Hz. Peygamber (sav) ile Hz. Hatice (r.anha) arasındaki bağ, sadece bir evlilik değil; sadakat, şefkat ve büyük bir davanın omuz omuza sırtlanıldığı eşsiz bir "vefa" hikayesidir.
Bahsettiğiniz o meşhur hadise, Hz. Aişe’nin (r.anha) beşerî bir duygu olan kıskançlıkla söylediği bir söze karşılık, Efendimiz'in (sav) adeta bir "sadakat manifestosu" gibidir.
İşte Efendimiz’in (sav) Hz. Hatice’ye olan sönmeyen aşkının ve o unutulmaz diyaloğun detayları:
O Meşhur Diyalog ve Efendimizin Cevabı
Hz. Aişe validemiz anlatıyor: "Peygamber'in hanımlarından hiçbirini, Hatice'yi kıskandığım kadar kıskanmadım. Halbuki onu hiç görmemiştim. Fakat Resulullah onu çok anardı. Bir defasında yine onu andığında dayanamadım ve şöyle dedim: "O, ağzının dişleri dökülmüş, yerine Allah'ın sana daha hayırlısını verdiği Kureyşli yaşlı bir kadından başka bir şey değildir!"
Bu söz üzerine Efendimiz’in (sav) mübarek yüzü değişti ve tarihe geçen şu cevabı verdi:
"Hayır, Allah bana ondan daha hayırlısını vermedi! İnsanlar beni inkar ederken o bana inandı. Herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti. İnsanlar benden yardımlarını kestiğinde o malıyla bana destek oldu. Ve Allah, diğer hanımlarımdan değil, ondan bana çocuklar ihsan etti."
Peygamber Efendimiz’in Gözünde Hz. Hatice Neydi?
Efendimiz’in Hz. Hatice’ye olan aşkını sadece bu sözlerle değil, hayatına yayılan şu ince davranışlarla da görebiliriz:
* İlk Sığınak: İlk vahiy geldiğinde, korku ve heyecanla koştuğu tek kişi oydu. Hz. Hatice ona, "Allah seni asla mahcup etmez; çünkü sen akrabayı gözetirsin, doğru konuşursun..." diyerek ona dünyadaki en büyük manevi desteği veren ilk kişi oldu.
* Vefanın Zirvesi: Hz. Hatice vefat ettikten yıllar sonra bile, Efendimiz bir koyun kesse, "Bunun bir kısmını Hatice'nin arkadaşlarına götürün" derdi. Onun hatırasını, onun sevdiği insanları severek yaşatırdı.* Huzurun Adı: Cebrail (as) bir keresinde Efendimiz'e gelerek, Hz. Hatice'ye Allah'tan selam iletmiş ve ona cennette inciden bir köşk müjdelemiştir. Efendimiz bu müjdeyi ona verirken, onun yanında bulduğu huzuru her şeyin üstünde tutmuştur.
* Hüzün Yılı: Hz. Hatice’nin vefat ettiği yıla İslam tarihinde "Hüzün Yılı" denmesi, onun Efendimiz'in kalbindeki yerinin sadece bir eş değil, bir kale, bir dert ortağı ve bir güç kaynağı olduğunu gösterir.
Hz. Hatice: "Gönüllerin Sultanı"
Efendimiz (sav), o hayatta olduğu sürece başka bir evlilik yapmamış; onunla geçen 25 yılı hayatının en huzurlu ve saf yılları olarak anmıştır. O, Efendimiz için sadece çocuklarının annesi değil; İslam’ın fidanının susuz kalmaması için malını, ömrünü ve asaletini feda eden bir "Kübra" (Büyük) idi.
"Hatice’nin sevgisi benim rızık olarak verildi." (Müslim)

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...