Damdaki Deve ve "Uyanış"
Belh şehri hükümdarı İbrahim bin Edhem, ihtişamlı sarayında, ipek döşekler üzerinde uyumaktadır. Gecenin bir yarısı sarayın damından gelen gürültülü ayak sesleriyle uyanır. Şaşkınlık ve öfkeyle bağırır:
— "Kim var orada? Gecenin bu vaktinde sarayımın damında ne yapıyorsunuz?"
Yukarıdan tok bir ses cevap verir:
— "Yabancı değilim, devemi kaybettim de onu arıyorum!"
İbrahim bin Edhem kahkahayı basar:
— "Be hey gafil! Hiç sarayın damında deve aranır mı?"
İşte o an, o meçhul ses tarihe geçecek ve İbrahim bin Edhem'i "tacı tahtı bırakan bir dervişe" dönüştürecek olan şu cevabı verir:
— "Ey İbrahim! Sen sarayın damında deve aranmayacağını biliyorsun da; ipek döşekler, altın tahtlar ve bu dünya saltanatı içinde Allah’ın nasıl bulunacağını mı sanıyorsun?"
Bu söz, İbrahim bin Edhem’in kalbine bir ok gibi saplanır. O gece "kulluk bilincinin" meşalesi yanar ve sarayını terk ederek hakikat yoluna düşer.
Kıssanın "Bilinç Programımıza" Mesajları
| Ders | Uygulama |
| Uyanış (Hidayet) | Hidayet bazen bir sarsıntıyla gelir. Rutinlerin (uykunun) içinde kaybolduğumuzda, Allah bizi bir "sesle" uyandırır. Önemli olan o sesi duyacak kalbe sahip olmaktır. |
| Yanlış Yerde Aramak | İbrahim bin Edhem’in damda deve aramayı saçma bulması gibi; biz de mutluluğu, huzuru ve "kulluğu" sadece maddiyatta veya başkalarının övgüsünde arıyorsak "damda deve arıyoruz" demektir. |
| Nefis ve Mevki | Şeytan (harâmî), insana sahip olduğu mevkilerin kalıcı olduğunu fısıldar. Bu kıssa, makamların birer "perde" olduğunu ve esas olanın "kul" olarak Allah’a yönelmek olduğunu hatırlatır. |
Bugünün Tefekkür Ödevi
Bugün kendimize şu soruyu soralım: "Ben huzuru veya Allah’ın rızasını, bulunması imkansız olan 'damlarda' (fani geçici zevklerde) mi arıyorum, yoksa kalbimin derinliklerinde mi?"

Ne güzel örenek şahsiyetler Allah cc Onları hayatımıza rehber edinmeyi nasip eylesin şefaatlerine nail eylesin 🤲🏻
ردحذفإرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...