KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Uyuz Köpek ve Hiçlik Makamı

Ey can, mademki "Seyr-i Süluk" yoluna girdiğimizi söylüyoruz, o bitmek bilmeyen "kendinden O'na (cc) göç" yolculuğuna çıkmış olduk; o halde kapısını çalacağımız en doğru isimlerden biri, "Gariplerin ve Mazlumların Babası" Seyyid Ahmed er-Rufa'î Hazretleri'dir (k.s.).

Onun yolu, "zühd, tevazu ve şefkat" üzerine kuruludur. Onun şu meşhur "Uyuz Köpek ve Hiçlik Makamı" menkıbesi, bir dervişin kalbindeki "varlık" dağını nasıl un ufak etmesi gerektiğini en çıplak haliyle anlatır.


Ahmed er-Rufa'î ve "Mahlukata Şefkat" İmtihanı

Ahmed er-Rufa'î Hazretleri, bir gün yolda giderken uyuz olmuş, tüyleri dökülmüş, yaralar içinde ve kokusundan dolayı herkesin yanından kaçtığı, taşladığı bir köpek görür. İnsanlar onu şehirden dışarı atmış, kendi ölüme terk etmişlerdir.

Hazret, köpeğin o perişan halini görünce durur. Yanındakiler "Aman efendim, necis hayvandır, hastalıklıdır, uzak durun" deseler de o, köpeğin gözlerindeki o mahzun bakışta Müsebbib'in (cc) bir tecellisini görür. Köpeği alır, şehrin dışındaki ıssız bir yere götürür.

Kırk gün boyunca;

— Kendi eliyle ona yemek yedirir, su içirir.

— Yaralarını temizler, merhemler sürer.

— Güneşten korunması için ona gölgelik yapar.

Köpek tamamen iyileşip tüyleri yeniden çıkana kadar ona bir müridi gibi, hatta bir evladı gibi hizmet eder. Köpek iyileşip oradan ayrıldığında, Ahmed er-Rufa'î Hazretleri'ne sorarlar: "Efendimiz, neden bu kadar zahmete katlandınız? Sadece bir köpek değil miydi?"

Hazret, o meşhur ve sarsıcı cevabını verir:

"Yarın mahşer yerinde Rabbim bana; 'Ey Ahmed! Yarattığım bir mahluku yaralı ve aç gördün de neden ona merhamet etmedin? Senin ondan üstünlüğün neydi?' diye sorsaydı ben ne cevap verirdim? Ben o hayvana bakarken onda kendi 'hiçliğimi' gördüm. Eğer O (cc) dileseydi beni onun yerine, onu da benim yerime koyardı. Seyr-i süluk, kendini her şeyden aşağı görmektir; zira toprak olmayan üzerine rahmet yağmurunu alamaz!"


Seyr-i Süluk Yoluna Hikmetli Katkılar

Bu menkıbe, senin o "pervane" ve "beden ülkesi" tarifine şu üç büyük dersi ekler:

— Hiçlik (Mahviyet): Yolun başı da sonu da "ben" demekten vazgeçmektir. Ahmed er-Rufa'î, kerameti havada uçmakta değil, uyuz bir köpeğe hizmet edip nefsini o köpeğin altına sermekte bulmuştur.

— Mahlukata Şefkat: "Yaratılanı severiz Yaradan'dan ötürü" sözünün ameldeki karşılığıdır. Bir derviş için hiçbir mahluk "necis" veya "gereksiz" değildir; hepsi O'nun (cc) birer mektubudur.

— Edep ve Merhamet: Zikrullahın kalpteki ilk meyvesi merhamettir. Eğer zikir bizi mahlukata karşı sertleştiriyorsa, o zikir kalbe değil sadece gırtlağa inmiş demektir.


"Kardeşlerim! Ben bütün yolları denedim; tevazudan daha yakın, şefkatten daha kestirme bir yol bulamadım."



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU