KADİRİ YOLU

Kadiri Yolu
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Gençliği Esir Alan İllüzyonlar

Zamanımızın gençliği, adeta her yönden kuşatılmış bir kaleye kale içinde yaşamaya çalışıyor. Eskiden sadece "cam camın" (televizyonun) içinden sızan tehlikeler, şimdi cebimizdeki telefonlarla ruhun en mahrem odalarına kadar girmekte. Bahsedeceğimiz bu "buhran", aslında bir anlam boşluğu ve kimlik krizidir.

İslam’ın hikmetli bakış açısıyla bu kuşatmadan çıkış yollarını bulmaya çalışalım:


Modern Labirent: Gençliği Esir Alan İllüzyonlar

Gençler bugün sadece dış dünya ile değil, ekranların yarattığı "sahte cennetlerle" de savaşıyorlar:

Mafya ve Aşk Dizileri: Bu yapımlar, "gücü" adalette değil zorbalıkta; "aşkı" ise iffette değil hazda aratıyor. Genç, gerçek hayatta bulamadığı otoriteyi mafia dizilerindeki karanlık kahramanlarda, duygusal boşluğu ise pembe dizilerdeki çarpık ilişkilerde doldurmaya çalışıyor.

Sosyal Medya ve Fenomenlik Çarkı: "Görülüyorum, öyleyse varım" anlayışı, gençleri beğeni köleliğine itiyor. Trend olma arzusu, fıtrattaki "değerli olma" ihtiyacının yanlış bir mecraya akmasıdır.

Sapkın Akımlar ve Madde Bağımlılığı: Bir çıkış bulamayan, ruhu daralan genç; geçici bir "uçuştan" kalıcı bir "düşüşe" geçiyor. Esrar partileri ve sapkın yapılar, aslında "aidiyet hissi" arayan ama yanlış kapıyı çalan ruhların çığlığıdır.


İslam’ın Bakışıyla: Ruhun Açlığı Nasıl Doyurulur?

İslam, genci sadece "yasaklarla" kısıtlayan bir din değil, ona varoluşsal bir asalet sunan bir nizamdır.

Gaye Eksikliği: "Niçin Yaşıyorum?"

Gençlerin en büyük sancısı hedefsizliktir. İslam gence şu vizyonu verir: Sen tesadüfen burada değilsin, sen alemlerin Rabbinin muhatabısın. İlahi İkaz: "İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?" (Kıyâme Sûresi, 75:36) Eğlence ve sosyal medya odaklı hayat, genci "tüketici" yapar; İslam ise onu "inşa edici" (halife) olmaya çağırır.

Sahte Kahramanlar Yerine Hakiki Modeller

Gençlik, doğası gereği birine hayran olmak ister. Mafya liderlerine hayran olan gence, Hz. Ali’nin cesaretini, Hz. Mus’ab bin Umeyr’in serveti elinin tersiyle itip davasına sarılışını "onun dilinden" anlatmak gerekir.

Çözüm: Kuru kuraya nasihat değil, yaşayan örnekler (şahsiyetler) sunmak.

Kalbin İtikafı: Sosyal Medya Orucu ve Manevi Reçete

Tasavvufun "halvet der encümen" (halk içindeyken Hak ile beraber olmak) prensibi, bugünün dijital dünyası için en büyük ilaçtır. Gençlere, ekranlardan uzaklaşıp kendi iç dünyalarına dönecekleri manevi duraklar (sohbet halkaları, sanat atölyeleri, gönüllülük faaliyetleri) oluşturulmalıdır. Ruhu beslenmeyen genç, bedeniyle isyan eder. Zikir ve tefekkür, dijital gürültünün en büyük panzehiridir.


Buhrandan Çıkış İçin "Yol Haritası"

Gençliği bu fırtınadan çekip çıkarmak için şu üçlü sacayağı şarttır:

1. Şefkat Dili: Onları yargılamak yerine, neden bu yollara saptıklarını anlayacak bir "gönül dili" kurmalıyız. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) gençlere gösterdiği o muazzam güveni (genç yaşta komutan ataması gibi) yeniden canlandırmalıyız.

2. Alternatif Mecralar: "Yapma" demek yetmez; "şunu yap" diyeceğimiz, enerjisini boşaltacağı helal ve estetik alanlar açmalıyız. (İslami sanatlar, spor, bilimsel projeler).

3. Ailede "Huzur" İklimi: Genç dışarıda huzur aramadan önce, evde "sekine" (huzur) bulmalıdır. Evde sevgi görmeyen genç, dışarıdaki sahte alkışların kurbanı olur.

Unutmayalım: Gençlik bir "sorun" değil, bir "imkân"dır. Eğer biz onların gönlüne "Allah aşkını" yerleştiremezsek, dünya bin bir türlü "aşk" ve "tutku" maskesiyle o boşluğu dolduracaktır.



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

Kadiri Yolu