İbadette Huşu – Kalbin İbadete Hazırlanması
Günün koşturmacası, zihnimizi meşgul eden düşünceler ve üzerimizdeki yorgunlukla secdeye varıyor, ibadete duruyoruz. Lakin bazen bedenimiz huzurda olsa da kalbimiz bambaşka yerlerde geziniyor. İbadet, şekil olarak yerine getirilse bile ruhen eksik kalabiliyor. Bugün, ibadetin can damarı olan huşuyu ve kalbimizi bu büyük buluşmaya nasıl hazırlayacağımızı konuşacağız.
Kalbin Boyun Eğmesi ve Sükûnet Bulması
Huşu, dışarıdan zorla takınılan bir maske veya sadece başı öne eğmek değildir. Huşu; kalbin Allah’ın azameti karşısında erimesi, dünyevi bütün hırs ve endişelerin o an için sessizleşmesidir. Su nasıl durulduğunda dipteki berraklık görünürse, kalp de dünyanın gürültüsünden arındığında huşu kendi kendine tecelli eder. Huşulu bir ibadet, kulun Rabbiyle yaptığı en samimi ve kesintisiz konuşmadır.
Kopuşun Giderilmesi: Kalbi Huzura Hazırlamak
Zihnimizdeki kopuş, ibadete adeta "aradan çıkması gereken bir görev" gibi baktığımızda başlar. İşe veya telefona dalmışken aniden secdeye varıp zihnin hemen toparlanmasını beklemek yanıltıcıdır. Kalbin ibadete hazırlanması, bir geçiş sürecidir. Namaza veya duaya durmadan önce birkaç saniye durup "Şu an kimin huzuruna çıkıyorum?" sorusunu sormak, dünyayı kapının dışında bırakmanın ilk anahtarıdır.
Bir İbret: Hz. Ali’nin (kv) Huşu İmtihanı
Büyüklerimiz anlatır: Hz. Ali Efendimiz (kv) savaşta ayağına batan okun çıkarılması gerektiğinde canının çok yanacağını bilirlerdi. Yanındakiler, "Namaza durduğu an o oku çıkarın, çünkü O başka bir âlemde olur, acıyı hissetmez" demişler ve hakikaten namazda iken ok çıkarıldığı halde O bunu hiç hissetmemiş bile. O büyüklerin namazdaki huşusu, dünyayla tüm bağlarını o an koparıp sadece O'na yönelmelerinin bir meyvesiydi. Bizler ise ufak bir ses veya düşünceyle hemen dağılabiliyoruz; demek ki kalbi o huzura hazırlamak bir idman gerektiriyor.
Kendi İçimize Bir Bakış (İstişare)
Gelin, bugün şu soruyu kalbimize soralım:
— İbadete dururken zihnimi o anın içine çekmek için kendime birkaç saniyelik bir "durma ve odaklanma" anı veriyor muyum?
— Namazımı veya ibadetlerimi bir an önce "bitirilmesi gereken bir liste" gibi mi görüyorum, yoksa dinlendiğim bir sığınak mı?
— Kalbimdeki o dağınıklığı gidermek için Yaratıcı'ya ne kadar sığınıyorum?
Bu Haftanın Niyeti
Gelin, önümüzdeki günlerde ibadetlerimize başlarken küçük bir hazırlık yapalım. Tekbir almadan veya dua etmeden önce bir saniye durun, derin bir nefes alın ve kalbinize şunu fısıldayın: "Şimdi dünya kapıda kaldı, ben Rabbimin huzurundayım."
Kalbinizin o sükûneti bulduğunu, ibadetlerin birer "yük" değil ruhunuza su serpen birer "şifa" olduğunu hissedeceksiniz.
Allah, ibadetlerimizi gafletten uzak, huşu ve teslimiyetle yapmayı nasip eylesin.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...