İbrahim Hakkı Erzurumî Hazretleri’nin o meşhur "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler" dizelerine hayat veren teslimiyet dolu hikâyesini, tüm manevi derinliğiyle bir hatırlayalım.
Teslimiyetin Şiiri: İbrahim Hakkı Hazretleri ve Tefviznâme
18. yüzyılın o ilim ve irfan kokan atmosferinde, Erzurum’un Tillo kasabası büyük bir sessizliğe bürünmüştü. İbrahim Hakkı Hazretleri, mürşidi İsmail Fakirullah Hazretleri’nin huzurunda diz çökmüş, hem zahiri ilimlerin hem de batıni sırların deryasına dalmıştı. Ancak hayat her zaman sakin limanlarda geçmiyordu; bazen fırtınalar kalbin kapısını çalıyor, insanı "ne yapacağım?" endişesine sürüklüyordu.
Bir gün, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin yakınları büyük bir sıkıntıya düştüler. Ortada çözülmesi imkânsız görünen bir mesele, bir iftira veya büyük bir dünyevi darlık vardı. Yakınları telaşla yanına gelip, "Efendi, bir çare bul, bir şeyler yap, mahvoluyoruz!" diye feryat ettiler. İbrahim Hakkı Hazretleri, sakinliğini hiç bozmadı. Elindeki kalemi bıraktı, uzaklara baktı ve sadece şunu söyledi:
— "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler..."
Günler geçti, sıkıntı daha da büyüdü. Kapıya dayanan dertler karşısında yakınları tekrar gelip sitem ettiler: "Hâlâ aynı şeyi söylüyorsun, ama işler iyice sarpa sarıyor!" dediler. İbrahim Hakkı Hazretleri yine aynı sarsılmaz imanla cevap verdi: "Sabredin... Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler."
En nihayetinde, o "çözülmez" denilen düğüm, hiç beklenmedik bir yerden gelen ilahi bir lütufla, kimsenin aklına gelmeyecek bir hayırla çözüldü. Şer zannedilen kapıdan öyle bir hayır çıktı ki, herkes hayretler içinde kaldı. İşte o an, kalbindeki o muazzam huzur ve teslimiyet bir yanardağ gibi patladı; eline kalemini aldı ve İslam tarihinin en büyük teslimiyet manifestosu olan Tefviznâme'yi yazmaya başladı:
"Hak şerleri hayr eyler / Zannetme ki gayr eyler / Ârif anı seyr eyler / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler..."
Bu şiir, sadece kafiyeli sözler değil; bir kulun, her şeyin dizginini elinde tutan Rabbine olan mutlak güveninin ilanıydı.
Bu Kıssanın "Bilinç Kapıları" ve Derin Mesajları
Tefekkür Notu
Bugün paylaşımda bulunduğumuz bu yazı okuyucularımızın kalbinde şu soruya cevap aratmalı:
"Hayatında 'eyvah' dediğin anlarda mı daha huzurlusun, yoksa 'Mevlâ görelim neyler' dediğin anlarda mı? Omuzlarındaki o ağır yükü Rabbine bırakmaya hazır mısın?"

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...