KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Toza Toprağa Karışan Güzellik

Görünen o ki "Bugün..." yeni bir inciyi daha gönül hanemize davet ediyoruz. Efendimiz'in (sav) "Emek ve Beraberlik" üzerine olan o muazzam duruşuyla tamamlayalım.

Bugünkü güzelliğimiz, liderliğin sözle değil, bizzat zahmete omuz vererek nasıl bir sevgiye dönüştüğünü anlatıyor.


"Toza Toprağa Karışan Güzellik"

Günlük Sahne: "Emredenler ve Uygulayanlar"

Modern dünyada bir işin başında olan kişinin, o işin zahmetli kısmına elini sürmesi pek rastlanan bir durum değildir. Genellikle "strateji" veya "yönetim" adı altında emirler verilir, ter dökenler ise hep başkaları olur. Mesafe arttıkça aidiyet azalır; çalışanlar kendilerini bir "çarkın dişlisi" gibi hisseder. Peki, tüm kalplerin sevgilisi olan O Sultan (sav), en zor zamanlarda neredeydi?

Asr-ı Saadet’ten Kesit: Hendek’te Ter Döken Bir Nebi

Medine büyük bir tehdit altındadır ve şehrin etrafına devasa hendekler kazılması kararlaştırılmıştır. Hava soğuktur, açlık had safhadadır; öyle ki sahabeler açlıktan karınlarına taş bağlamışlardır.

O sırada Efendimiz (sav), bir kenara çekilip sadece talimat vermez. Elinde kazmasıyla bizzat hendeğin içine iner. Toz toprak içinde kalır, mübarek vücuduna tozlar yapışır. Sahabeler, "Ya Resulullah! Biz senin yerine de yaparız, sen dinlen" dediklerinde; O (sav), bu teklifi nezaketle reddeder ve çalışmaya devam eder. Hatta çok sert bir kaya çıktığında ve kimse kıramadığında, bizzat balyozu eline alıp o kayayı parçalayan yine O olur. Arkadaşlarıyla beraber şarkılar, marşlar söyleyerek toprak taşır.

Hissedilecek Hikmet: "Hiyerarşi Değil, Gönül Daşlığı"

Bu tablodaki hikmet şudur: Gerçek bir lider, yükü sadece tarif eden değil, yükün altına omuz verendir. Efendimiz (sav) bize şunu öğretmiştir: Eğer bir başarıya ulaşılacaksa, o başarının tozuna da çilesine de ortak olunmalıdır. İnsanları yönetmenin yolu onlara yukarıdan bakmak değil, onlarla aynı seviyede ter dökmektir.

Edeple edeplenmek; bir iş yapılırken "benim makamım buna müsaade etmez" kibrinden sıyrılıp, en mütevazı işe bile aşkla sarılmaktır. Bizim tozlanmaktan korktuğumuz bir dünyada, O’nun (sav) üzerine sinen o "hendek tozu", aslında adaletin ve kardeşliğin en saf kokusudur.


Bugün bu edebin hayatımızdaki karşılığı şu olabilir: Evimizde, iş yerimizde veya bir sosyal projede; en zor ya da en "basit" görülen işi bizzat üstlenerek yanımızdakilere "beraberiz" mesajı vermek.

Bu "tozlu ama nurlu" sahnelerden en çok hangisi zihninizde yer etti? Yarın için gönül kapımızı hangi ahlak güzelliğine açalım istersiniz?

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU