Kıllet-i Menam
Kıllet-i Menam Disiplini: Gece Uyanıklığı ve Keşif Aynası
Bismillah, elhamdülillah. Vesselatü vesselamü ala Resulillah.
Yazı serimizin ilk bölümlerinde dilin sükutunu ve kalbi cilalayan açlık (kıllet-i taam) disiplinini işlemiştik. Bilmek gerekir ki, az yiyen kulun midesindeki hararet durulur, kanı incelir ve bu hafiflik bedeni tabii olarak serimizin üçüncü büyük rüknüne taşır: Kıllet-i Menam, yani geceyi ibadetle, az uykuyla ihya etme disiplini.
Tasavvuf büyüklerinden biri şöyle buyurmuştur: "Kim ihlas ile kırk gün Allah'a ibadetle geceyi uykusuz geçirse, kendisine göklerin sırları açılır." Aynı zat, bütün hayırların dört esasta toplandığını belirtirken, gece uykusuzluğunu bu yolun en sarsılmaz sütunlarından biri olarak zikretmiştir. Çünkü uykusuzluk, nefsin gaflet perdesini yırtan en keskin kılıçtır.
Âlimlerin Uykusundaki Sır ve Abdâlin Sıfatı
Tasavvuf yolunda uykusuzluk, sadece bedene eziyet etmek demek değildir. Gece ibadetinde uzunca uykusuz kaldıktan sonra, bedenin fıtri ihtiyacından dolayı uykunun galebe çalmasıyla uyuyan âlimlerin ve ariflerin uykusu sıradan bir uyku değildir. Onların bu zaruri uykusu; manevi bir keşif, ilahi bir müşahede, Cenâb-ı Hakk'a bir yakınlık ve Rabbani bir feyiz kaynağına dönüşür. Beden uyusa da kalp uyanık kalır.
Nitekim şu üç haslet, Abdâlin (velilerin ve salihlerin) en bariz sıfatıdır:
Yemeleri: Sadece hakiki açlık halinde olur.
Uykuları: Sadece kaçınılmaz bir zaruret durumunda olur.
Konuşmaları: Sadece ihtiyaç miktarında, tevhid ekseninde olur.
Kim yüce Sevgili (c.c.) için gece uykusuz kalmayı göze alırsa, gündüzün fitneleri ve nefsani arzuları ona muhalefet edemez, onu yolundan alıkoyamaz. Çünkü Rabb'i, ona gece ibadetinde Kendisi için uykusuz kalma şerefini ve mukavemetini lütfetmiştir.
Hasan-ı Basri Hazretleri’nin Çarşı Tespiti ve Kaylûle Sünneti
Tâbiînin büyüklerinden Hasan-ı Basri Hazretleri bir gün çarşıya çıktığında, insanların fuzuli bir gürültü içinde olduğunu, boş ve çokça konuştuklarını işitince sarsıcı bir tespitte bulunmuştur:
"Zannediyorum bunların geceleri, uyku ile zayi edilmiş kötü bir gecedir. Bunlar, gece ibadetine yardımcı olması için gündüzün sünnet olan kaylûle uykusunu yapmayıp, çarşı pazarda boş işlerle vakit öldürüyorlar."
Hasan-ı Basri Hazretleri’nin işaret ettiği bu hakikat, bizzat Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şu emrine dayanmaktadır:
"Gündüz öğle vakti kaylûle yapınız (bir miktar uyuyunuz). Şüphesiz şeytanlar gündüz öğle vakitleri kaylûle yapmazlar. Gündüz kaylûle yaparak gece ibadetine (teheccüde) destek sağlayınız." (Taberânî)
Sabır, Namaz ve Mücahede
Yüce Rabbimiz Bakara Suresi 153. ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır: "Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile yardım isteyiniz." Müfessirler ve sülûk ehli zatlar, bu ayetteki "yardım isteme" emrine şu derin manaları vermişlerdir:
"Oruçla (açlıkla) ve gece ibadetinin uykusuzluğuyla Allah’tan yardım isteyiniz."
"Nefisle yapılacak o büyük mücahedeye karşı; açlık, riyazet ve gece namazıyla ilahi destek talep ediniz."
"Günahlardan ve asrın haramlarından sakınmaya karşı, sabır ve namaz kalkanına sarılınız."
Seyyidimiz Geylânî Çizgisinde Kronik Hastalara Müjde
Yazı serimizin başında da belirttiğimiz gibi; kalp, şeker veya tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olup ağır ilaçlar kullanan ve tıbben uzun uyumak zorunda olan ihvanımız bu devletten mahrum kalacak değildir.
Seyyidimiz Abdülkadir Geylânî Hazretleri’nin usulünce; bir hasta yatağına abdestli girer, dilini zikir ve istiğfara bağlar, "Rabbim, sıhhatim elverseydi ben de bu geceyi uykusuz ihya ederdim" niyetiyle uykuya dalarsa, onun uykusu baştan aşağı teheccüd namazı ve ibadet sayılır. Şeytanın damarlardaki yolu açlıkla nasıl daraltılıyorsa, hasta kulun hastalığa gösterdiği rıza ve sabırla da tamamen kapatılır.
Rabbim gecelerimizi gaflet uykusundan muhafaza buyursun; uyanıklığımızı zikir, uykumuzu keşif ve yakınlık vesilesi eylesin. Amin.

Yorumlar
Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...