Kalbi Ve Nefsi Sıhhat: Marifetullah Ve Teklif Daireleri
Allah’a ulaşmak (Vusul ilallah), O’nu akıl, kalp ve ruh ile en doğru şekilde tanımaktır. Bu yolculukta kalp bir ayna, nefis ise terbiye edilmesi gereken bir binek mesabesindedir.
1. Vuslatın Hakikati: Marifetullah
Büyük mutasavvıf İbn Atâ şöyle der:
"Allah’a ulaşmak, O’nun hakkında gerçek bilgi sahibi olmaktır."
Bu vuslat, herhangi bir maddeleştirme (tecsim) veya benzetme (teşbih) tuzağına düşmeden, Allah’ı şah damarından daha yakın hissetmektir. Bu marifetin en tatlı meyvesi ise Kamil Ubudiyet (kusursuz kulluk) makamıdır.
Esma-i Hüsna ile Tahakkuk
İmam Gazali, el-Maksadu’l-Esna eserinde buyurur ki; kul, Allah’ın isimlerinden nasibi kadar kemale erer.
* Sabûr isminden nasip alan sabrı öğrenir.
* Şekûr isminden nasip alan şükrü hayatına nakşeder.
* Kerîm isminden nasip alan cömertleşir.
2. Teklifin Dört Dairesi
İbadetlerin sadece yapılması (şekil) yetmez; mümin, her bir emrin dört ayrı dairesinden sorumludur. Kalbi sıhhat, bu dört dairenin birleştiği yerde başlar:
3. Nefsin Sıhhat Mertebeleri
Nefis, hastalık halinden sıhhat haline doğru dört ana durakta incelenir:
1- Nefs-i Emmâre (Hastalık Hali): Kötülüğü emreden, hırsına düşkün, darlıkta feryat eden, bollukta cimrileşen nefis.
2- Nefs-i Levvâme (Uyanış Hali): İşlediği hatadan dolayı kendini kınayan, pişmanlık duyan nefis.
3- Nefs-i Mülhime (Aşk hali): Uyanışın verdiği lezzetleri her yerde O’nu arama her seste O’nun adını bulma yönelişin zikirle huzur bulmaya başlayacağı nefis hali.
4- Nefs-i Mutmainne (Sıhhat Hali): Allah’ın zikriyle huzur bulmuş, O’ndan razı, O’nun da kendisinden razı olduğu kamil nefis.
"Haberiniz olsun ki, kalpler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur." (Ra'd, 28)
4. Sıhhatin Alameti: Ahlakta Tahakkuk
Kalbin sağlıklı olup olmadığını anlamanın en somut yolu, "Hâl"in "Makam"a dönüşmesidir.
* Sabır ve Cömertlik: Mearic Suresinde belirtildiği üzere; namaz kılan, infak eden ve şahitliğini doğru yapanlar, nefsin "fesat ve cimrilik" hastalığından kurtulanlardır.
* Öfke ve Yumuşaklık: Şahsi meselelerde Hilm (yumuşaklık), Allah'ın sınırları çiğnendiğinde ise sadece Allah için öfke duymak sıhhat alametidir.
* Tevhidin Derinleşmesi: Kalpten "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" diyerek Allah'tan başka hakiki fail olmadığını hissetmek, tevhidin kalbe yerleşmesidir.
5. Hükemanın Nuru ve Sözü
İbn Atâ hikmetli bir uyarısında şöyle der:
"Hükemanın (hikmet sahiplerinin) nurları sözlerini aşar. İfadeye mezun bir kalpten çıkan sözler, halkın kulaklarında yankılanır ve onların hidayetine vesile olur."
Eğer bir müminin ibadeti, onda kalbi bir sekine ve nefsi bir ıslah meydana getirmiyorsa, teklif dairelerinde bir kopukluk var demektir. Tam bir kalbi sıhhat; Allah’ın emirlerini tutmak, nehiylerinden sakınmak ve bu süreçte Allah'ın isimlerinin (Esmaül Hüsna) ahlakıyla ahlaklanmak ile mümkündür.
Sonuç Olarak: İnsan, kalbinin aynasını zikir, ilim ve mücahede ile berraklaştırmalıdır. Cimriliği cömertlikle, sabırsızlığı metanetle, kibri ise kulluk bilinciyle (ubudiyet) tedavi edenler, Allah’ın marifetine ererek vuslatın tadına varırlar.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...