Hz. Hüseyin’in (r.a.) emanetleri olan Fatıma ve Sakine validelerimizin, Bizans’ın zindanlarını birer hidayet meşalesine çeviren o hüzünlü ve vakur kıssasını, sizin için hazırladık.
Zindan Çiçekleri: Hz. Hüseyin’in Yadigârları ve Bizans Prensesi
Kerbela’nın o yürek yakan fırtınasından sonra, Ehl-i Beyt’in masum çiçekleri olan Hz. Hüseyin’in kızları Fatıma (12) ve Sakine (11), hüzünlü bir yolculukla Anadolu üzerinden Bizans topraklarına, Tekfur’un eline esir olarak düşerler. Tekfur, bu asil kızları rahibe yaparak kendi inancına devşirmek ister. Önce onları saraylarda, ipek döşeklerde ağırlar; ancak bu küçük yaşlarındaki büyük ruhlar, lüksün bir bedeli olacağını anlayıp gece gündüz ibadete sarılırlar.
Tekfur’un teklifini reddettiklerinde ise sarayın konforu gider, yerini karanlık ve rutubetli dehlizler alır. Onlara sadece bir parça kuru ekmek ve su verilir. Fakat onlar, babalarından miras kalan o sarsılmaz imanla zindanı bir gül bahçesine çevirirler.
Bu sertlik işe yaramayınca, Tekfur’un karısı devreye girer ve kendi kızı 14 yaşındaki Prenses Katerina’yı kızların yanına gönderir. Amacı, Katerina’nın onları ikna etmesidir. Ancak hesap edilemeyen bir şey vardır: Ehl-i Beyt’in "hal dili". Katerina, zindana girdiğinde karşısında perişan esirler değil, yüzleri nurla parlayan, vakur ve asil iki sultan görür. Onların namazdaki huşusuna, birbirlerine olan sevgisine ve gösterdikleri kerametlere şahit olan Katerina, kalbinin kapılarını İslam’a açar ve "Sıdıka" ismini alır.
Sıdıka, hidayetini bir süre gizler. Ancak 40 günlük mühlet dolduğunda, üçü birlikte el açıp dua ederler. O gece, Bizans’ın karanlık zindanından göklere üç ruh birden kanat açar. Bugün İstanbul’un bağrında, "Çifte Sultanlar" olarak bilinen o mübarek makam, sadece iki kardeşi değil, bir prensesin hidayet yolculuğunu da içinde saklar.
Bu Kıssanın "Bilinç Kapıları" ve Derin Mesajları
Yayın İçin Tefekkür Notu
"Bazen hayat seni en karanlık zindanlara, en imkansız dar boğazlara itebilir. Unutma ki; Hz. Hüseyin’in kızları o karanlıkta bir prensesin hidayetine vesile oldular. Senin karanlığın, kimin aydınlığı olacak? Sabrın, hangi kalbin kapısını çalacak?"

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...