KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Hz. Peygamber İle Gönül Bağı Kurmak

Hz. Peygamber (sav) ile Bağ Kurmak – Sünneti Yaşamak

Bugün, hayatımızın en büyük rehberi, "O olmasaydı kâinatı yaratmazdım" denilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ile aramızdaki bağını konuşalım. Çoğu zaman sünneti sadece geçmişte kalmış şekilsel detaylar veya bir "kurallar listesi" gibi görüyoruz. Oysa sünnet, O’nunla kurulan canlı bir gönül bağıdır.

Sünnet: Bir Şekil Değil, Bir Yaşantı Biçimi

Sünneti dar bir çerçeveye sıkıştırdığımızda zihnimizde bir kopuş başlar. "Acaba bunu nasıl yapardı?" sorusu bir zorunluluktan ziyade, O’na duyulan sevginin bir tezahürü olmalıdır. Bir insan sevdiği kişinin yürüyüşünü, gülüşünü, hayata bakışını nasıl taklit etmek isterse, bir mümin de Hz. Resulullah’ı sevdiği için O’nun ahlakıyla ahlaklanmak ister. Sünnet, Peygamberimiz’in (sav) bu dünyada bıraktığı "yaşayan izdir".

Kopuşun Giderilmesi: O’nu Yakın Bilmek

Zihnimizdeki kopuş, Efendimizi (sav) sadece asırlar ötesinde kalmış tarihi bir şahsiyet olarak görmemizden kaynaklanıyor. Oysa O, bize nefsimizden daha evladır. Ticarette dürüstlüğümüzle, ailemize merhametimizle, birine tebessüm ettiğimiz anlarda O’nunla bağ kurarız. O’nun ahlakını kuşanmak, O’nu her an yanımızda, bizi izliyor gibi hissetmenin adıdır.

Bir İbret: Üveys el-Karani’nin Aşılmaz Sevgisi

Büyük velilerden Üveys el-Karani (ks), Peygamberimizi (sav) fiziksel olarak hiç görmemişti ama O'na olan bağı öyle derindi ki, Uhud Savaşı'nda Hz. Peygamber’in dişi kırıldığında "Acaba benim hangi dişim kırıldı?" diye düşünüp kendi dişini kendi kırmıştı. O, O'nu görmeden sevmişti. Bizler ise O’na bu kadar yakınken, sünnetini sadece şekil olarak yerine getirip ruhunu ıskalama tehlikesiyle karşı karşıyayız. Gerçek bağ, O'nun ahlakını ahlak edinebilmektir.

Kendi İçimize Bir Bakış (İstişare)

Gelin, bugün şu soruyu dürüstçe kendimize soralım:

— Günlük hayatımda verdiğim kararlarda, öfkelendiğimde, ticaret yaparken veya insanlarla ilişkilerimde "Resulullah böyle yapsaydı nasıl yapardı?" sorusunu ne kadar soruyorum?

— Sünneti benim için bir "ağırlık" mı, yoksa hayatı güzelleştiren bir "rehber" mi?

— O'na olan sevgim sadece dilde mi kalıyor, yoksa ahlakımda bir karşılığı var mı?

Bu Haftanın Niyeti

Gelin, önümüzdeki günlerde sünnetle aramızı tazeleyelim. Hayatınızda unutulmuş veya "küçük" gördüğünüz bir sünneti (örneğin tebessüm etmek, birine yemek ikram etmek, öfkeyi yutmak veya bir işe besmeleyle başlamak) bu hafta bilinçli olarak canlandırın. Bunu yaparken içinizden şunu geçirin: "Ya Resulallah, bu adımı Senin izinden gitmek için atıyorum."

O'nunla kurulan bu canlı bağ, kalbimizdeki o soğukluğu alacak, ruhumuza derin bir aidiyet ve huzur verecektir.

Allah, bizleri şefaatine nail eylesin ve sünnetini hayatımızın bütününe hâkim kılmayı nasip etsin.

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU