KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Bir Yumak İplikte Saklı Olan Sır

“Bir Yumak İplikte Saklı Olan Sır”

Hak dostlarının kutbu Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin dergâhına bir gün yaşlı, fakir görünümlü bir kadın geldi. Halk arasında ona “İplikçi Bacı” derlerdi. Çünkü geçimini el emeğiyle eğirdiği ipliklerden kazanırdı. Ne sarayı vardı ne serveti… Ama gönlünde öyle bir teslimiyet taşıyordu ki nice zengin gönül onun yanında fakir kalırdı.

Bir gün elinde küçücük bir yumak iplikle dergâha vardı.

Müridler kadına baktılar. Kimi içinden: “Bu küçücük hediyeyle Sultanlar Sultanının huzuruna mı gelinir?” diye geçirdi. Çünkü o gün dergâha: Altınlar getirenler vardı, keseler sunanlar vardı, pahalı hediyeler taşıyanlar vardı.

İplikçi Bacı ise avuç içi kadar bir yumak iplikle kapıda bekliyordu. Müridler, onun hediyesini küçük görüp geriye almak istediler. Tam o sırada Abdülkadir Geylani Hazretleri dışarı çıktı. Kadının mahcup hâlini gördü.

— “Nedir elindeki ey bacı?” buyurdu.

Kadın başını eğdi:

— “Sultanım… Geceleri kandil ışığında eğirdiğim birkaç ipliktir. Başka sunacak bir şeyim yoktur. Kabul buyurursanız gönlüm bahtiyar olur…”

İşte o an Kadirî yolunun o derin sırrı tecelli etti. Hazret, kadının elindeki küçücük yumağı öyle bir hürmetle aldı ki, sanki önüne dünya hazineleri serilmişti. Sonra müridlerine döndü ve buyurdu:

— “Siz buna küçük mü diyorsunuz? Bu ipliğin her telinde ihlas vardır. Nice altın vardır ki içinde gösteriş kokar; nice küçük hediye vardır ki Arş’a kadar yükselir.” O anda dergâhta sessizlik çöktü.

Çünkü herkes şunu anladı: Allah katında hediyenin büyüklüğü değil, kalbin ağırlığı vardı.

İşte Yesevî nefesi burada esmeye başlar: Ahmed Yesevi yolu der ki: “Bir lokmayı büyük yapan buğdayı değil, helalliğidir.” 

İplikçi Bacı’nın getirdiği yumak: iplikten küçüktü, ama ihlastan büyüktü.

Bir rivayet edilir ki Abdülkadir Geylani Hazretleri o ipliği öpüp başına koydu. Çünkü veliler eşyanın maddesine değil; içindeki sırrına bakarlar. İşte sizin o “benlik turşusu” dediğiniz fıçıyı çatlatan hâl tam da budur: İnsan yaptığı iyiliği büyüttükçe küçülür; küçük görüp Allah’a sundukça büyür.

Gönül Hanesine Hikmetli Notlar

— İhlasın Tartısı: Allah katında amelin hacmi değil, samimiyeti ağır gelir. Bir damla ihlas, dağ kadar gösterişten kıymetlidir.

— El Emeğinin Bereketi: Tasavvuf yolunda alın teri kutsaldır. İplikçi Bacı’nın yumak ipliği, helal lokmanın nurunu taşıyordu.

— Mahviyet Sırrı: Hak dostları hediyeye değil, kalbe bakar. Çünkü bazen bir fakirin küçücük ikramı, sultanların hazinesinden daha değerlidir.

“Allah’a giden yolda büyük işler değil; temiz kalpler yürür.”

Bu menkıbe bize şunu fısıldıyor ey can: Belki de Allah’ın kabul ettiği amel, insanların alkışladığı büyük işler değil; gece kandil altında kimse görmeden eğrilen o samimi ipliklerdir…



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU