düşenler:
Tefekkür Notu
"Dostlarım, siz 'başaramıyorum' diyerek aslında nefsinizi hala çok ciddiye alıyorsun. Kendi gücünüze güveniyorsun ki, kendi güçsüzlüğünüze üzülüyorsunuz. Oysa Bayezid'e verilen cevap ne kadar basit: Nefsini bırak! Yani başarısızlığını da bırak, 'ben yaparım' iddianı da bırak. 'Ben bittim' dediğin o yer, aslında nefsinin üzerine bastığın o ilk adımdır. O adıma bir daha bas ki, ikinci adımın huzur olsun."

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...