GÖNÜL TABİBİ VE MANEVİ REÇETELER: KİŞİYE ÖZEL TERBİYE
Ruhun şifası, doğru teşhis ve uygun ilaca bağlıdır. Her kalp farklı bir mizaca, her nefs farklı bir hastalığa sahiptir. Bu yüzden manevi terbiye, genel bir hitaptan ziyade "şahsa özel" bir dokunuştur.
1. Nebevi Teşhis: Halden Anlayan Rehber
Efendimiz (S.A.V.), ashabının manevi ihtiyaçlarını bir sarraf gibi fark eder ve her birine durumuna uygun "reçeteler" sunardı:
* Katı Kalplere Merhamet: Kalbinin katılığından şikâyet edene; "yetimin başını okşamasını ve miskini doyurmasını" tavsiye etmiştir. Bu, teorik bir bilgi değil, kalbi yumuşatacak ameli bir ilaçtır.* Sevginin Kemali: Hz. Ömer’in (R.A.) "Nefsim hariç seni her şeyden çok seviyorum" sözü üzerine, eksik olan noktayı hemen işaret etmiş ve onu saniyeler içinde kemal derecesine yükseltmiştir.
* Önemli Tespit: Bazen tedavi bir cümlelik bir açıklama, bazen de yıllarca sürecek bir gayret gerektirir. Önemli olan, kişinin istidadına (kabiliyetine) uygun yöntemi bulmaktır.
2. Kalplerin Farklılığı ve "Fıtrat" Kanunu
Herkes aynı kalıba sokulamaz. Bazı kalpler sütten yumuşak, bazıları taştan katıdır. Bu bir eksiklik değil, bir fonksiyonel farklılıktır:
* Merhamet Odaklılar: İnsanları Allah yoluna davet (tebliğ) işinde görevlendirilir.
* Celal ve Azim Sahibi Kalpler: Kötülüğe karşı durma ve cihad (mücadele) sahasına yönlendirilir.Unutulmamalıdır ki: Müslümanlar birbirinin tamamlayıcısıdır. Herkesi tek bir alana hapsetmek, İslam’ın zenginliğini ve toplumun ihtiyaçlarını yok sayan bir cehalettir.
3. Kibre Karşı "Şok" Tedaviler
Nefsin en sinsi hastalığı olan kibir ve kendini beğenme (ucub), bazen dışarıdan bakanlara "garip" gelen davranışlarla tedavi edilir:
* Ebu Hureyre’nin Odunları: Medine valisiyken sırtında odun taşıyıp kalabalığın arasından "Emîre yol açın!" diyerek geçmesi, makamın getirebileceği kibri ezmek için bir "nefs operasyonu"ydu.
* Sünnetin Mütevazılığı: Eşeğe binmek, koyun sağmak ve kaba elbise giymek; dışarıdan bakıldığında basit işler gibi görünse de kalpteki kibir kalesini yıkan balyozlardır.4. Mürşidin (Rehberin) Fonksiyonu
Bir mürşid, sadece zikir veren kişi değil, aynı zamanda manevi bir hekimdir.
* Şer'î Bilgi Şarttır: Bir rehber, hem nefsin hastalıklarını tanımalı hem de bunları Kur'an ve Sünnet dairesinde tedavi edebilecek fıkhi donanıma sahip olmalıdır.
* İstidat Yönetimi: Rehber, kimin hangi işe aday olduğunu (farz-ı kifayelerin kimler için farz-ı ayın haline geldiğini) fark edip talebesini doğru hedefe yönlendirmelidir.SONUÇ VE HİKMET
Manevi yolculukta herkesin ilacı aynı değildir. Kimine uzlet (yalnızlık) şifadır, kimine hizmet. Kimine suskunluk ilaçtır, kimine tebliğ. Önemli olan, nefsin alışkanlıklarını kıracak ve kalbi Allah'a tam bir teslimiyetle bağlayacak olan "münasip devayı" bulup uygulamaktır.
Hz. Ömer (R.A.) der ki: "Bazen nefsime bir ilaç olsun diye böyle (tevazu içeren) davranırım."

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...