KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Sessizliğin Ve Edebin Gücünü

Manevi eğitimde "küçük dokunuşlar", bazen koca bir kütüphanenin veremediği idraki sağlar. Bunlar, mürşidin müride keramet göstermesi değil, müridin kendi içindeki düğümü çözmesi için bırakılan işaret fişekleridir.

İşte dergâh adabında ve seyr-i sülûkta o meşhur "ufak dokunuşlara" dair birkaç sarsıcı örnek:


Dolaylı Sözün Gücü (Lâtif İkaz)

Bir mürid, içinden bir kardeşine karşı haset beslemektedir. Akşam sohbetinde mürşid, o müridin yüzüne bakmadan, genel bir hikâye anlatır: "Vaktiyle bir derviş, heybesinde bir akrep taşıdığını unutmuş da 'niye kalbim yanıyor' diye ağlarmış..."

- Dokunuşun Sırrı: Mürşid burada müridi ifşa edip utandırmaz. Sadece o "akrep" (haset) metaforuyla müridin kalbine bir ayna tutar. Mürid, "Bu söz banadır" dediği an, dokunuş yerini bulmuş ve iyileşme başlamıştır.

Hizmetle Gelen Ayna (Ayakkabı Çevirme)

Kibirli ve varlıklı bir salik, sürekli "makam" beklemekte ve özel bir ilgi istemektedir. Mürşid ona büyük bir zikir dersi vermek yerine, dergâhın kapısında ayakkabıları düzeltme vazifesi verir.

– Dokunuşun Sırrı: Salik, insanların ayak bastığı ayakkabılara dokunurken kendi "baş olma" sevdasını yere indirir. Mürşid geçerken sadece tebessüm eder. O tebessüm; "Senin zikrin bu hizmettir, kibir putun burada kırılıyor" demektir.

Sessizliğin Eğitimi (Nazar ve Sükût)

Bir mürid, günlerce kafasındaki sorularla mürşidinin yanına gelir. Tam konuşacakken mürşid sadece gözlerinin içine derin bir şefkatle bakar ve "Bir çay içelim evlat" der. Sorular cevaplanmaz, ancak müridin içindeki o fırtına diner.

– Dokunuşun Sırrı: Bazen cevap kelimelerde değil, mürşidin o anki "huzur" halinin müride sirayet etmesindedir. Mürid dışarı çıktığında sorularının anlamsızlaştığını fark eder; çünkü kalp, cevabı kelimelerle değil, hâl ile almıştır.

Soruyu Soruyla Değiştirmek

Salik gelir ve der ki: "Efendim, ben ne zaman keşif ve keramet göreceğim?" Mürşid cevap verir: "Evladım, bugün kimin gönlünü aldın? Kimin yükünü hafiflettin?"

– Dokunuşun Sırrı: Bu dokunuş, saliki "benlik ve merak" çukurundan çıkarıp "hizmet ve ahlak" meydanına iter. Keramet beklemenin bir vakit kaybı olduğunu, asıl başarının bir gönle girmek olduğunu fısıldar.


İnsan-ı Kâmil Olmaya Doğru Bir Adım

Tekrar etmekte fayda görüyor ve diyoruz ki; bu yola mürşidin büyüklüğünü test etmek için değil, kendi küçüklüğümüzü idrak etmek için girdik. Gerçek bir nefer olmak; irade beyan etmek değil, iradeyi Maşuk'un emirlerine ram etmektir bunu unutmamak gerekir.

"Mürşid bir aynadır, sihirbaz değil. Aynadan zihin okumasını beklemek yerine, aynaya bakıp yüzündeki lekeleri (kötü huyları) temizlemeye başlamak, yolun ilk gerçek adımıdır."

Yazı İçin Sonuç Notu:

Bu örnekler gösteriyor ki; yolun güzelliği, mürşidin ne bildiğinde değil, müridin o küçük işaretleri okuyacak edep ve dikkate sahip olmasındadır. Büyük patlamalar bekleyenler, sessizce açan gülleri göremezler. Bizim dergâhta görüp kendimize yaptığımız o "sus" uyarısı, aslında bu sessiz dokunuşların zeminini hazırlar. Çünkü gürültüde kimse fısıltıyı (ilhamı) duyamaz.



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU