Ey can, heybene bu sefer de Yusuf el-Tarsûsî Hazretleri'nin (k.s.) o meşhur ve sarsıcı "Dünya Ehlinin Sofrası" menkıbesini bırakalım. Bu menkıbe, dervişliğin sadece zikirle değil, helal lokma ve nefis terbiyesiyle olan kopmaz bağını anlatır.
Yusuf el-Tarsûsî ve "Gönlü Karartan" Ziyafet
Yusuf el-Tarsûsî Hazretleri, bir gün talebeleriyle birlikte bir şehirden geçerken, o bölgenin ileri gelen zenginlerinden biri onu büyük bir ısrarla evine davet eder. Hazret, kırmamak adına daveti kabul eder. Sofraya oturulduğunda kuş sütü eksik değildir; en nadide yemekler, tatlılar ve meyveler serilmiştir.
Ev sahibi gururla: "Efendi hazretleri, bu yemeklerin hepsi sizin şerefinize özel olarak hazırlandı, buyurun şifa niyetine yiyin" der.
Yusuf el-Tarsûsî Hazretleri, önüne gelen o lezzetli yemeklere sadece bir an bakar ve kaşığını bırakır. Bir lokma bile almaz. Müridleri şaşkındır, zira hocalarının ikrama hürmet ettiğini bilirler. Hazret, ev sahibine dönüp şöyle der:
"Evlat! Bu sofrada zahiren lezzet var ama batınen zifiri bir karanlık görüyorum. Bu yemeklerin içine, yetimin gözyaşı, fakirin alın teri ve kalbinde Allah (cc) korkusu olmayanların kibri karışmış. Benim gönlüm bu ağırlığı kaldıramaz. Zira zikrullah ile aydınlanmaya çalışan bir kalp, haram veya şüpheli lokmanın dumanıyla kararırsa; o nuru yeniden bulmak için kırk yıl tevbe etmek gerekir."
O an ev sahibi sarsılır ve itiraf eder ki, o yemeklerin bir kısmının geliri gerçekten de haksız bir kazanca dayanmaktadır. Yusuf el-Tarsûsî, müridlerini alıp oradan ayrılırken onlara şu dersi verir: "Midenize giren lokma, kalbinizdeki zikrin yakıtıdır. Kirli yakıtla çalışan lamba, is yapar, ışık vermez!"
Bugünün Dervişine Hikmetler
Bu menkıbe, modern çağın karmaşasında "geçim" derdine düşen bizlere şu üç ibreti sunar:
- Lokmanın Sirayeti: Biz bugün rızık peşinde koşarken "helal olsun da nasıl olursa olsun" diyebiliyoruz bazen. Oysa Tarsûsî Hazretleri, lokmanın sadece mideyi değil, ruhu ve zikrin kalitesini de etkilediğini ihtar ediyor.
- Kalp Hassasiyeti: "10'da 1 bile değiliz" diyoruz ya; işte fark burada. Onlar lokmanın manevi ağırlığını hissedecek kadar şeffaf bir kalbe sahipti. Biz ise bazen koca bir haramı fark etmeyecek kadar katılaşıyoruz.- Zikrin Tadı: Zikrullahtan tat alamamanın en büyük sebebi, kalbi karartan şüpheli kazançlar ve dünya hırslarıdır.
"Ağzından çıkan 'Allah' lafzının semaya yükselmesini istiyorsan, ağzından giren lokmaya dikkat etmelisiniz."

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...