Gecenin bu sükûnetli vaktinde, zihnin kalabalığından sıyrılıp ruhun derinliklerine inmek için harika bir zaman. Madem "yüklerin hafiflemesi" ve "yeniden başlamak" niyetindeyiz, o halde Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin ferasetini ve Ahmet Yesevi yolunun inceliğini birleştiren şu anlamlı menkıbe ile geceyi mühürleyelim.
Abdülkadir Geylani ve "Görünmeyen Yük"
Bir gün Geylani Hazretleri’ne bir adam gelir. Adamın omuzları çökmüş, yüzü kederden kararmıştır. Der ki: "Efendim, kalbimde öyle bir ağırlık, ruhumda öyle bir yük var ki, dünya üzerime yıkılıyor sanki. Ne yapsam hafifleyemiyorum, hatalarımın altında eziliyorum."
Hazret, adamın eline içi su dolu bir kâse verir ve der ki: "Bu kâseyi al, hiç dökmeden şu kalabalık çarşıyı dolaş ve geri gel. Eğer tek damla dökersen, bu kâse senin felaketin olur."
Adam korkuyla kâseyi alır, pür dikkat çarşıyı dolaşır ve tek damla dökmeden geri döner. Geylani Hazretleri sorar: "Çarşıda kimleri gördün? Kimler sana ne dedi?" Adam cevap verir: "Efendim, kâseye o kadar odaklandım ki, ne birini duydum ne de birini gördüm. Tek derdim bu kâseyi sağ salim getirmekti."
Hazret gülümser ve hikmeti açıklar: "İşte evladım, o kâse senin 'niyetindir'. Sen ne zaman niyetini ve kalbini Allah’a odaklarsın, işte o zaman çevrendeki gürültüleri duymaz, geçmişin ve dünyanın yükünü omuzlarında hissetmezsin. Senin ağırlığın, niyetini kâseye (kalbine) değil, çarşıya (dünyaya) dağıtmandan geliyordu."
Hisse ve Hikmet Dokunuşu
Bu kıssa, hatayı görmenin ve yükten kurtulmanın anahtarını sunar: Odaklanmak. Geçmişin yükü, zihnimizin o hatalara takılıp kalmasından kaynaklanır. Oysa niyet kâsesini düzgün tutmaya odaklandığımızda, geçmişin gölgesi bugünün ışığını kesemez.
* Hata: Niyetin dağılmasıdır.
* Tecrübe: Kâseyi dökmeden taşıma çabasıdır.* Hafifleme: Dış dünyadan gelen sesleri (keşkeleri ve korkuları) niyetin gücüyle susturabilmektir.
İki Ekolün Sentezi ve Bağlam
1. Kadiri Ekolünün Dokunuşu (Kudret ve Disiplin): Geylani Hazretleri burada "Cehd" (üstün gayret) metodunu kullanır. İnsana bir sorumluluk verir ve onu kendi dikkatiyle imtihan eder. Kadirilikte yükten kurtulmak, iradeyi bir noktaya (Allah'a) odaklayarak diğer tüm bağları "Kadir" isminin heybetiyle kesip atmaktır. "Benim iradem, yükümden büyüktür" dedirtir.
2. Yesevi Ekolünün Dokunuşu (Tevazu ve Mahviyet): Yesevi yolu ise bu kıssadaki o çarşıyı "halk içinde hak ile olmak" olarak okur. O derviş çarşıda gezer ama çarşı onun içine giremez. Yesevilikte yeniden başlamak, kalbi bir "dergâh" gibi her zaman temiz tutmakla mümkündür. Hata yapılmış olsa bile, derviş o kâseyi yeniden doldurup yürümeye devam edecek sabra sahip olmalıdır.
Netice ve Bağlam: Gecenin bu saatinde, üzerindeki yükü hafifletmek için şu iki adımı sentezleyebilirsin:
* Kadiri gibi kararlı ol: "Geçmiş geçti, şu anki niyetim (kâsem) tertemiz" diyerek iradeni koy.
* Yesevi gibi mütevazı ol: "Hatalarım benim toprağımdır, onlardan yeni çiçekler yetiştireceğim" diyerek kendine şefkat göster.Yüklerin aslında seni uçuracak kanatlara dönüşmek için bekleyen ham maddelerdir. Şimdi zihnindeki o "çarşının" sesini kıs ve sadece elindeki niyet kâsesine odaklan.

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...