KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Babanın En Zor Kararı

Gönül hanemize bugün düşecek olan o güneş, bizzat Kur’an’ın "İsar" (Kendisi ihtiyaç duyduğu halde başkasını tercih etme) ahlakının ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu olay, adaletin sadece kanunlarla değil, sevgi ve fedakarlıkla nasıl bir "güzellik" haline geldiğini bizlere fısıldar.


"Önce Canan, Sonra Can"

Günlük Sahne: "İmtiyaz ve Öncelik Yarışı"

Bugün imkan sahibi olanların ilk düşündüğü şey, genellikle kendi yakınları, çocukları ve "kendi çemberi" içindekilerdir. "Önce ben ve ailem, sonra diğerleri" anlayışının hakim olduğu bir dünyada, torpil ve kayırmacılık doğal karşılanır hale gelmiştir. Peki, bir baba olarak dünyanın en güçlü ve en sevilen lideri, öz kızının bir ricası ile toplumun en yoksullarının ihtiyacı arasında kalsaydı ne yapardı?

Asr-ı Saadet’ten Kesit: Fatima’nın Elleri ve Suffa Ehli

Hz. Fatıma (r.anha) validemiz, ev işlerini kendi başına yapmaktan yorgun düşmüş, el değirmeni çevirmekten elleri nasır tutmuştu. Bir gün Efendimiz’e (sav) bir miktar savaş esiri ve hizmetçi geldiğini duyunca, kendisine yardımcı olacak bir hizmetli istemek üzere babasının huzuruna çıktı.

Efendimiz (sav), canından çok sevdiği kızının o nasırlı ellerine bakarken kalbi sızlamıştı ama cevabı tarihin akışını değiştirecek bir adalet ve merhamet içeriyordu:

"Kızım, henüz Suffa ehlinin (Mescidde kalan yoksul öğrencilerin) karnını doyurmamışken, onlara harcayacak bir şey bulamamışken sana bir hizmetçi veremem. Ben o esirleri satıp, bedelini Suffa ehlinin ihtiyaçlarına harcayacağım."

Ardından kızının gönlünü almak için yanına gitti ve ona, dünyevi bir yardımcıdan çok daha kıymetli olan o meşhur "tesbihatı" (33 defa Subhanallah, Elhamdulillah, Allahu Ekber) öğretti. Bu, "Sana geçici bir rahatlık değil, ebedi bir huzur veriyorum" demekti.

Hissedilecek Hikmet: "Adalet, En Yakınından Başlar"

Bu tablodaki hikmet, Kur'an'daki "Kendileri muhtaç olsalar bile başkalarını öz nefislerine tercih ederler" (Haşr, 9) ayetinin hayattaki karşılığıdır.

Edeple edeplenmek; imkanlar elimize geçtiğinde "önce benimkiler" demek yerine, "en çok ihtiyacı olan kim?" diye sorabilmektir. Efendimiz (sav), kendi kızını toplumun en fakirlerinden üstün tutmayarak, adaletin saraylarda değil, bir babanın feragatinde başladığını göstermiştir. Gönülleri ısıtan bu güneş, bize şunu söyler: Gerçek sevgi, sevdiğine imtiyaz tanımak değil, sevdiğini de katarak herkes için adil bir dünya kurmaktır.


Bu duruş, hayatımıza girdiğinde "ben" merkezli dünyamız yıkılır ve yerine "biz" diyen, komşusunun açlığını kendi evindeki lüksten üstün tutan o büyük ruh gelir.


5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU