Uslûbü’l-Kur’an: İlahi Beyanın Eşsiz Dokusu
Kur’an-ı Kerim, yirmi küsur yıllık nüzul sürecinde sadece bir inanç sistemi vazetmemiş; aynı zamanda nazmı, edebi sanatları ve hitabet tarzıyla insanlığı içine düştüğü karanlıktan çekip çıkaran eşsiz bir üslup devrimi gerçekleştirmiştir. Onun üslubu, ne bir beşer elinden çıkmış eserlere ne de kendisinden önceki ilahi kitaplara benzer. O, Dr. Taha Hüseyin’in de dediği gibi; "Ne şiirdir, ne de nesirdir; o sadece Kur’an’dır."
1. Edebi Deha ve "Meydan Okuma" (Tahaddi)
Kur’an’ın üslup özelliği, indiği dönemin en büyük edebiyat üstadlarını dehşete düşürmüş, adeta onların dehasını diz çöktürmüştür. Kur’an, en kısa suresiyle bile kendisine bir benzer getirilmesi konusunda insanlığa meydan okumuş (tahaddi), ancak tarih boyunca bu çağrıya karşılık verilememiştir.
* Mum Işığı ve Elektrik: Kabe duvarlarına asılan meşhur "Yedi Askı" (Muallaka-i Seb’a) şiirleri, Kur’an’ın belâgatı karşısında kuvvetli bir elektrik lambası yanındaki mum ışığı gibi sönük kalmış ve utançla yerlerinden indirilmiştir.2. Kalpleri Esir Alan Estetik ve Musiki
Bedevi Araplar, doğaları gereği ahenkli nağmelere ve söze meftundur. Kur’an, bu fıtri ihtiyacı şiirdeki kısıtlayıcı kafiyelerle değil, ruhu kuşatan bir iç musiki ve fâsıla (ayet sonu uyumu) düzeniyle karşılamıştır.
* Dost ve Düşmanın Hayranlığı: Velid b. Mugire, Utbe b. Rabia gibi İslam düşmanları bile onun üslubundaki "fusûnkâr" çekiciliğe kapılmış; "Bu ne şiirdir, ne sihir, ne de kehanet!" demek zorunda kalmışlardır. Hz. Ömer’in kalbini İslam’a açan da yine bu sarsıcı üslubun kendisidir.3. Belâgatın Zirvesi: Teknik Özellikler
Kur’an’ın üslubunu mükemmel kılan, içinde barındırdığı muazzam edebi sanatlardır. Bu ilim, sadece basiret sahiplerinin derinlemesine vakıf olabileceği bir deryadır:
* İcâz ve İtnâb: Bazen birkaç kelimeyle dünyaları anlatacak kadar kısa (icâz), bazen de hakikati pekiştirmek için hikmetli bir genişliktedir (itnâb).
* İltifat Sanatı: Sözün akışı içinde öznelerin veya zamanın ani değişimiyle dinleyicinin dikkatini sürekli diri tutar.4. Evrensel Şahitlik: Müsteşriklerin Gözüyle Kur’an
Kur’an’ın bu büyüleyici üslubu sadece müminleri değil, tarafsız bir gözle bakan gayrimüslim ilim adamlarını da hayran bırakmıştır:
* Regis Blachére: Arapça bilmeyen bir Avrupalı’nın bile Kur’an’ın ses örgüsünden etkilendiğini belirtir.
* L. Goldziher: Onu dünyanın en büyük edebi eserlerinden biri olarak tanımlar.5. Medeniyet İnşa Eden Bir Üslup
Kur’an, üslubu sayesinde Arap dilini sadece çöldeki bir kabilenin yerel konuşma dili olmaktan çıkarmış; onu dünya çapında bir kültür, düşünce, hukuk ve bilim dili haline getirmiştir.
* Ahlak kurallarından devletlerarası hukuka, göklerin sırlarından aile yapısına kadar her konuda tekrarların usandırmadığı, tam tersine her okunuşta yeni bir lezzet verdiği bu üslup; insanlığın hem madde hem de mana alemindeki saadet rehberidir.Özetle; Kur’an’ın üslubu; şiirden daha ince, sihirden daha çekici ve beşer kelamından fersah fersah öndedir. O, dilin zirvesini temsil eden ölmez bir şaheserdir.

Uslûbü’l-Kur’an |
YanıtlaSilHakikaten kuranı kerimi farklı açılarla bize anlatmış toplumumuz hatm etmek ölülere okumak olarak biliyor hamd olsunki yazılar bize rehberlik ediyor herkonuda teşekkür ederiz
Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...