KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Sırça Satıcısından Marifet Sultanına

“Sırça Satıcısından Marifet Sultanına”

Hak dostlarının büyüklerinden, gönül ülkesinin sultanlarından Şibli Hazretleri, ilk zamanlarında ilimde, makamda ve insanlar arasındaki itibarda yüksek bir mevkideydi.

Zekiydi… Bilgiliydi… İnsanların saygı gösterdiği bir kimseydi… Fakat tasavvuf yolunda yalnız ilim yetmezdi. Çünkü nefs, bazen cahilin sırtında değil; âlimin gönlünde saklanır.

İşte bu yüzden Şibli Hazretleri, zamanın kutbu olan Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin kapısına geldi. Bir gün mürşidi ona baktı. Sonra hikmet dolu bir sesle buyurdu:

— “Ey Şibli! Kendini mücahede denizine at ki, eline marifet cevherleri geçsin.” Şibli Hazretleri heyecanla sordu:

— “Ey din şeyhi! Ne yapmam gerekir?” Cüneyd Hazretleri buyurdu:

— “Git… Sırça sat.”

Bir anlık sessizlik oldu. Çünkü bu görev, ilim meclislerinde konuşan birine göre değildi. Ama hak yolunda aklın değil, teslimiyetin kapısı açılır. Şibli Hazretleri:

— “Niçin?” demedi.

— “Ben kimim?” demedi.

— “Bana yakışır mı?” demedi.

Emri aldı ve gitti. Tam bir yıl boyunca sırça sattı. Çarşılarda dolaştı… İnsanlarla pazarlık yaptı… Nefsinin hoşuna gitmeyen işlerle meşgul oldu… Bir yıl sonra tekrar mürşidinin huzuruna geldi.


Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri ona baktı. Sonra buyurdu:

— “Ey Şibli! Hâlâ düşüncelerinde dünya kokusu hissediyorum.” Bu söz gönlüne ok gibi saplandı. Çünkü veliler, insanın dışına değil;  içinde kalan son kırıntılara bakarlar. Sonra buyurdu:

— “Git. Bir yıl daha nefsinin burnunu yere sürecek bir işle meşgul ol.”

Şibli Hazretleri yine itiraz etmedi. Başını eğdi. Ve gitti. Bir yıl daha nefsini terbiye edecek işlerle uğraştı. Makamını unuttu… Şöhretini unuttu… İnsanların gözündeki yerini unuttu… Ama nefsini unutmadı. Çünkü savaş dışarıda değil, içerideydi.


Bir yıl sonra tekrar geldi. Bu kez şöyle dedi:

— “Ey yolun rehberi! Şimdi ne emredersiniz?” Cüneyd Hazretleri buyurdu:

— “Artık dervişlere ve dergâha hizmet et.”

İşte Kadirî yolunun en büyük sırlarından biri burada gizlidir ey can:

Nefis, makamla değil; hizmetle kırılır. İnsan insanlara hükmederken büyüdüğünü sanır. Ama Allah katında büyüklük, insanlara hizmet edebilmektedir. Şibli Hazretleri bir yıl boyunca dergâhta hizmet etti. Sofraları hazırladı… Misafirlere hizmet etti… Dervişlerin ihtiyaçlarını gördü… Kimse ona "âlim" demedi. Kimse ona "efendi" demedi. Ama Allah katında yükseliş tam da o günlerde gerçekleşiyordu.


Nihayet bir gün Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri onu huzuruna çağırdı.

Ve sordu:

— “Ey Ebû Bekir! Şimdi nefsinin değeri senin yanında nedir?” İşte bütün yılların özeti bu sorudaydı. Sırça satmak… Hizmet etmek… Nefsini ezmek… Hepsi bu soruya hazırlanmak içindi. Şibli Hazretleri derin bir ah çekti. Sonra gözleri yaşla dolarak dedi ki:

— “Kendimi yaratılmışların en aşağısı olarak görüyorum…”

İşte o an… Mürşidinin yüzünde memnuniyet ışıkları parladı. Ve buyurdu:

— “İşte şimdi kurtuldun ey Ebû Bekir!..”


İşte Yesevî hikmeti burada bütün ihtişamıyla görünür:

Ahmed Yesevi yolu der ki: “Dağ olmak isteyen yüksekte kalır. Toprak olan ise bütün çiçekleri büyütür.” Tasavvufun gayesi insanı insanların üstüne çıkarmak değildir. Kendi gözünde küçülte küçülte, Allah'ın rahmetine muhtaç bir kul hâline getirmektir. Çünkü nefs: "Ben oldum." der. Marifet ise: "Ben hiçbir şey değilim." der.


Gönül Hanesine Hikmetli Notlar

— Mücahede Olmadan Marifet Yoktur: Hakikatin cevherleri, nefsin rahat koltuklarında değil; mücadele meydanlarında bulunur.

— Hizmetin Sırrı: Tasavvufta hizmet eden küçülmez; aksine Allah katında yükselir.

— Nefsin Son Kalesi: İnsan bazen malı terk eder, makamı terk eder; fakat kendini beğenmeyi terk etmekte zorlanır.

— Hakiki Kurtuluş: İnsan kendisini büyük gördüğü müddetçe nefsin esiridir. Kurtuluş, aczini ve kulluğunu idrak etmektir.

“Nefis dağ gibi büyümek ister; Allah ise kulunu toprak gibi mütevazı görmek ister.”

Bu menkıbe bize şunu fısıldıyor ey can: Belki de Allah'a giden yolun en zor kısmı, dünyanın yükünü bırakmak değil; omuzlarımızda taşıdığımız "ben" yükünü bırakabilmektir...



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

أحدث أقدم

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU