Toplumun huzur ve emniyet kilidi olan "Arabuluculuk" konusunu ele alıyoruz. Kur’an-ı Kerim, müminleri sadece kendi halleriyle ilgilenen bireyler olarak değil, bozulan araları düzelten, barışı ikame eden "sulh elçileri" olarak konumlandırır.
İşte ayetler ışığında, parçalanmış gönülleri ve sarsılmış bağları yeniden inşa etme görevi:
Arabuluculuk (Islah Etmek)
Toplumsal yaşamda ihtilaflar kaçınılmazdır; ancak Kur'an bu ihtilafların birer çatışmaya veya kalıcı düşmanlığa dönüşmesine izin vermez. Allah, bizden "seyirci kalmamızı" değil, adaleti merkeze alarak arabuluculuk yapmamızı ister.
1. En Hayırlı Fısıldaşma: İyilikte Aracılık
İnsanların gizli konuşmalarının çoğu boş işler üzerinedir. Ancak Kur'an, gizli görüşmelerin hangi şartta "hayır" olduğunu şöyle açıklar:
"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka vermeyi, bir iyilik yapmayı yahut insanların arasını düzeltmeyi (arabuluculuk yapmayı) isteyenlerinki müstesnadır." (Nisâ, 4/114)
* İlahi Duruş: Toplumun huzuru için inisiyatif almak. İnsanların arasını düzeltmek için harcanan mesaiyi, bir ibadet (sadaka) bilinciyle yürütmek.
2. Yeminleri Barışa Engel Kılmamak
Bazen insan öfkelenip "Bir daha asla onunla konuşmayacağım, aralarını düzeltmeyeceğim" diye yemin edebilir. Allah, bu yeminlerin barışa engel olmasına izin vermez:
"İyilik etmemek, takvaya sarılmamak ve insanların arasını düzeltmemek (arabuluculuk yapmamak) için Allah’ı yeminlerinize hedef (siper) kılmayın." (Bakara, 2/224)
* İlahi Duruş: Şahsi kırgınlıkları ve yeminleri, toplumsal barışın önüne koymamak. Barış söz konusu olduğunda nefsi ve yeminleri aşarak köprü kurmak.
3. Vasiyette ve Hukukta Adaletli Arabuluculuk
Arabuluculuk sadece duygusal değil, bazen maddi ve hukuki meselelerde de gereklidir. Vasiyet gibi hassas konularda yapılan düzeltme, adaleti sağlar:
"Kim vasiyet edenin bir hata yapmasından veya bir günaha girmesinden korkar da tarafların arasını düzeltirse, ona hiçbir günah yoktur." (Bakara, 2/182)
* İlahi Duruş: Bir yanlışın kalıcı bir haksızlığa dönüşmesini engellemek için yapıcı müdahalede bulunmak. Hatayı büyümeden onarmak.
4. Kardeşlik Hukuku ve Adaletle Sulh
Hucurât suresi, bu konunun anayasası gibidir. Müminlerin arasının açılması, bir "kardeşlik" meselesi olarak görülür:
"Müminlerden iki grup birbiriyle vuruşurlarsa, hemen aralarını düzeltin... Eğer dönerlerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve hakkaniyetle davranın. Şüphesiz Allah, adil davrananları sever." (Hucurât, 49/9) "Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin." (Hucurât, 49/10)
* İlahi Duruş: Tartışan taraflardan birine körü körüne taraf olmak yerine, "adaletle" orta yolu bulmak. Müslümanların birliğini, kendi haklılığımızdan daha üstün tutmak.
Yazı İçin Kısa Bir Not (Hisse):
Arabuluculuk, sadece iki kişiyi barıştırmak değildir; o, toplumsal binanın çatlayan kolonlarını tamir etmektir. Hz. Peygamber (sav), insanların arasını düzeltmek amacıyla (fitneye yer vermeden ve hakikati zedelemeden) söylenecek yapıcı sözlerin "yalan" sayılmayacağını müjdeleyerek, barışın kutsallığına dikkat çekmiştir.
Gerçek büyüklük; haklıyken dahi barış için adım atabilmek ve iki küskünü "Allah rızası için" bir araya getirebilmektir. Mümin, elinde çekiçle yıkan değil, elinde mala ile gönül duvarlarını onarandır.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...