KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Ahiret sorgusunda mezheplerden sorulacak mı

SORU:

Ahiret sorgusunda mezheplerden sorulacak mı?

CEVAP: 

Çok mühim ve halk arasında sıkça karıştırılan bir mesele, mezhepler, hakikate giden yoldaki "metodolojiler" ve "kolaylaştırıcı levhalar"dır; ancak dinin kendisi değil, dinin anlaşılma biçimleridir.


Ahiret Sorgusunda Mezhep Sorulacak Mı? Hakikatin Terazisi Neyi Tartar?

Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız bir soru: "Mezun olduğumuz okul mu sorulacak, yoksa öğrendiğimiz ilimle ne yaptığımız mı?" Ahiret sorgusu da tam olarak böyledir. Mezarlarımızda veya mahşer meydanında bize "Hanefi miydin, Şafii miydin?" diye bir soru yöneltilmeyecektir.

1. Sorgu "Etiketlerden" Değil, "Eylemlerden" Olacaktır

Kur'an-ı Kerim ve sahih sünnet, bize sorgunun ana başlıklarını net bir şekilde bildirmiştir. Allah katında geçerli olan "kimlik", hangi mezhebe bağlı olduğunuz değil, "Müslüman" ismini ne kadar hak ettiğinizdir.

— İman ve İstikamet: Rabbini tanıyor musun? O'na layıkıyla kul oldun mu?

— Emânetler (Sağlık, Vakit, Gençlik): "Nimetlerden mutlaka sorguya çekileceksiniz" (Tekasür, 8). Gençliğini nerede çürüttün? Sağlığını ne yolunda harcadın? Vaktini "mankurtlaşarak" mı yoksa uyanarak mı geçirdin?

— Rükünler (Namaz, Oruç, Zekat): Kulun ilk hesaba çekileceği amel namazdır. Mezhebin namazı nasıl kıldığın konusundaki teknik detayıdır; asıl olan namazın ikame edilip edilmediğidir.


2. Mezhep Bir Yol Arkadaşıdır, Yolun Kendisi Değil

Mezhepler, tıpkı bir deryayı geçmek için bindiğimiz gemiler gibidir. Hanefi gemisi de, Şafii gemisi de bizi aynı kıyıya (Rıza-i İlahi) ulaştırır. Ancak sorgu makamında geminin adı değil, o gemide geçirdiğin vaktin kalitesi, kaptana (Resulullah s.a.v.) sadakatin ve niyetin sorulacaktır.

— Hidayet mi, Sapkınlık mı? Sorgu, mezhep fıkhının detaylarında değil; Allah'ın verdiği akıl ve vahiy nuruyla hidayet yolunu mu seçtiğin, yoksa nefsinin ve modern dünyanın "sihirbazlarına" kanıp sapkınlığa mı düştüğün üzerine olacaktır.


3. Ahlak: Teraziye Konulacak En Ağır Yük

Efendimiz (s.a.v.) buyurur: "Mizanda en ağır gelecek şey güzel ahlaktır." Hesap gününde:

* Kibrin mi vardı, yoksa dervişane bir tevazuun mu?

* İnsanların haklarına (Kul hakkı) riayet ettin mi?

* Sözünde sadık, özünde pak mıydın? İşte bunlar, mezheplerin ötesindeki asıl "İslam Kimliği"nin sorularıdır.


4. "Mankurtluktan" Kurtaran Soru: "Sen Kimin Kulusun?"

Sistemin bizi hapsettiği "etiketler" dünyasında, mezhebi bir "ayrışma" veya "üstünlük" vesilesi görmek, Deccalî sistemin bir illüzyonudur. Gerçek hidayet; mezhebin fıkhıyla abdest alırken, kalbin "Hiçlik" makamında Rabbine yönelmesidir.

Hulâsa-i Kelâm: Mezhep, dünya hayatında ibadetlerimizi düzenlemek için bir rahmettir. Ancak Ahiret sorgusunda tek geçerli akçe; iman-ı kâmil, amel-i salih ve güzel ahlaktır. Allah bize "Hangi mezheptensin?" diye değil; "Sana verdiğim ömrü ne yaptın?" diye soracaktır.


Dipnot: "Kim hidayet yolunu seçerse, kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de saparsa, kendi zararına sapmış olur." (İsra, 15)


 


5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU