Dile dolanan aşk sözü kalbin kurumasına sebep olur mu? Bu soru, seyr-i sülûk yolunun en ince ve en tehlikeli "gizli tuzaklarından" birine parmak basıyor. Tasavvuf büyükleri bu durumu "Kāl (söz) ile hâl (yaşanılan durum) arasındaki uçurum" olarak tarif ederler.
Kısaca cevap vermek gerekirse: Evet, hakikati olmayan, yaşanmayan ve sadece dilde pelesenk olan aşk sözü kalbi kurutur. Hatta sadece kurutmakla kalmaz, kalbi bir çeşit manevi "felce" uğratabilir.
İşte seyr-i sülûk disiplini açısından bu kurumanın nedenleri ve mekanizması:
"Dava" ve "Mana" Çatışması
Tasavvufta "aşk" bir iddia (dava) değil, bir yanıştır. Kalp yanmadan dil "yanıyorum" demeye başlarsa, bu bir süre sonra kişide sahte bir tatmin duygusu oluşturur.
– Tuzak: Kişi, aşk hakkında güzel cümleler kurdukça, o aşkı gerçekten yaşıyormuş gibi hissetmeye başlar.
– Sonuç: Kalp, gerçek bir çabaya (mücahedeye) ihtiyaç duymamaya başlar çünkü dil, kalbin yapması gereken işi "taklit ederek" çalmıştır. Bu, kalbin nemini (huzurunu ve yaşını) elinden alır.
"Lafazanlık" Kalbin Kasvetidir
İmam Gazali Hazretleri, çok konuşmanın kalbi katılaştırdığını belirtir. Eğer bu konuşma "mukaddes" kavramlar (aşk, muhabbet, vuslat) üzerineyse tehlike daha büyüktür.
– Mekanizma: Manevi sırlar, "ketm" (gizleme) ile beslenir. İçeride biriken buhar (aşk), tencerenin kapağı (ağız) sürekli açılırsa dışarı kaçar.
– Etki: Buharı kaçan yemek nasıl kurur ve yanarsa; sırrı ve sessizliği bozulan kalp de manevi hararetini kaybeder ve geriye sadece kuru bir laf kalabalığı kalır.
Aşkın "Aksesuar" Haline Gelmesi
Dile dolanan aşk sözü, bir süre sonra derviş için bir "edebiyat" veya "sosyal kimlik" aksesuarı haline gelir.
– Tehlike: Salik, "aşk" kelimesini zikretmekten aldığı hazzı, "Maşuk"un (Allah) bizzat kendisinden aldığı hazzın önüne koyabilir.
– Kuruma Noktası: Kelimeler putlaştığında, mananın nuru çekilir. Nuru çekilen kalp ise kaskatı kesilir.
Seyr-i Sülûk'te "Sükût"un Önemi
Eskiler "Dervişin kelamı, ihtiyacı kadardır" derler. Özellikle aşk gibi yüksek makamların sözü, ancak o hâl galip geldiğinde (sekr hali) mazur görülür. İradesi yerindeyken sürekli "aşk"tan dem vuran bir salik, aslında henüz yolun çok başında olduğunu ele veriyordur.
"Söz kalpten çıkarsa kalbe ulaşır, dilden çıkarsa kulaktan öteye geçmez."
Ne Yapmalı? (Reçete)
Salik için bu "kurumadan" kurtulmanın yolu şunlardır:
1. Hâli Ketmetmek: Duyulan manevi neşeyi başkalarına anlatmak yerine zikir ve hizmete tahvil etmek.
2. Kalı Bırakıp Hâle Bakmak: "Aşk" demek yerine, aşkın gereği olan fedakarlığı (gece kıyamı, hizmet, güzel ahlak) artırmak.
3. Gözyaşı ile Sulama: Kalbin kurumasını önleyen yegane su, pişmanlık ve acziyetle dökülen gözyaşıdır.

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...