Maskelerin düştüğü, yorgunluğun arttığı ve insanın en "çıplak" haliyle göründüğü bir yere; yani "Ev Haline" ve "Mahremiyet Edebi"ne misafir olalım.
Bu güzellik; gerçek kalitenin topluluk önünde değil, kapalı kapılar ardında nasıl filizlendiğini anlatıyor.
"Maskesiz Bir Asalet: Öfkesiz On Yıl"
1. Günlük Sahne: "Dışarıda Centilmen, Evde Hırçın"
Bugün çoğumuz dışarıdaki insanlara karşı son derece sabırlı, kibar ve anlayışlıyızdır. Sosyal medyada en "huzurlu" halimizi paylaşır, iş yerinde profesyonelliği elden bırakmayız. Ancak evin kapısından içeri girdiğimizde, dışarıdaki o nezaket maskesi yorgunlukla beraber düşebilir. En yakınlarımıza; eşimize, çocuğumuza veya yardımcımıza karşı tahammülümüzün en az olduğu anlar, maalesef bu anlardır. Peki, en yakınındakilerin tanıklığıyla O’nun (sav) "içerideki" ahlakı nasıldı?
2. Asr-ı Saadat’ten Kesit: Enes bin Malik’in Şahitliği
Hz. Enes (ra), henüz küçük bir çocukken Efendimiz’in (sav) hizmetine girmiş ve tam on yıl boyunca O’nun hane-i saadetinde bulunmuştu. Çocukluk ve gençlik yıllarının o bitip tükenmek bilmeyen hatalarıyla geçen bu on yılın sonunda Enes (ra), tarihe altın harflerle şu notu düşer:
"Resulullah’a on yıl hizmet ettim. Vallahi bana bir kez olsun 'Öf!' bile demedi. Yaptığım bir şey için 'Niçin böyle yaptın?', yapmadığım bir şey için ise 'Şöyle yapsan ya!' diyerek beni azarlamadı."
On koca yıl... Bir çocuğun sakarlığına, bir gencin unutkanlığına veya bir yardımcının ihmaline karşı tek bir serzeniş, tek bir kaş çatışı bile yok. O (sav), evindeyken de bir "emin" limandı.
3. Hissedilecek Hikmet: "Gerçek Karakter, Evde Başlar"
Bu tablodaki hikmet şudur: Bir insanın gerçek ahlakı, kimsenin onu izlemediği ve hesap sormadığı yerde sergilediği tavırdır. Topluluk önündeki nezaket bazen bir mecburiyet, evdeki nezaket ise tamamen bir tercihtir.
Edeple edeplenmek; en yakınındakileri "nasıl olsa yabancı değil" diyerek kırmamak, aksine en büyük zarafeti onlara saklamaktır. Eğer bir insan, on yıl boyunca beraber yaşadığı birine "Öf" dedirtmeyecek kadar geniş bir göğse sahipse, o insan dünyayı iyileştirebilir. Bugün bu ahlakı hayatımıza, en yakınlarımıza karşı "tahammül katsayımızı" bir tık artırarak ve hataları sevgiyle örterek taşıyabiliriz.
"Peki ya siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız?"

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...