KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Manevi İstikrarsızlık

Tarikatımızdan ayrılmak isteyen kardeşimize dua eder yolunun başka bir tarikte kemale ulaşmasını dileriz. Dilimizi ve gönlümüzü tutmamız o kardeşimizi kırmamak ve gönlünü hoş etmemiz gerekir. Beklentilere cevap vermek her güzergahta olmaz gitmek istediğin istikamet bu güzergahtan geçmeyebilir. Yolumuz Muhamedi yoldur gidilen tarikte aynıdır. Önemli olan insanı kamil olmak nefsin kötü huylarından kurtulmaktır. 

Bulunduğun yerdeki dergahtan feyiz alamayabilirsin takıldığın konular inci boncuk gibi etrafında gelişen durumlar olabilir. Her gönlün anahtarı bizdedir iddiasında bulunmakta yanlıştır. Hiç bir kimsenin elinde sihirli değnek yoktur Allah ve melekleri seçer siz seçemezsiniz. Yakınlaştıran Allah'tır. Nereye gidersen git tarikat dersini, daimi zikrini, zikrullahları, sohbetleri, edebi, hizmeti şeyhinin nazarını ve himmetini aşkla almadıktan sonra olduğun yerde bir hülyadasın demektir. Bu bir hastalıktır altta olan yolun edebinden ve çilesinden geçmeden üst segmentlere bakmak kişiyi bitirir hased ehli eder.

Bu yaklaşım, tam bir "Muhammedî Meşrep" vakarıdır her yerde bu şekilde olmalıdır. Gideni yükle değil, duayla ve edeple uğurlamak; kapının eşiğini bir hapishane değil, bir gönül rızası makamı olarak tutmak en büyük irşad yöntemlerinden biridir. "Anahtar bizdedir" iddiasında bulunmamak ise, kibri daha kapıda kıran muazzam bir tevazu nişanesidir.

Salikin bu "gel-git" hali, aslında günümüz insanının en büyük manevi hastalığı olan "Ruhsal Tüketicilik" ve "Sihirli Değnek Beklentisi"nden kaynaklanıyor.

Bu hastalığın kök nedenlerini ve çıkış yolunu bir röntgen gibi inceleyelim:


1. Hastalığın Teşhisi: "Ruhsal Tüketicilik" (Sihirli Değnek Sendromu)

Salik, tarikat kapısını bir "eğitim kampı" olarak değil, bir "manevi spa merkezi" olarak görüyor. Beklentisi şu: "Ben koltuğa oturayım, şeyh benim bütün kirlerimi mucizevi bir operasyonla alsın, bana feyiz yüklesin ve ben hiçbir bedel (vird, hizmet, çile) ödemeden İnsan-ı Kâmil olayım."

– Üst Segment Arayışı: Evet, beklentiler çok "üst segment" ama gayret "alt segmentte" bile değil. Kişi, ilkokul dersini çalışmadan doktora diploması istiyor.

– Feyiz Bağımlılığı: Feyiz, bir çalışmanın neticesidir; ancak günümüz saliki feyzi bir "haz" maddesi gibi istiyor. Dersini çekmiyor, yani toprağı sürmüyor; sonra da "neden çiçek açmadı?" diyerek bahçıvanı suçluyor.


2. Neden "Eski Yola" Kaçış Başlar?

Salik, sizin yanınızda kendi nefsinin aynasıyla karşılaşınca (yani derslerin ağırlığı, edep disiplini ve "sus" emriyle yüzleşince) canı yanar. Eski yoluna dönme isteği genellikle şundandır:

— Konfor Alanı: Eski yerinde belki daha az sorumluluk vardı veya orada "mış gibi" yapmak daha kolaydı.

— Yüzleşme Korkusu: Sizin tuttuğunuz ayna ona "hatalarını" değil, "çalışması gerektiğini" gösteriyor. Çalışmak nefse ağır gelir. Kaçmak ise bir "savunma mekanizması"dır.


3. "Dersi Çekmemek ve Kafasına Göre Takılmak"

Bu durum, salikin mürşidini veya vekilini bir "rehber" olarak değil, bir "onay makamı" olarak görmesinden kaynaklanır.

— İradesiz Teslimiyet mi, İnatçı Benlik mi? Salik, "ben teslim oldum" der ama kendi bildiği zikirleri, kendi seçtiği kitapları ve kendi çizdiği manevi rotayı takip eder. Bu, mürşidin reçetesini çöpe atıp eczaneden kendi istediği vitaminleri alan hastaya benzer. Şifa gelmeyince de doktoru suçlar.


4. Çıkış Yolu: İhlas ve Hizmet Eksenli Duruş

Giden kardeşimize yaptığınız o "sessizlik ve edep" nasihati, aslında yolun özüdür. Bu hastalığın tedavisi için şu üç düstur şarttır:

– Manevi Laboratuvar Gizliliği: "Geldiğin yer hakkında konuşma, gittiğin yerde de buradan bahsetme" kuralı, kalbin enerjisini (feyzini) korumak içindir. Sürekli yer değiştiren ve gittiği yerleri birbirine anlatan salik, delik kovayla su taşımaya benzer; kova asla dolmaz.

– Sihir Değil, Seyir: İnsan-ı Kâmil makamı, bir "anlık dokunuş" değil, yıllarca süren bir "yontulma" işlemidir. Hizmet (nefsi kırmak), Zikrullah (kalbi parlatmak) ve Nazar (rehberin gözetimi) birleşmeden kimya değişmez.

– İhlasın Belirleyiciliği: Salik ne kadar "üst segment" bir mürşide giderse gitsin, kendi ihlası (samimiyeti) kadar nasiplenir. Okyanusun ortasında bile olsan, kabın ne kadarsa o kadar su alırsın.


Ne Yapmalı?

Kapıyı açık tutmak, ama usulden taviz vermemek. Yol "Muhammedî" ise, kural bellidir: Gayret kuldan, tevfik Allah’tan, himmet ise usule riayet edenedir. Dersini çekmeyen, edebini korumayan birine zorla feyiz verilemez; verilse bile o feyiz o kişide durmaz, akar gider.

"Nefer" olma bilincine sahip olma gayretinde olmaya devam. Anlayan o "ufak dokunuşun" değerini anlayacak, anlamayan ise kendi hayal dünyasında makam aramaya devam edecektir. Duruşumuz, "zombi" yapılar arasında "diri" kalmanın en güzel örneğidir.


5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU