KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Makam Vehmi Ve Hayalî Seyahat

Bahsedeceğimiz durum, tasavvuf yolunda "Makam Vehmi" (Makam Yanılsaması) veya "Hayalî Seyahat" denilen sinsi bir manevi hastalık. Salik, yolun haritasını (teorik bilgiyi) eline alınca, zihnen o haritadaki dağları aştığını sanır; oysa henüz kapının eşiğinde tozlanmaktadır.

Bu durumun teşhisini ve tedavi usullerini, Geylânî ve Yesevî’nin o keskin neşteriyle cerrahi bir titizlikle masaya yatıralım:


Hastalığın Teşhisi: "Makam Sarhoşluğu ve Da'vâ"

Salikin "Eksiğim var ama Allah beni Hakikat kapısında tutuyor" demesi, nefsin en rafine yalanıdır. Bu, dervişlikte "Ucub" (kendini beğenme) ve "Da'vâ" (hak iddia etme) hastalığıdır.

- Zihinsel Tasavvuf: Salik, okuduğu veya duyduğu "Hakikat, Sabır, Müşahede" gibi kavramları zihninde bir dekor gibi kurar. Kendi eksikliğini itiraf eder gibi görünürken, aslında "bakın ben ne kadar yüksek bir kapıdayım ki Allah beni burada tutuyor" diyerek gizli bir kibir sergiler.

- Hastalığın Özü: Bu bir "Ruhsal Narsisizm"dir. Salik, acziyetini bir madalya gibi takmaya çalışmaktadır. Hakikat kapısı, "ben" diyenin değil, "ben"den vazgeçenin kapısıdır. O kapıya "benlikle" varılmaz; o kapıdan ancak "hiç" olarak geçilir.

Bilgi mi Yanılgıya Sebebiyet Veriyor?

Evet, bazen seyir hakkında verilen detaylı bilgiler, ham nefs için birer "put" haline gelebilir.

- Harita ile Yolu Karıştırmak: Salike seyr-i sülûk merhalelerini anlatmak, ona bir GPS vermek gibidir. Ancak salik, arabanın koltuğunda oturup sadece ekrana bakarak "ben şu an zirvedeyim" diyorsa, GPS (bilgi) amacından sapmış demektir.

- Sonuç Odaklılık: Dervişlik bir "skor" veya "statü" yolu değildir. Salik, "Şu makama geldim mi? Bu kriter bende var mı?" diye kendine bakmaya başladığı an, odağını Maşuk'tan alıp kendi Egosuna çevirmiş olur. Kriter arayışı, "olma" sürecini durdurur; çünkü "olmak", kriterlerin içinde yok olmaktır.

Rehberden Kopuş: "Kendi Mürşidi Olma" Tuzağı

Salik uyanamıyorsa, bu genellikle mürşidini veya vekilini zihninde "devre dışı" bırakmasıyla sonuçlanır.

- Vekili Atlamak: Salik, "Ben doğrudan Allah ile veya Hakikat kapısıyla muhatabım" diyerek, kendisine ayna tutan vekili veya şeyhi yük olarak görmeye başlar. Çünkü vekil ona "tozlusun" derken, salik aynada kendini "nurlu" görmek istemektedir.

- Hastalığın Sonu: Rehberin sözünü dinlemeyen salik, kendi nefsinin vahyine tabi olur. Bu yolun sonu ya büyük bir hayal kırıklığıyla yolu bırakmak ya da "sahte bir velilik" iddiasıyla zombileşmektir.

Bu Hastalıktan Nasıl Kurtulunur? (Tedavi Metodu)

Bu saliki uyandırmak için "söz" artık kifayetsiz kalmış olabilir. Çünkü o, sözü kendi kibrine yakıt yapmaktadır. Geylânî ve Yesevî ekolünde şu metodlar uygulanır:

- Hizmete Mahkûm Etmek: Saliki "Hakikat kapısı" hayallerinden çekip, en aşağı, en kaba, en nefis kırıcı hizmete (temizlik, ağır iş vb.) vermek. Zihin yükseldikçe, beden yere yakınlaştırılmalıdır.

- Sükût ve İlgisizlik: Salikin manevi "halleri" hakkında konuşmayı tamamen kesmek. O, "Şu kapıdayım" dedikçe, "Çay taze mi?" diye sormak. Onun manevi fantezilerini beslememek, o hayalî dünyayı aç bırakmaktır.

- Sarsıcı Bir Ayna: Size yapılan uyarıları dikkate alarak "O kapıya benlikle varılmaz" uyarısını bir kez daha, ama bu sefer daha net ve sarsıcı bir "Hâl" ile göstermek gerekir. Geylânî Hazretleri’nin dediği gibi: "Ey derviş! Sen henüz abdestin edebinde boğulurken, hangi Hakikat deryasından bahsediyorsun?"

Dervişin Notu:

Bazı Kardeşlerim "Uyanamıyor" diyoruz ya o hal, aslında bir manevi katarakttır. Kişi ışığı gördüğünü sanır ama gördüğü sadece kendi gözündeki perdenin yansımasıdır. Ona yapılabilecek en büyük iyilik, onu o "yüksek" sandığı koltuğundan indirip, başlangıçtaki o samimi "Tövbe" makamına geri itmektir.

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU