KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Esbâbu Vurûdi’l-Hadis İlmi

Esbâbu Vurûdi’l-Hadis: Hadisin Bağlam ve Arka Plan İlmi


Hadisleri anlama ve yorumlamaya yönelik ilim dallarından biri de hadislerin vürûd sebeplerini ele alan Esbâbu Vurûdi’l-Hadistir. Hz. Peygamber’in muradını isabetle anlayabilmek için bir hadisin hangi ortamda, ne amaçla, nerede ve ne zaman söylendiğini, hangi olay üzerine veya kime hitaben söylendiğini tespit etmek önem arz eder bunu araştıran hadis ilmi dalıdır. 


Hz. Peygamber İslam’ı tebliğ ederken, emir, yasak, nasihat, vaaz veya tavsiyelerde bulunuyordu. Bunları yaparken Allah’ın kendisine bildirdiği ilâhî mesajları tebliğ ediyor, açıklıyor ve örneklik yapıyordu. Bu mesajlar çoğu kere Allah’ın iradesi ile herhangi bir sebep olmaksızın nazil oluyordu. Ancak bazı durum, sebep veya vesile ile inen ayetler de vardı. Bu sebepler Allah’ın muradını anlama ve yorumlamada önemliydi. Bu açıdan ilerleyen asırlarda Tefsir ilminin olmazsa olmaz temellerinden biri olarak “Esbâb-ı Nüzûl” ilmi doğup gelişmiştir. 


Kur’an-ı Kerim’deki "Esbâb-ı Nüzûl" (Ayetlerin iniş sebepleri) ilminin hadis bilimindeki tam karşılığıdır. Bir hadisin sadece lafzına bakmak bazen yanıltıcı olabilir; bu ilim ise sözün "neden" ve "nasıl" söylendiğine ışık tutarak hatalı yorumların önüne geçer.


Esbâbu Nüzûl, Tefsir ilmine nispetle ne ise, hadis ilmine nispetle Esbâbu Vürûdi’lHadis de odur. Burada şu hususa işaret etmek gerekir: Esbâbu nüzûl de bu konuda rivayet edilen hadislerle bilinebilir. Bu açıdan hadislerin vürûd sebepleri, bize ulaşan hadislere oranla oldukça azdır. Diğer bir ifade ile her hadis bir sebebe binaen söylenmediği gibi, her hadisin sebeb-i vürûdu da rivayet edilmemişti. 


Bu İlmin Temel İşlevleri

1. Doğru Anlamlandırma: Bazı hadisler, yaşanmış özel bir olay üzerine söylenmiştir. Sebebi bilinmediğinde, yerel bir olay genel bir kanun gibi algılanabilir. Bu ilim, hadisin genel bir hüküm mü yoksa o ana has özel bir durum mu olduğunu ayırt etmemizi sağlar.

2. Kapalılığı Giderme (Beyan): Metinde geçen kapalı bir ifade veya zamirin kime/neye işaret ettiği, vürûd (söyleniş) sebebi bilindiğinde netleşir.

3. Hüküm Belirleme: Bir hadis başka bir hükmü nesh etmiş (yürürlükten kaldırmış) olabilir. Hangi hadisin önce, hangisinin sonra söylendiğini bilmek, fıkhî çıkarımlar için hayatidir.

Literatürdeki Yeri


İslam alimleri, hadislerin bağlamını bilmeden hüküm vermeyi "pusulasız yola çıkmaya" benzetmişlerdir. Bu alanda yazılan en meşhur eserler şunlardır:

* İbn Hamza el-Hüseynî: el-Beyân ve’t-ta’rîf fî esbâbi vurûdi’l-hadîsi’ş-şerîf (Bu alandaki en kapsamlı ve sistematik eserdir).

* İmam Suyûtî: el-Luma' fî esbâbi vurûdi'l-hadîs.

Örnekle Açıklama


Peygamber Efendimiz bir hadisinde "Kim satranç/tavla oynarsa elini domuz kanına batırmış gibi olur" rivayeti, Müslim [2260], Ebu Davud [4939] ve Ahmed bin Hanbel'in Müsnedinde geçen sahih hadis kaynaklı bir ifadedir. " buyurmuştur. Esbâb-ı Vurûd perspektifiyle bakıldığında, o dönemde satrancın içine kumar karıştırıldığı ve ibadetleri tamamen engelleyecek bir tutku haline getirildiği görülür. Bu arka plan bilinmediğinde, oyunun bizzat kendisinin mi yoksa eşlik eden haram unsurların mı yasaklandığı karıştırılabilir.


Sonuç olarak; 


Esbâbu Vurûdi’l-Hadis, hadisleri tarihin tozlu sayfalarından çıkarıp yaşandığı anın canlılığına taşır. Metni ruhuyla birleştirerek, Hz. Peygamber’in muradını en doğru şekilde kavramamıza kapı açar.



5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU