KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Sevgi, Bir Şeyleri Feda Etmektir





Bugün, sahip olduğumuz konfor alanlarının dışına çıkıp, gönlümüzdeki sevdanın ağırlığını tartacağımız bir tefekkür yolculuğuna çıkalım. Sevginin "bedel" ödemekle anlam kazandığı o kutlu iklimden, bugünün "huzur arayışına" bir mesaj taşıyalım.

Bugünün güzelliği: "Hakiki Muhabbetin Bedeli: Zorluklara Gönüllü Olmak."

"Sevgi, Bir Şeyleri Feda Etmektir"

Günlük Sahne: 

"Konforlu Sevgiler" Çağı Bugün "sevmek" denince aklımıza hemen kendimizi iyi hissettiren, bizi rahat ettiren ve hayatımızı kolaylaştıran ilişkiler geliyor. Eğer sevgi bize bir sorumluluk yüklüyorsa, bizi bir zorlukla karşı karşıya bırakıyorsa, o sevgiyi terk etmeye meylediyoruz. Oysa Resulullah (sav) ile kurulan bağın bir bedeli vardı. Bir sahabi Efendimiz'e üç defa "Seni çok seviyorum" dediğinde, O (sav) her defasında "Ne dediğine dikkat et" diyerek şu gerçeği hatırlatıyordu: "Eğer sözünde doğru isen, fakirliğin sana gelişine hazır ol. Çünkü bana muhabbeti olanlara fakirlik, suyun dağdan aşağı aktığı gibi hızla gelir." Bu, bir ceza değil; kalbin, dünyevi bağlardan kopup tek bir Kaynağa yönelmesinin adıdır.

Asr-ı Saadet’ten Kesit: 

"Bir Hurmanın Gücü" Hicretin 8. yılında Hz. Ebû Ubeyde (ra) komutasındaki ordu, okyanus kıyısında kıtlığın en ağırını yaşıyordu. Günlerce bir tek hurma ile hayatta kalmaya çalıştılar; onu emerek su içtiler, ağaç yaprakları çiğnediler. Açlığın zirvesinde, "Bu kadar azla nasıl durulur?" diye hayrete düşenlere Hz. Câbir (ra) şöyle dedi: "Hurmalar bittiğinde, o bir tanenin de kıymeti kalmadı; sadece Allah'ın rızasına tutunduk."

O büyük insanlar, bedenleri yapraklarla doysa da ruhlarını "Allah'ın rızası" ile beslediler. Nihayetinde deniz, onlara lütfun bir nişanesi olarak devasa bir "Anber" balığı sundu. Zorluk, onların inancını aşındırmadı; aksine teslimiyetlerini biledi. Efendimiz (sav) buyurur: "İnsan, manevi derecesine göre imtihan edilir."

Hissedilecek Hikmet: 

"Zorluklar, İmanın Aynasıdır" Bu tablodaki hikmet şudur: Bugün bizler, ecdadın kanla, açlıkla, türlü meşakkatle bizlere ulaştırdığı bu dini, ne yazık ki "rahatlık" ve "konfor" içinde unutuverdik. Onlar hurma yaprağı yerken bu davanın sancağını dik tutuyordu; bizler ise sancağın ağırlığını taşımaktan imtina ediyoruz. Hakiki muhabbet, sadece güzel günlerin değil, "bir hurmaya muhtaç kalındığında" bile "Ya Resulallah, senin yolunda olmak her şeye değer" diyebilme sanatıdır.

Bugün hayatımıza bu ahlakı; şikayet ettiğimiz her zorluğun aslında bir "imtihan ve arınma" fırsatı olduğunu hatırlayarak, konforumuz bozulduğunda isyan etmek yerine "Bu, O'na olan yakınlığımın bir nişanesi olabilir mi?" diyerek ve başkalarının konforuna özenmek yerine kendi manevi duruşumuzun sorumluluğunu üstlenerek taşıyabiliriz.

Sizin hayatınızda, bir değer uğruna (inancınız, aileniz, davanız) rahatınızdan vazgeçtiğiniz, "Bu zorluğa değer" dediğiniz ve o anın sonunda ruhunuzda bambaşka bir güç hissettiğiniz bir hatıranız oldu mu?

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU