KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Şaz Hadis

Şâz Hadis 

Şâz hadis bir râvînin “rivâyette yalnız kalması” ve “güvenilir ravilere muhâlefet” noktalarından hareketle iki şekilde tanımı yapılan zayıf bir hadis çeşididir. Birinci noktadan hareketle şâz hadis, “güvenilir (sika) bir râvînin kendisine tabi olanı bulunmaksızın tek başına rivâyet ettiği hadistir.”


İkinci noktadan hareketle şâz hadis, “güvenilir (makbûl) bir râvînin kendisinden daha güvenilir (makbûl) bir râvîye ya da râvîlere muhâlif olarak nakletteği rivâyettir” şeklinde tanımlanmıştır. (Çakan, İsmail, Lütfi, Hadis Usûlü, s.125; es-Sâlih, Subhî, Hadis İlimleri ve Hadis Istılahları, s.165.) Hadisin şâz olabilmesi için infirâd (yalnız kalma) ve muhalefetin birlikte bulunması gerekir. Bu ikisini birlikte tek tanımda birleştirerek şâz hadisi şöyle tanımlamak daha uygundur: 


“Şâz hadis, güvenilir bir râvînin, kendisinden daha güvenilir bir râvîye aykırı olarak rivâyet ettiği ve tek başına naklettiği hadistir.” 


Güvenilir bir râvî, gerek zabt fazlalığı gerekse râvîlerde aranan diğer hususlar itibariyle kendisinden daha üstün bir râvîye veya râvîlere aykırı olarak bir hadis rivâyet etmiş ve rivâyetinde tek kalmış ise bu durumda hadis şâz olur.(Yücel, Ahmet, Hadis Usûlü, s.187; Aydınlı, Abdullah, Hadis Istılahları Sözlüğü, s.143. Sıhhat Açısından Hadis Çeşitleri 233 olarak kabul edilecektir.)


Hadisin şâz olması hadisin sıhhatine engel olmaktadır. Sahih hadisin şartları içerisinde hadisin şâz olmaması yer almaktadır. Hadis şâz olduğu takdirde zayıf olarak kabul edilmektedir. Şâz hadise “münker” ya da “merdûd” da denilmiştir. “Şâz”ın zıddı ise güvenilir râvîlerin rivâyeti anlamına gelen “mahfûz” terimidir. 


Şâzlık senette olabileceği gibi metinde de olmaktadır. Örnek olarak şunları zikredebiliriz: 


Senedin Şaz Olması: Bişr b. Muâz – Abdulvâhid b. Ziyâd – A’meş – Ebû Sâlih –Ebû Hureyre isnâdıyla rivâyet edildiğine göre Hz. Peygamber, “Biriniz sabahın iki rekatını kılınca sağ tarafı üzerine yatsın buyurmuştur.” 


Hadisin isnâdında bulunan Abdulvâhid b. Ziyâd güvenilir bir râvîdir ve hadisi Hz. Peygamber’in sözü olarak rivâyet etmiştir. Aynı hadisi nakleden diğer güvenilir râvîler ise hadisin metninde haber verilen hususu Hz. Peygamber’in fiili olarak rivâyet etmişlerdir. Dolayısıyla ortada daha güvenilir râvîlerin rivâyetine muhâlefet/aykırılık bulunmaktadır. Bu durumda Abdulvahid b. Ziyâd’ın hadisi şâz olmaktadır. Güvenilir râvîlerin rivâyeti ise mahfûzdur. 


Metnin Şaz Olması: وشرب أكل أيام التشريق أيام” Teşrik günleri yiyip içme günleridir” hadisi bütün senetlerde bu lafızlarla rivâyet edilmiştir. Musa b. Uleyye b. Rebâh ise, babasından o da Ukbe b. Âmir’den التشريق أيام و عرفة يوم lafzıyla Arefe gününü de eklemiştir. Metindeki bu ziyâde şazdır. Birinci metin ise mahfûzdur. 


Bazı âlimler sadece bir isnâdı bulunan ve tek bir râvî tarafından rivâyet edilen hadisleri de şâz olarak isimlendirmişlerdir. Bu durumda söz konusu hadisin sıhhati, râvîsine göre değerlendirilecektir. Râvîsi güvenilirse “sahih” yani “makbul”, zayıf ise “zayıf” yani “münker/merdûd” olarak kabul edilecektir. (Yücel, Ahmet, Hadis Usûlü, s.187; Aydınlı Abdullah, Hadis Tesbit Yöntemi, s.112.)


Ehl-i rey şâz tabirini genellikle isnaddan ziyâde metinle ilgili olarak kullanır. Onlar şâz hadisi, ma’rûf sünnetin karşılığı olarak zikrederler. Onlara göre ma’rûf olmayan, fakîhler tarafından bilinmeyen, Kur’ân ve sünnete aykırı olan rivâyet şâz ve merduttur. (Özşenel, Mehmet, Ebû Yûsuf’un Hadis Anlayışı, s.49-50.) 


Nevevi, Şaz Hadis İçin şu tarifleri kaydeder.

1- Şafii ve Hicaz ulemasından bir cemaate göre Sika bir kimsenin nasın rivayetine muhalif rivayetidir, başkasının rivayet etmediği şeyi rivayet etmesi değil.

2- Ebu Ya’la el-Halili der ki: Hadis lafızlarının kabul ettiği tarife göre, şaz, tek isnadı bulunan rivayettir, Sika veya gayr-i Sika rivayet etmiş, fark etmez. Şayet gayr-i Sika rivayet etmişse metruk(terk edilmiş, bırakılmış, kullanılmaktan vazgeçilmiş)tur, Sika rivayet etmişse tevakkuf edilir, ancak onunla ihticac (hüccet) olunmaz.

3- Hakim Ebu Abdillah der ki: Şaz sika’nın teferrüd ettiği rivâyettir, öyle ki mutabık de yoktur. Suyuti “Hakim le el-Halili’nin tariflerini, adl ve zabıt ravilerin teferrudleriyle bağdaştırmak zordur.”der ve “niyetler amellere göredir…” hadisi ile “Vela’nin satışını yasaklayan” hadisleri zikrederek, bunlar gibi ulaşmanın amele esas kıldığı pek çok sahih hadisin varlığını hatırlatır ve ilave eder:

“Doğru olanı, tafsil etmektir. Böyleleri, teferrüd( herkesten ayrılıp tek, yalnız, tenha kalma )leriyle kendilerinden daha çok hadis bilen (ahfaz) ve zabt yönüyle daha üstün olan (ahfaz) birisine muhalefet ederlerse bu çeşit şaz’lar merduddur, eğer ravi adl, hafiz, mevsuk olur, kimseye de muhalefet etmezse rivayeti sahihtir, zabt yönüyle tevsik (belgeleme,ispat) edilmemis, ancak zabit derecesinde olmaktan da uzak değilse rivayeti hasendir, uzaksa rivayeti münker şazdır, merdud’dur”.

Nevevi açıklamasını şöyle noktalar: “Velhasıl: merdud şaz, muhalif olan ferddir. Keza, ravilerinde, teferrüdden hasıl olan eksikliği giderecek güven ve zabt bulunmayan münferid rivayettir.

Şu halde, müteahhir ulemanın kabulünde şâz, kendinden kuvvetliye sikanın muhalefet ettiği hadistir. Tercih durumunda  daima mercûh(başka bir şeyin kendisine üstün tutulduğu şey)’tur. (Kütübi Sitte Muhtasarı, İbrahim Canan)


5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU