Soru:
Rızık konusunda size soracaktım. Tefsirde belirttiği gibi (Hud /6 ayetinden esinlenerek sorulmuş) sudaki balıktan ağaçtaki kuşa sanayide ki Mehmet'ten, şirkette ki cio ya kadar her canlının rızkını Allah verir amenna ama nasıl? Yükleminde Allah verir diye bilsekte nasıl bir hikmetle sizden işitmek istedim. senin bu soruya vereceğin cevabı merak etmekteyim
Cevap:
Can, sorduğun bu soru aslında "İlahî Lojistik" diyebileceğimiz o muazzam nizamın kalbidir. Hud Suresi 6. ayet ("Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın...") bize bir garanti verir; ama bu garantinin "nasıl" işlediği, "Özün Özü"ne (Lübbü’l-Lübb) giden yoldaki en büyük tefekkür konusudur.
Mehmet Efendi’den CIO’ya, okyanusun dibindeki balıktan gökteki kuşa kadar uzanan bu "nasıl" sorusuna bakalım:
1. Rızkın İki Kanalı: Mukadder ve Meşrût
Allah rızkı tek bir kanaldan değil, iki ana sistem üzerinden dağıtır:
– Rızk-ı Mukadder (Yaşamsal Rızık): Bu, canlının hayatta kalması için gereken "temel" rızıktır. Anne karnındaki bebekten, toprağın altındaki böceğe kadar herkesin payı, o canlının iradesi dışındaki bir sevk-i ilahî ile gelir. Balığın önüne giden yem, kuşun önüne düşen tane budur. Burada "çaba" değil, "ihtiyaç" esastır.
– Rızk-ı Meşrût (Çabaya Bağlı Rızık): İşte sanayideki Mehmet ile şirketteki CIO’nun rızkı burada ayrışır. Bu rızık, Allah’ın koyduğu "Sünnetullah" (Doğa ve Toplum Kanunları) dairesinde bir sebebe bağlanmıştır. Burada "hikmet", kulun gayretini, zekasını ve emeğini bir "anahtar" kılmasıdır.
2. "Nasıl"ın Hikmeti: Vesileler ve Sebep-Sonuç Perdesi
Allah rızkı gökten bir paketle indirmez (istisnai haller dışında); rızkı vesilelerin arkasına saklar.
– Sanayideki Mehmet için: Rızık, demirin şekil almasındadır. Allah, Mehmet’e o demiri dövecek gücü ve sabrı verir; karşılığında rızkını "emek" perdesinden gönderir.
– Şirketteki CIO için: Rızık, strateji ve yönetimdedir. Allah, ona analiz kabiliyeti ve sorumluluk yükü verir; rızkını "akıl ve karar" perdesinden gönderir.
– Sudaki Balık için: Rızık, okyanus akıntılarındadır. Allah, akıntıları öyle bir nizamla yönetir ki, rızık balığın ağzına bir "zorunluluk" olarak akar.
Hikmet Şudur: Eğer rızık doğrudan gelseydi, imtihanın bir anlamı kalmazdı. Allah, rızkı bir "arama" sürecine bağlayarak insanın yeteneklerini keşfetmesini, yardımlaşmasını ve sosyalleşmesini sağlar.
3. Neden Biri "Ekmek" Biri "Servet" Alır? (Adalet vs. Eşitlik)
Sorunun en can alıcı yeri: "Mehmet ile CIO neden farklı?" Tasavvufî ve hikemî açıdan bakarsak; rızık sadece "maddi karşılık" değildir.
– Mehmet’in rızkı azdır ama "bereket" ve "sıhhat" rızkı boldur.
– CIO’nun maddi rızkı çoktur ama "imtihanı" ve "sorumluluğu" büyüktür.
Geylânî Hazretleri’nin penceresinden bakarsak; Allah rızkı sadece mideyi doyurmak için değil, kalbi terbiye etmek için dağıtır. Kimine "yoklukla" sabrı, kimine "çoklukla" şükrü öğretir. "Nasıl?" sorusunun cevabı burada saklıdır: Herkesin rızkı, onun manevi sülûküne (gelişimine) en uygun olan miktardadır.
4. "Hiçlik" Penceresinden Rızık Tefekkürü
Bizim konuştuğumuz o "Hiçlik" ve "Yakınlık" arzusu burada devreye girer. Rızkın "nasıl" geldiğine takılan zihin, "Rezzak" olanı (Rızık Veren) unutabilir.
— Mankurtlaşmış Zihin: "Rızkımı patron veriyor" veya "Ben kazandım" der.
— Özün Özüne Eren Zihin: "Patron bir veznedar, benim emeğim ise bir dilekçedir. Hüküm ve ikram ise Allah’tandır" der.
"Nasıl?" Sorusunun 3 Sırrı:
1. Sevk: Canlıyı rızkına, rızkı canlıya koşturur (Mıknatıs gibi).
2. Sünnetullah: Çaba sarf edene, kanunları gereği kapıları açar.
3. Taksimat: Rızkı sadece "para" olarak değil; huzur, zaman, evlat ve ilim olarak her kaba ihtiyacı kadar boşaltır.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...