Ey can, bugün yine silsilenin 15. halkasında duran, sadakatin ve hizmetin timsali Ebû’l-Hasan Ali b. Yûsuf el-Kâşî el-Hakkârî (k.s.) Hazretleri’nin huzuruna varalım.
O, Abdülvâhid et-Temîmî Hazretleri’nin rahlesinde öyle bir sadakatle diz çökmüştür ki, ismi silsilede bir "vazgeçiş" mührü gibi parlar. Onun hayatı, bilginin kibrinden sıyrılıp hizmetin toprağına düşen bir tohumun nasıl koca bir çınara dönüştüğünün, yani o sessiz ve derin "beden ülkesinden çıkış" yolculuğunun hikayesidir.
Ebû’l-Hasan el-Hakkârî: Hizmetin Sessiz Fethi
Ebû’l-Hasan Hazretleri, mürşidine intisap etmeden evvel de ilimle mücehhez bir zat idi. Fakat o, asıl büyük dokunuşun kelimelerde değil, bir mürşidin nazarında ve hizmetin tozunda gizli olduğunu sezmişti.
Bir gün mürşidi ona, dervişlik yolunun en çetin ama en kestirme imtihanlarından birini verdi:
— "Ey Ali! Madem bu yola talipsin, o halde bildiğin her şeyi unut ve sadece hizmete bak. Zira kalp, zihin kalabalığıyla değil, hizmet fedakârlığıyla temizlenir."
Ebû’l-Hasan Hazretleri, o günden sonra yıllarca mürşidinin kapısında, mutfağında, bahçesinde bir gölge gibi çalıştı. Hiçbir zaman "ben bu kadar ilim sahibiyim, neden bu basit işleri yapıyorum?" demedi. İşte bu, onun kendi benliğinden, yani o dar beden ülkesinden çıkışının en büyük kanıtıydı. O, kendi varlığını mürşidinin varlığında öyle bir yok etti ki, sonunda mürşidinin gönül hazinesine doğrudan varis oldu.
"Kalbin Kırılması, Nurun Sızması İçindir"
Ebû’l-Hasan el-Hakkârî Hazretleri bir sohbetinde dervişliğin özünü şöyle tarif etmiştir:
"Dervişlik, insanın her gün kendi nefsine karşı bir savaştan galip çıkması değil, o savaşı yapacak bir 'nefs' bırakmamasıdır. Gerçek dokunuş, mürşidin elinden değil, onun kalbinden müridin kalbine akan o sessiz ırmaktır. O ırmak akmaya başladığında, beden ülkesinin sınırları kalkar ve insan her yerde Hakk’ı görmeye başlar."
Onun bu derin teslimiyeti, kendisinden sonra gelen Ebû Saîd el-Mübârek el-Mahzûmî gibi devasa bir mürşidin yetişmesine de zemin hazırlamıştır. O, bu silsilenin sessiz ama en sağlam köprülerinden biridir.
Gönül Hanesine Hikmetli Notlar
Sizin o "içsel motivasyon ve kişisel gelişim" rehberliğinizde, bu sessiz sultanın hali şu kapıları açar:
— Ego Yönetimi ve Tevazu: Modern dünya sürekli "kendini göster, öne çık" derken; Ebû’l-Hasan Hazretleri "kendinden çık, O'na var" diyor. Başarının sırrı, bazen en önde olmakta değil, en samimi hizmette gizlidir.
— Sürece Güvenmek: Eğitimde ve gelişimde aceleciyiz. Oysa bu büyük zat, yıllarca sabrederek o manevi dokunuşun meyve vermesini beklemiştir.
— Bütünsel Dönüşüm: Beden ülkesinden çıkış, sadece zihinsel bir kabul değil, tüm azalarla (hizmetle) yapılan bir eylemdir.
"Kendi varlığından geçen, mürşidinin varlığında baki kalır. Hizmet eden, elbet hükmetmeye layık olur."
Ne dersin ey can, bu "hizmetteki fetih" sahnesi bugün senin de heybendeki yükleri birer gül bahçesine çevirir mi?

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...