Hakikat, Merhaleleri Ve Sapmaları
Seyr İlallah Nedir?
Seyr ilallah, en özlü ifadesiyle: “Nefsin aşağı bir hâlden daha üstün bir hâle intikali ve Allah hakkında sahih bilgiye ulaşmasıdır.” İbn Atâullah el-İskenderî bu hakikati şöyle ifade eder: “Allah’a ulaşmak, O’na dair sahih ilme ulaşmaktır. Yoksa bir şeyin Allah’a varması veya Allah’ın bir şeye ulaşması söz konusu değildir.” Bu yolculuk mekânsal değil, hâl ve idrak yolculuğudur.
Seyrin Başlangıcı: Himmet ve İrade
Seyr ilallah, himmetin doğmasıyla başlar. Himmet, iradenin Allah’a yönelmesi; kalbin dünya merkezinden Hakk’a dönmesidir. Ancak burada önemli bir incelik vardır: Himmetin doğmasıyla birlikte kâmil bir mürşid arayışı da başlar. Zira tasavvuf ehli bilir ki: “Yol çoktur, ama yolu bilen azdır.”
Kâmil Mürşid ve Seyrin Çeşitleri
Kâmil mürşid, Rasûlullah ﷺ’in kâmil varisidir. O, herkesi aynı yoldan yürütmez; kabiliyete göre seyr verir. Üstün istidatlı olana: Veraset-i Muhammediyye yolu. Daha alt seviyede olana: ona uygun başka bir seyr. En zayıf olana: kaldırabileceği ölçüde bir yol. Bu sebeple seyr halkaları kendiliğinden oluşur:
Mübtedi (Tasavvuf yoluna girme, sülûkün ilk merhalesi ve başlangıcı), Havaşi (buyruğu altında bulunanlar), Müteberrik(Ondan hayır umanlar), Şeyhin çevresinde dolaşanlar. Ancak bütün bu halkalarda esas bağ, mürşidin feraseti ve edebidir. Cüneyd-i Bağdâdî der ki: “Bu yol Kitap ve Sünnete riayet etmeyen kimseye kapalıdır.”
Kâmil Mürşid Bulunmadığında Ne Yapılır?
Bu mesele günümüz için son derece mühimdir. Kâmil mürşidin bulunmadığı dönemler olmuştur, olacaktır. Böyle bir zamanda seyr ilallaha devam eden kişi: İlim tahsilinde ısrar eder. Rasûlullah ﷺ’e çokça salât u selâm getirir. Güvenilir âlimlerle müzakere eder. Duyduklarını ilim ve fıkıh süzgecinden geçirir. Biat meselesinde acele etmez.
Şeyh Ahmed er-Rifâî bu konuda net konuşur: “Âlimlerle mutasavvıfların vardığı nihayet birdir. Sofular az ilimle çok amel ederek, âlimler az amel ile çok ilimle oraya ulaşırlar.” Ve İbn Atâullah ekler: “Allah’a ulaşmak, O’nu bilmenin ilmine ulaşmaktır.”
Seyrin İlk Merhalesi: Kabul, Tevbe ve İstikamet
Kâmil mürşide gelen kişide ilk aranan şey: “Marufta itaat kabiliyeti”dir. Zira marufun dışında itaat caiz değildir. Mürşid: Kim olursa olsun geleni geri çevirmez. Tevbenin şartlarını öğretir. Çokça istiğfarı telkin eder. Kul haklarından arınmayı şart koşar. Müslüman cemaatine meyli vacip kılar. Bu gerçekleşmeden imanın zevki alınmaz.
İkinci Merhale: Mücahede
Bu aşamada mürid: Susmayı, Ölçülü açlığı (oruç), Eğitici uzleti, Hayırla dolu seheri öğrenir. Bunlar nefsin toprağını sürmek gibidir. Mücahede ilerledikçe: Nefsin hastalıkları ortaya çıkar. Mürşid uyarır, tedavi eder. Budama yapılır ve tehzib ve tezkiye başlar.
İbn Atâullah der ki: “Nefis meydanları olmasaydı, seyredenlerin seyri gerçekleşmezdi.”
Üçüncü Merhale: Tezkiye ve Tehzib
Bu safhada: Kötü sıfatlar sökülür, Güzel ahlâk giydirilir. Ama burada büyük tehlikeler vardır: Hastalığı sıhhat sanmak, Sıhhati hastalık görmek, İyiyi öldürüp çirkini ihya etmek. Bu yüzden bu merhalede ehil olanlar çok azdır.
Dördüncü Merhale: Marifet ve Meyve
Bu devre: Tevhidin meyve verdiği dönemdir. Marifetullah derinleşir. Tevhid hayata yansır. Tasavvufun özü burada görünür: “Tasavvuf baştan sona ahlâktır.” Zât, sıfat ve fiillerde fena; Allah’ın isimleriyle ahlâklanma bu merhalenin ana eksenidir.
Seyrde Sapmalar ve Büyük Hatalar
Bu yolda en çok görülen sapmalar: 1. Müridi kul ve köle sayan şeyhler 2. Müslümanlardan koparıp kafirlere yaklaştıran anlayışlar 3. İlim ve zikirsiz tasavvuf iddiaları 4. Aşırı riyazat veya tam nefsânîlik 5. Gurur, kibir ve halkı küçümseme 6. Cihadı hastalık sayan zihniyet 7. Vehmi hâlleri vuslat sanmak 8. Cahillerin irşad makamına oturması
Hz. Muâz’ın ikazı bugün de canlıdır:“İnsanlar Kur’an okuyacak, ama ‘Niçin bana tabi olmuyorlar?’ diyecekler. Uydurduklarından sakının; zira o dalaletin ta kendisidir.”
Seyr İlallah’ın Sahih Tarifi
Seyr ilallah:
- Kitap ve Sünnet merkezlidir.
- İlim, amel ve ahlâk bütünlüğüdür
- Nefsi yüceltmez, terbiye eder
- Halkı küçültmez, hizmet eder
- Gurur değil tevazu doğurur. Ve nihayet: “Allah’a yakınlık, kişinin kulluğunun derinleşmesidir.”

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...