KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Kusur Örtme İnceliği

Nezaketin zirvesi sayılabilecek, "dürüstlük" ile "kalp kırmamak" arasındaki o ince çizgiyi nasıl muazzam bir sanat eserine dönüştüreceğimizi görelim. Bugünün güzelliği: "Hediyeleşmenin Ruhu ve Bir Gönlü Koruma Sanatı."


"Gerçek Tadı Kalpte Aramak"

"Dürüstlük mü, Kabalık mı?"

Bugün bize bir hediye verildiğinde veya bir ikramda bulunulduğunda, bazen "fazla dürüst" davranabiliyoruz. Yemeğin tuzu eksikse hemen söylüyor, hediyeyi beğenmediysek yüzümüzü ekşitiyoruz. "Ben doğrucuyum" diyerek yaptığımız bu yorumlar, aslında o hediyeyi hazırlayanın emeğini ve heyecanını yerle bir ediyor. Peki, hakikatin sözcüsü olan O Sultan (sav), nezaket uğruna gerçeği nasıl bir sevgi perdesine sarardı?

Asr-ı Saadet’ten Kesit: Ekşi Üzümler ve Tebessüm

Bir gün fakir bir sahabe, bir tabak üzümle Efendimiz’in (sav) huzuruna gelir. Bu, onun için çok kıymetli bir hediyedir. Efendimiz (sav) bir tane alır, yer ve gülümser. Sonra bir tane daha, bir tane daha derken tabağın tamamını bitirir. Oysa O’nun (sav) adeti, yanındakilere de ikram etmekti. Bu sefer kimseye bir şey vermemiş, hepsini kendisi yemiştir.

Hediyeyi getiren kişi, Efendimiz’in (sav) bu iştahından ve gülümsemesinden çok mutlu olarak yanından ayrılır. O gidince sahabeler merakla sorar: "Ya Resulullah! Neden bu sefer bize ikram etmediniz?"

Cihan Serveri (sav) şu zarif cevabı verir:

"Üzümler çok ekşiydi. Eğer size de verseydim, belki biriniz yüzünü ekşitir veya tadının kötü olduğunu söyler de o fakir kardeşimizin gönlü kırılır diye korktum. Onun sevincini bozmamak için hepsini ben yedim."

Hissedilecek Hikmet: "Niyet, Lezzetten Üstündür"

Bu tablodaki hikmet şudur: İnsani ilişkilerde esas olan, sunulanın kalitesi değil, sunanın kalbidir. Efendimiz (sav) bize şunu öğretmiştir: Bir insanın heyecanını ve iyi niyetini korumak, damaktaki bir lezzetten çok daha mühimdir.

Edeple edeplenmek; birinin emeğindeki kusuru değil, niyetindeki güzelliği görebilmektir. Bazen "susmak" veya "memnuniyet göstermek", en büyük doğruluktan daha büyük bir ahlaktır. Çünkü kalp kırmak, Kabe’yi yıkmak gibidir. Bugün hayatımıza bu ahlakı; bize sunulan küçük bir ikramı bile dünyanın en büyük hediyesiymiş gibi baş tacı ederek ve kusur arayan gözlerimizi kapatıp, sevgiyle bakan gönlümüzü açarak taşıyabiliriz.



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU