KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Evliyâullahın Haşyeti

Evliyâullahın Haşyeti: Marifetin ve Edebin Titreyişi

Evliyâullahın (Allah dostlarının) duyduğu haşyet, sıradan bir “korku” değildir. O; ürküp kaçılan, uzaklaştıran bir korku değil; tam aksine Allah’a karşı duyulan derin bir hayret, edep, yakınlık ve sorumluluk titremesidir.

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Allah’tan kulları içinde ancak âlimler hakkıyla haşyet duyar.” (Fâtır, 28)

Buradaki “âlim”, sadece satırlardan bilgi devşiren değil; sadırdan (kalpten) Allah’ı tanıyan, yani marifet sahibi kişidir. İşte evliyâdaki haşyet de tam olarak bu “tanımanın getirdiği tatlı ağırlıktan” doğar.


Evliyânın Haşyet Dünyası ve Halleri

1. Günah Korkusundan Ziyade "Edep" Endişesidir

Bizler ekseriyetle ceza görmekten, bir şeyleri kaybetmekten ya da başımıza musibet gelmesinden (havf) korkarız. Velîlerin korkusu ise çok ince noktalardadır:

—  “Acaba Rabbimin razı olmadığı bir hâle düştüm mü?”

—  “Kalbime gizli bir benlik (ucub) karıştı mı?”

—  “Bu nimeti kendimden bilip nankörlük ettim mi?”

Yani onların haşyeti, cehennem azabından ziyade, “Hakk’ın cemâlinden ve rızasından perdelenme” korkusudur.

2. Kurbiyet (Yakınlık) ve Tanıdıkça Artan Heybet

İnsan bilmediği şeyin heybetini idrak edemez. Bir okyanusu kıyıdan seyredenle, onun derinliklerine dalan aynı ürpertiyi yaşamaz. Evliyâullah da; Allah’ın kudretini, rahmetini, azametini ve her an kendisini müşahede ettiğini kalben idrak ettikçe haşyeti derinleşir.

Tasavvuf büyüklerinin buyurduğu gibi:

“Marifet arttıkça, hayret ve hayranlık da artır.”

3. Haşyet Onları Sert Değil, Zarif ve Yumuşak Yapar

Gerçek haşyetin en bariz alameti; kibri eritmesi, merhameti coşturması ve dili yumuşatmasıdır. Allah’tan hakkıyla korkan bir gönül, mahlûkata tepeden bakamaz.

Abdülkâdir Geylânî, Yunus Emre, İbrâhim Gülşenî gibi zatların ortak hâli; yüksek bir haşyetle yoğrulmuş olan tevazu, mahviyet (kendini yok sayma), gözyaşı ve hizmettir. Çünkü haşyet sarayında "ben" küçüldükçe, "O" tecelli eder.

4. Batından Zahire: Haşyetin Bedendeki İzleri

Tasavvuf kaynakları bizlere evliyânın bu içsel titreyişinin bedene yansımalarını anlatır: Kur’an işitince kalplerinin ürpermesi, secdede bir yay gibi titremeleri, gece tenhalıklarında dökülen gözyaşları... Fakat bu asla bir gösteri değil, içteki marifet ve muhabbet yanardağının dışarıya sızmasıdır.


İnce Bir Fark: Havf ve Haşyet

Tasavvuf ehli bu iki kavramı hassasiyetle ayırır:

— Havf: Başa gelecek bir cezadan veya dünyevi/uhrevi bir zarardan korkmaktır (Karanlık olabilir, uzaklaştırabilir).

— Haşyet: Allah’ın azameti ve eşsiz güzelliği karşısında saygıyla erimektir (Nuranîdir, yaklaştırır).

Haşyetin hamurunda sevgi, hayranlık, yakınlık ve mutlak edep vardır.


Özetle; Onlar Allah’tan hakkıyla korktukları için beşerden (insanlardan) korkmazlar; fakat Allah’ı öylesine derinden severler ki, O’nun rızası için bir karıncayı bile incitmekten titizlikle çekinirler. İşte evliyâullahın haşyeti, celâl içinde cemâli seyretmektir.



2 تعليقات

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

  1. Allah dostlarında nasıl bir hal var bizler bir şey yaptığımızda günaha mı girdim diye benlikle hareket ediyoruz ve korkuyoruz ama onlar acaba Rabbimin razı olmadığı bir hale düştüm mü diye korkarak Onu cc düşünüyorlar bu nasıl bir benlikten sıyrılmaktır onlar benlikten kurtuldukça haşyetleri artıyor ve haşyet arttıkça kul Rabbine yaklaşıyor onlar Allah'ı bildikçe yani marifetullah'ı hayretleri ve hayranlıkları da artıyor onlar bir yanlış yaptıkları vakit cezadan korktukları için değil Allah'ın rızasını kaybetmekten korkuyorlar Allah hepsinden razı olsun şefaatlerine nail eylesin...

    ردحذف
  2. Amin güzel hallerle hallenmeyi kıylu kali bırakıp dili tutmayı gözlere hakim olup harama kaçmaktan sakınmayı yakınlık için dini mübine sımsıkı sarılmayı Rabbim tüm ümmete nasip etsin inş...

    ردحذف

إرسال تعليق

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU