Aşk İdrardan Bile Anlaşılır
Cüneyd-i Bağdadî rahmetullahi aleyh anlatıyor:
Bir gün şeyhimiz Sırrı Sakatî rahimehullah hastalandı. Hastalığının ne sebebini anlayabildik, ne de nasıl tedavi edileceğini bilebildik. Bize mütehassıs bir doktor tavsiye ettiler. Şeyhin idrarını bir şişeye koyarak ona götürdük.
Doktor, idrara uzun uzadıya baktı. Sonra bize dönerek:
— Zannederim bu idrar aşık birine ait olsa! dedi.
Ben bir nara koyuvererek bayılmışım, idrar şişesi de elinden düşüp kırıldı!
Dönünce Sırrı Sakatî rahimehullah’a durumu anlattım. Gülümseyerek:
— Allah canını almasın, nasıl da gördü! diye cevap verdi.
— Şeyhim, demek ki muhabbet idrardan bile belli olurmuş, dedim.
Bana:
— Tabii! karşılığını verdi.
Menkıbenin Sessiz Dersi
İnsan ibadetini, zikrini, dindarlığını gizleyebileceğini zanneder. Fakat kalpteki hakiki yöneliş, bedenin iradesini aşarak en umulmadık yerlerde bile kendini ele verir. Bir bakış… Bir nida… Bir sızı… Bir nefes…
Bunların her biri dışarıdan tesadüfi görünebilir. Fakat insanın kalbindeki ilahî aşk veya gizli bir zaaf, ne kadar saklanmaya çalışılırsa çalışılsın, ruhun aynasından sızar.
Nefis bazen gizlendiğini sanır. Fakat ariflerin nazarı, insanın kelimelerinden ziyade hâlinden ve derûnî sesinden anlar. Sırrın ifşası, bazen küçük bir baygınlıkla, bazen de elden düşen bir şişeyle gerçekleşiverir.
Aşkın İşareti Neyi Anlatıyor?
Cüneyd-i Bağdadî’nin elindeki şişeyi düşürüp bayılması, tek başına fiziksel bir zafiyet değil, kalbin taşıyamayacağı kadar ağır bir hakikatle yüzleşmesidir.
Menkıbenin asıl dersi tıbbi bir teşhis değil, ilahî aşkın gizlenemezliğidir. İnsan bir şeye gönül verdiğinde, sıradan bir tabip bile o kalbin yangınını sezinleyebilir.
Kâdirî terbiyede aşk, iddiayla yaşanmaz; hâlle yaşanır. Dilin "seviyorum" dediğini, kalbin ve bedenin ritmi ele verir.
Yesevî terbiyede ise insanın iç alemindeki hırs, korku veya aşk, mutlaka dış dünyaya bir şekilde yansır. Kul ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, içindeki hakikat dışarıya sızar. Bu yüzden tasavvuf yolunda esas olan, sahte bir gizlilikle yaşamak değil, kalbi haktan başka her şeyden arındırmaktır.
İdrarın Gösterdiği Sır Ve Nefsin Halleri
Bedenin atıkları bile ruhun halinden izler taşıyorsa, insanın kalbindeki kibir, riya veya ilahî aşk gizli kalabilir mi?
Bir insanın eli titrer, tedbir alır. Fakat kalbi titrer, fark edemez. Kul günah işler, kimse görmediğini zanneder. Fakat kalbin karartısı yüzüne, sesine ve tavırlarına yansır.
Kur'an-ı Kerim: “O, gözlerin hain bakışlarını ve kalplerin gizlediklerini bilir.” Mü’min Sûresi, 19
Demek ki insanın iç dünyasındaki her meyil, evrende yankı bulur. Gizlenen hiçbir şey yoktur ki vakti gelince aşikar olmasın.
Kadiri Ders: Muhabbetin Gizlenemezliği
Kâdirî yolunda muhabbet, ateş gibidir; dumanı mutlaka tüter. Sırrı Sakatî hazretlerinin hastalığı, fiziksel bir rahatsızlıktan ziyade, ilahî vuslat özleminin bedene yüklediği bir ağırlıktı.
Cüneyd’in o an bayılması, şeyhine olan bağlılığının ve ilahî aşkın kalbindeki şiddetinin dışa vurumuydu. Gerçek aşık, sırrını saklayamaz. Çünkü aşk, insanın iradesini aşan ilahî bir dalgadır.
Yesevi Ders: Özün Söze Vurması
Hoca Ahmed Yesevî ocağında derviş, özüyle sözü bir olmak zorundadır. İçi başka, dışı başka olanın yol alması imkansızdır.
Cüneyd-i Bağdadî'nin bu menkıbesi, dervişin iç dünyasının ne kadar şeffaf olduğunu gösterir. Doktorun teşhisi, dış gözün bile iç alemdeki yangını nasıl sezinleyebileceğinin delilidir. İnsan kendi içindeki aşkı veya noksanı başkalarından saklasa bile, kainatın dili o sırrı ifşa eder.
Bugünün İnsanına Mesaj
Bugün insan, kalbindeki hastalıkları veya arzuları gizleyebileceğini sanıyor. Sosyal hayattaki maskelerimizle gerçeğimizi örtebildiğimizi zannediyoruz. Oysa kalbin yöneldiği yer, en umulmaz anlarda dilimizden, bakışlarımızdan veya tepkilerimizden dökülüveriyor. Müminin vazifesi, kalbini lüzumsuz sevgilerden arındırıp hakiki bir aşkla doldurmaktır. İnsan kendisine şu soruları sormalıdır:
— Bugün kalbim kime ve neye aşık?
— İçimdeki hangi gizli meyil dışarıya sızıyor?
— Rabbime olan sevgim, hayatımın neresinde kendini ele veriyor?
Gerçek uyanış, insanın kendi içindeki bu ilahî ve nefsânî sırları fark etmesiyle başlar. Bugün kalbini en çok meşgul eden ve dışarıya yansımasından çekindiğin en baskın duygu sence hangisidir?

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...