Gönül dostu, "gül buketi" bu buketin içindeki her çiçeğin birbirine sarılışını, dikenin güle, gülün yaprağa nasıl muhtaç olduğunu anlamak için bugün heybemizi Dergâhın "Cilahane" Sırrı ile açalım.
Dergâh, sadece huzur bulunan bir bahçe değil; aynı zamanda sert taşların birbirine çarparak pürüzlerinden kurtulduğu bir "değirmendir". Dervişlerin birbirine imtihanı, aslında nefsin en kuytu köşelerini aydınlatan birer fenerdir.
İşte o girift yapıyı özetleyen, Şah-ı Nakşibend Hazretleri ve bir dervişinin "ayna" hikmeti:
Dergâh: Nefislerin Çarpıştığı Cilahane
Bir derviş, dergâhta birlikte kaldığı bir başka derviş kardeşinin sert mizacından, kırıcılığından ve sürekli kendisini eleştirmesinden bunalarak mürşidinin huzuruna çıkar:
— "Efendim," der, "Falan kardeşimle bir türlü geçinemiyorum. Sürekli kalbimi kırıyor, nefsimi huzursuz ediyor. Müsaade ederseniz başka bir odaya, hatta başka bir şehre gideyim."
Mürşid, tebessümle dervişin yüzüne bakar ve şu sarsıcı cevabı verir:
"Evladım, eğer o derviş kardeşin senin bu pürüzlerini törpülemek için orada olmasaydı, ben seni terbiye etmek için dışarıdan para verip birini tutmak zorunda kalırdım! O senin bedava 'cilacındır'. Sen ondan değil, aslında kendi içindeki o 'kırılsın istemediğin' benliğinden kaçıyorsun."
Bu Menkıbedeki "Girift" Hakikatler
Senin istediğin o birbirine bağlı yapı işte burada gizlidir. Bir dervişin kardeşiyle imtihanı, aslında üç ayrı damarın tek bir düğümde birleşmesidir:
| Hakikat Damarı | Birbirine Bağlanışı (Girift Yapı) |
| Nefis Mücadelesi | Kardeşine kızdığın an, aslında kendi içindeki "öfke" ve "kibir" canavarını teşhis ettiğin andır. |
| Dervişlerin İmtihanı | Kardeşin senin "aynan"dır. Onda gördüğün çirkinlik, senin içindeki gizli bir yaranın sızısıdır. |
| Dergâhın Sırrı | Dergâh, "ben"lerin çarpışıp "biz"e dönüştüğü yerdir. Birbirine sürtünen taşlar sonunda parlar. |
Tefekkür Notu
"Dostum, çiceklerin 'kimi boyun bükmüş kimi dik dursun'... İşte o buketteki dik duran 'Sultani' çiçeği, yanındaki boynu bükük 'Sümbül'e çarptığında; Sümbül ona sabretmeyi, Sultani de ona destek olmayı öğrenir. Eğer hepsi aynı yöne baksaydı, rüzgâr hepsini birden devirirdi. Kardeşinin sana 'imtihan' olması, senin 'kemalat' yolculuğundaki en kestirme yolundur. O tokat, nefsin en büyük ilacıdır."

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...