Gönül kalemimizi bugün, "yük" olarak taşınan bilginin nasıl "kanada" dönüştüğünü anlatan o ince sırlar sayfasına daldıralım. Madem her gün yeni bir başlangıç, bugün zihnimizdeki o ağır kütüphaneleri boşaltıp kalbimizdeki tek bir satıra odaklanalım.
Abdülkadir Geylani ve "Yıkanan Sayfalar"
Bağdat’ın en parlak talebelerinden biri, Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin huzuruna gelir. Heybesi tıka basa el yazması kitaplarla, zihni ise binlerce fıkhi ve kelami meseleyle doludur. Gururla der ki: "Efendim, okumadığım şerh, ezberlemediğim kaide kalmadı. Ama hala kalbimde o beklediğim nur yanmadı. Nerede hata yapıyorum?"
Geylani Hazretleri şefkatle gülümser ve yanındaki müridlerinden birine der ki: "Evladım, bu genç arkadaşı nehir kenarına götür. Elindeki tüm o kağıtları, kitapları suya sokup yıkasın. Tek bir harf mürekkep kalmasın."
Talebe dehşete düşer. Yılların emeği, uykusuz gecelerin mahsulü olan o kitapları suya atmak, onun için canından vazgeçmek gibidir. Ama Geylani'nin heybeti karşısında itiraz edemez. Nehir kenarına gider, ağlayarak kitaplarını suya batırır. Mürekkep akıp gider, sayfalar bembeyaz kalır.
Geri döndüğünde, elleri boş ama omuzları hafiflemiş bir haldedir. Geylani Hazretleri buyurur: "Bak evladım, sayfalar temizlendi. Şimdiye kadar o kitapları sırtında taşıyordun, onlar senin yükündü. Bilgi, kağıtta kaldığı sürece bir ağırlıktır; kalbe indiği ve yaşandığı sürece bir nurdur. Sen 'ben biliyorum' yükünden kurtuldun, şimdi 'ben oluyorum' kanadını takabiliriz."
Hisse: Satırdan Sadra Yolculuk
Hatalarımızı düzeltmek için bazen "doğru bildiğimiz" yanlışları yıkamak gerekir.
* Yük: Yaşanmayan, sadece başkalarına anlatmak için biriktirilen teorik bilgidir.
* Tecrübe: O bilgiyi suya sokup, asıl kalıcı olan "hakikati" kalpte tutabilme cesaretidir.* Yeniden Başlamak: Bembeyaz kalmış bir sayfa gibi, önyargısız ve tertemiz bir niyetle hayata bakmaktır.
İki Ekolün Sentezi ve Hikmet Dokunuşu
1. Kadiri Ekolünün Dokunuşu (Tasfiye ve Arınma): Geylani Hazretleri burada "el-Kuddüs" isminin bir tecellisini gösterir. Kadirilikte ruhun yükselmesi için önce nefsin ve zihnin gereksiz kalabalıklardan temizlenmesi şarttır. "Kitapları yıka" emri, aslında "zihnindeki putları ve benliğini yıka" demektir. Yükten kurtulmak, en kıymetli sandığın şeyi bile feda edebilme iradesidir.
2. Yesevi Ekolünün Dokunuşu (Hizmet ve Sadadelik): Ahmed Yesevi yolu ise bu beyaz sayfayı "öz" olarak tanımlar. Hikmetlerinde der ki: "Dua kılan (dua eden) dervişin kalbi saf gerek." Yesevilikte esas olan, çok şey bilmek değil, bildiğin o tek bir harfi "hizmet" ve "samimiyet" ile hayata geçirmektir. Bilginin yükü, ancak tevazu toprağında eridiğinde meyve verir.
Netice: Eğer bugün zihninde çözemediğin çok fazla soru, üzerinde çok fazla "meli/malı" yükü varsa; gel o sayfaları bir anlığına "teslimiyet" nehrine bırakalım. Hafiflemek için daha çok şeye sahip olmaya değil, seni yoran fazlalıklardan arınmaya ihtiyacın var.

إرسال تعليق
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...