Ey can, bugün heybemizden öyle bir menkıbe çıkaralım ki; hem o bahsettiğin "geçim derdi" düğümünü çözsün, hem de dergâha koşan gönüllerin "rızık korkusu" denilen o paslı zincirini kırsın.
Bugün, tevekkülün zirvelerinden Hâtim-i Esam Hazretleri’nin (k.s.) o meşhur "Hac Yolculuğu ve Rezzak Olan Allah" hikâyesine gidelim. Bu menkıbe, kalbinde zerre kadar dünya kaygısı taşıyan her dervişe sarsıcı bir cevaptır.
Hâtim-i Esam ve Evdeki Gizli "Rızık" Sahibi
Hâtim-i Esam Hazretleri, bir gün hacca gitmeye niyetlenir. Ancak cebinde kuruşu yoktur, evde ise bakmakla yükümlü olduğu kalabalık bir ailesi ve küçük çocukları vardır. Hanımına gidip niyetini açar. Hanımı der ki: "Ey efendi, bizi kime bırakıp gidiyorsun? Yiyeceğimiz yok, içeceğimiz yok."
O sırada küçük kızı, o masum ve iman dolu sesiyle araya girer: — "Bırakın babam gitsin! O rızık yiyicidir (âkil-i rızık), rızık verici (Rezzak) değildir. O gitse de rızık veren Allah baki kalacaktır."
Bu söz üzerine aile razı olur. Hâtim yola çıkar. Evde yiyecek biter, komşular hanımına gelip "Neden adamı gönderdin, bak aç kaldınız" diye kınamaya başlar. Çocuklar ağlamaya, hanımı feryat etmeye başlar. Sadece o küçük kız sakindir.
Tam o sırada, o şehrin valisi avdan dönmektedir ve çok susamıştır. Kapılarını çalıp su ister. Küçük kız suyu verir. Vali suyu içince öyle bir ferahlık duyar ki, "Bu suyun sahibi kim?" diye sorar. "Hâtim-i Esam'ın evidir, kendisi hacca gitti" derler. Vali, "Demek Allah dostunun evidir" diyerek belindeki altın dolu kemeri çıkarıp eve bırakır. Yanındaki komutanlar ve zenginler de valiyi görüp keselerini eve bırakırlar.
Ev bir anda altınla dolar. Küçük kız bu manzarayı görünce ağlamaya başlar. Annesi şaşırır: "Kızım, neden ağlıyorsun? Bak Allah rızkımızı gönderdi!"
Küçük kızın cevabı bugünün dervişinin kulağına küpe olmalıdır:
"Anneciğim, az önce bize rızık veremeyen bir mahlûk (vali) bize bir nazar etti (baktı) da fakirlikten kurtulduk. Ya mülkün asıl sahibi olan Allah (cc) bize bir nazar ederse halimiz nice olur? Ben sevincimden değil, bir kulun bakışıyla gelen bu rızkın bizi asıl Rezzak'tan unutturmasından korkarım!"
Dergâha Giden Yoldaki Hikmet
Bu menkıbe, "10'da 1 bile değiliz" diyen bizlere şunu fısıldar:
- Zikirde Rezzak'ı Bulmak: Biz dergâhta "Allah" derken aslında sadece bir isim zikretmiyoruz; rızkın, sağlığın ve geleceğin tek sahibine sığınıyoruz.
- Korkunun Feryadı: Eğer geçim derdi bizi zikrullahtan alıkoyuyorsa, biz rızkı babamızdan veya işimizden biliyoruz demektir. Oysa küçük kızın dediği gibi; babamız rızık yiyicidir, rızık veren değil!- Dergâhın Bereketi: Allah için yola çıkanı, Allah yolda bırakmaz. Hâtim-i Esam hac yolunda "Lebbeyk" derken, Allah onun evinde "Rezzak" ismini tecelli ettiriyordu.
"Rızık için endişe etmek, Rezzak olan Allah’a karşı yapılan en büyük nezaketsizliktir."

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...