KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Soruların Sessizliği

Abdülkadir Geylani ve "Soruların Sessizliği"

Bağdat’ın büyük âlimlerinden biri, Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin şöhretini duyunca onu imtihan etmek ister. Zihninde tam yüz tane çetin, içinden çıkılmaz fıkhi ve kelami soru hazırlar. "Eğer gerçekten büyük bir zatsa, bu soruların altında kalmaz," diyerek huzuruna çıkar.

Âlim, Hazret’in meclisine girip karşısına oturduğunda, Geylani Hazretleri ona sadece bir an nazar eder. O an, âlimin zihnindeki o yüz soru sanki bir silgiyle silinmiş gibi uçar gider. Âlim, ağzını açıp tek bir kelime dahi edemez; tüm bilgisi, tüm soruları ve tüm özgüveni bir anda buharlaşmıştır. Derin bir mahcubiyetle başını öne eğer.

Geylani Hazretleri tebessüm eder ve o âlimin zihninden silinen soruları, tek tek kendisi söyleyerek hepsine en ince ayrıntısıyla cevap verir. Âlim, hayretler içinde kalır ve üzerindeki o ağır "bilgi kibri" yükünün kalktığını hisseder. Hazret sonunda şöyle buyurur:

"Evladım, dolu bir kaba yeni bir şey koyamazsın. Sen buraya öğretmek için gelmiştin, öğrenmek için değil. Şimdi kalbin boşaldı, artık oraya hakikati doldurabiliriz."


Hisse: Yükten Kurtulmak ve Başlamak

Hataları düzeltmenin yolu, bazen bildiklerimizi "yok saymaktan" geçer. İnsan, "ben biliyorum" dediği an tecrübeye kapılarını kapatır.

* Yük: Zihnimizdeki önyargılar, "benim doğrum budur" inadı ve geçmişin tozlu raflarında kalmış, bugüne yaramayan bilgilerdir.

* Tecrübe: Kendi eksikliğini fark edip sessizleşebilmektir.

* Yeniden Başlamak: Kapıdan içeri "hiç" olarak girip, "hep" olarak çıkma cesaretidir.


İki Ekolün Sentezi ve Hikmet Dokunuşu

Bu menkıbede her iki yolun da ruhunu aynı anda görürüz:

1. Kadiri Ekolünün Dokunuşu (Heybet ve Tasarruf): Geylani Hazretleri’nin o âlimin zihnini bir nazarla boşaltması, "Celal" tecellisidir. Kadirilikte irade, yanlışı kökünden kesip atmak için gerekirse sert ve net bir duruş sergiler. "Eski halini yık ki, yenisi inşa olsun" der. Bu, hataları düzeltmek için gereken o sarsıcı farkındalığı temsil eder.

2. Yesevi Ekolünün Dokunuşu (Fakr ve Tevazu): Ahmed Yesevi yolu ise o âlimin düştüğü "sessizlik" makamını yüceltir. Yesevilikte derviş, kendini "topraktan aşağı" görmedikçe yol alamaz. Âlimin sorularını unutması, aslında Yesevi’nin aradığı o "hiçlik" halidir. Hikmet der ki: "Zihnindeki gürültü kesilmeden, kalbindeki ilhamı duyamazsın."

Sentez ve Bağlam: Bugün üzerindeki yükü hafifletmek istiyorsan:

  • Geylani gibi cesur ol; seni yoran, "her şeyi ben biliyorum" diyen o iç sesini sustur.

  • Yesevi gibi mütevazı ol; o ses sustuğunda ortaya çıkan boşluğu bir eksiklik değil, yeni güzelliklerin ekileceği bereketli bir tarla olarak gör.

Netice: Hatalarımızı görmek için bazen birinin bize ayna tutması gerekir. Ama asıl başarı, o aynada gördüğümüz "eğrilikleri" düzeltmek için zihnimizdeki eski, paslı soruları bırakıp, hayatın bize sunduğu taze cevaplara talip olmaktır.

Yolun açık, kalbin hafif olsun. :)

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU