Kadiri Yolu

 

Gönül Bahçesinde Çocuk Terbiyesi

Çocuk terbiyesi, sadece bir kurallar bütünü değil; bir gönül inşası, bir "emaneti" sahibine layıkıyla hazırlama sanatıdır. İslam geleneğinde ve tasavvuf yolunda çocuk, anne ve babanın elinde işlenmeyi bekleyen pak bir cevher, bir "Sırr-ı İlahî"dir.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti ve gönül sultanlarının hikmetli sözleriyle harmanlanmış rehber niteliğindeki yazımız:


Gönül Bahçesinde İnsan Yetiştirmek: Çocuk Terbiyesi

1. Muhabbetle Başlamak: Çocukları Sevmek ve Merhamet

Çocuk terbiyesinde atılacak ilk adım, ne disiplin ne de kuraldır; ilk adım kayıtsız şartsız sevgidir. Tasavvuf büyükleri, sevgisiz bir terbiyenin ruhsuz bir heykel yapmaya benzediğini söylerler.

Hadis-i Şerif: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i öperken, bunu garipseyen bir bedeviye şöyle buyurmuştur: "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz!" (Buhârî, Edeb, 18)

* Tasavvufi Bakış: Hz. Mevlânâ der ki: "Sevgiyle acılar tatlılaşır, sevgiyle bakırlar altın olur." Çocuğun kalbine ulaşmayan hiçbir bilgi, aklında kalıcı olmaz. Çocuğun "seviliyorum" duygusuyla büyümesi, onun ileride Rabbiyle kuracağı muhabbet bağının da temelidir.

2. Dertlerine Ortak Olmak: Problemlerine Yakın Durmak

Çocukların ve gençlerin dünyasına inmek, onları sadece dinlemek değil, "haldaş" olmaktır. Onların küçük gördüğümüz dertleri, kendi dünyalarında devasa fırtınalardır.

* Peygamberî Metot: Allah Resulü (s.a.v.), çocuklarla karşılaştığında onların seviyesine iner, onlarla şakalaşır ve ciddiyetle dinlerdi. Kuşu ölen küçük bir çocuğa (Ebu Umeyr) taziyeye gitmesi, onun derdine verdiği önemin en zarif örneğidir.

* Gönül Ehlinin Tavsiyesi: Abdülkadir Geylani Hazretleri, müridlerine ve evlatlarına daima yumuşaklığı öğütlemiş; kalbi kırık olanın yanında olmayı esas almıştır. Gençlerin hatalarını bir yargıç gibi cezalandırmak yerine, bir tabip gibi tedavi etmek gerekir. Onlara "Seni anlıyorum ve yanındayım" mesajı vermek, çözümün yarısıdır.

3. "Hal Dili" ile Konuşmak: Gençlere İyi Örnek Olmak

Eğitimde en etkili dil, ağızdan çıkan kelimeler değil, sergilenen davranışlardır. Tasavvufta buna "Lisan-ı Hal" denir.

Hikmetli Söz: "Lisan-ı hal, lisan-ı kalden enbehtir." (Hal dili, söz dilinden daha tesirlidir.)

* Gerçek Örneklik: Siz namaz kılarken huzur bulmuyorsanız, çocuğunuza namazı sevdiremezsiniz. Siz yalan söylüyorsanız, çocuğunuza doğruluğu öğretemezsiniz.

* Tasavvufi Ölçü: Anne ve baba, ev içinde birer "kutup" gibidir. Onların ahlakı, evin iklimini belirler. Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nin vurguladığı gibi; terbiye, edebi yaşayarak öğretmektir. Çocuk nasihatten çok, ayak izini takip eder.

4. Eğitimde Temel Gerçekler ve Sabır

Çocuk ve genç eğitiminde unutulmaması gereken en büyük gerçek; her çocuğun ayrı bir mizaçla, bir "fıtrat" üzerine doğduğudur.

- Kademeli Eğitim: Hz. Ali (r.a.) şöyle buyurur: "Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı zamana göre yetiştirin." Bu, değişen dünya şartlarını okumayı ama sabit hakikatleri (iman ve ahlak) bu şartlara uygun bir dille sunmayı gerektirir.

- Sabır ve Dua: Tasavvuf terbiyesinde aceleciliğe yer yoktur. Bir tohumun çatlaması için vakit ve uygun hararet lazımdır.

- Manevi Gıda: Sadece bedeni beslemek yetmez. Gençlerin ruhunu sanatla, edebiyatla, en önemlisi de Allah aşkıyla beslemek gerekir. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyetindeki gibi: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Önce çocuğu bir "insan" olarak inşa etmek gerekir.


Özetle; Çocuğu eğitmek, onu bir kalıba sokmak değil; içindeki o ilahi cevherin üzerindeki tozları silkeleyip parlamasına yardımcı olmaktır. Bu yolun azığı sabır, sermayesi sevgi, rehberi ise Sünnet-i Seniyye'dir.



Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar