KADİRİ YOLU

KADİRİ YOLU
Seyr-u süluk Tasavvufi yetiştirilme yoludur.

 

Aşkın Ateşi ve İlhamın Sırrı

"Aşkın Ateşi ve İlhamın Sırrı"

Gönüllerin sultanı, irfan mektebinin kutbu, Seyyid Abdülkâdir Geylânî Hazretleri (k.s.), bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu.

Mecliste derin bir sükût hâkimdi. Her biri, gönüllerini açmış, pîrlerinin hikmet pınarından dökülecek incileri bekliyordu. Müridlerden biri edeple söze başladı:

"Efendim! İlâhî ilham ile şeytanî ilham arasındaki fark nedir?"

Hazret, bir müddet başını eğdi. Sonra hikmet yüklü sözleri gönüllere dökülmeye başladı:

"İlâhî ilham, kulun istemesiyle gelmez; bir sebep ortadan kalktığı için de gitmez. Onun gelişi de vakti de şekli de Allah'ın tasarrufundadır."

Bir an durdu. Sonra devam etti:

"Şeytanî ilham ise bunun tam tersidir. O, nefsin arzularını besler, insanı kendine hayran eder, Rabbinden uzaklaştırır."

Meclistekiler bu ince ölçüyü gönüllerine nakşederken, bir başka talebe edeple sordu:

"Peki efendim... Muhabbet nedir?"

Bu sual üzerine Geylânî Hazretleri'nin mübarek yüzünde farklı bir hâl belirdi. Sanki gönlü, sevgilinin zikriyle yeniden alevlenmişti. Ve buyurdu:

"Muhabbet, sevgiliden kalbe düşen ateşli bir kıpırdanıştır."

"O ateş gönle düşünce dünya, sahibine bir sineğin kanadı kadar bile değerli görünmez."

"Dünya, âşığın nazarında geçici bir matem yeri gibidir."

Sonra sesi daha da derinleşti:

"Aşk, ayılmak bilmeyen bir sarhoşluktur."

"Aşk; gizlide de açıkta da yalnız sevgiliye ihlâsla bağlanmaktır."

"Âşıklar sarhoştur; sevgililerini bulmadan dinlenemezler."

"Onlar hastadır; sevgiliye kavuşmadan şifa bulamazlar."

"Gariptirler; Mevlâlarını bulmadan gurbetleri bitmez."

"Onların dili yalnız O'nu anar. Başkaları çağırsa da gönülleri cevap vermez."

Sonra Hazret, hakiki sevginin insanlar tarafından nasıl anlaşılmadığını anlatmak için meşhur bir misali zikretti. Buyurdu ki:

"Mecnun şöyle demiştir: 'Leylâ'yı sevdiğim için kardeşim de, akrabalarım da beni kınadılar. Fakat ben onların hiçbir sözünü önemsemedim.'"

Hazret sözünü şöyle tamamladı:

"Mecnun'un Leylâ için gösterdiği sadakat, kulun Rabbi için göstermesi gereken sadakatin sadece zayıf bir gölgesidir. Hakiki aşk, mahlûkta kalmaz; Hâlık'a ulaşır."

Mecliste derin bir sessizlik oldu. Çünkü herkes anlamıştı ki… Allah sevgisi, sözle anlatılan bir bilgi değil; kalbe düşen ilâhî bir ateşti.


Gönül Hanesine Hikmetli Notlar

İlâhî ilham, insanı Allah'a yaklaştırır; şeytanî telkin ise nefsi büyütür ve kişiyi kendine hayran bırakır.

Hakiki muhabbet, menfaat üzerine değil, marifet üzerine kurulur. Allah'ı tanıyan, O'nu sever.

Aşk, nefsi büyütmez; aksine onu eritip mahviyet içinde Rabbine teslim eder.

Kalpte Allah sevgisi arttıkça dünyanın cazibesi azalır; dünya küçülür, ahiret büyür.

Tasavvufta en büyük makam, keramet değil; ihlâsla Allah'a bağlanan bir gönüldür.


Kadirî ve Yesevî Yolundan Bir Ders

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri, aşkı yalnızca bir duygu olarak değil, şeriat içinde yaşanan tam bir kulluk olarak tarif eder.

Ahmed Yesevî Hazretleri ise hikmetlerinde şöyle öğretir: "Aşk, nefsi yakar; edebi doğurur. Edebi olmayanın aşkı da eksiktir."

İki büyük yolun birleştiği hakikat şudur: Muhabbet, Allah'ın emirlerine bağlılığı artırıyorsa rahmettir. Kişiyi ibadetten uzaklaştırıyor, ölçüsüzlüğe sürüklüyorsa hakiki aşk değil; nefsin veya şeytanın aldatmasıdır.


Kur'ân'dan Mesaj

"İman edenlerin Allah'a olan sevgisi ise çok daha kuvvetlidir." (Bakara, 2/165) Ve yine Rabbimiz buyurur: "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin."
(Âl-i İmrân, 3/31) Hakiki sevginin ölçüsü, Resûlullah ﷺ'e ittibadır.


Sünnetten Ölçü

Resûlullah ﷺ buyurmuştur: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." (Buhârî, Müslim) Öyleyse mümin, sevgisini Allah'a, Resûlü'ne ve salih kullara yöneltmeye çalışır.


Ehl-i Sünnet İtikad Notu

Tasavvufta geçen "ilham", dinin bağımsız bir delili değildir. İlham, sahibini bağlayabilir; fakat başkaları için hüccet olmaz.

Hak ile bâtılı ayıran ölçü daima Kur'ân, sahih sünnet ve Ehl-i Sünnet'in usûlüdür.

Gerçek muhabbet de, gerçek ilham da kulu tevhide, sünnete, takvaya ve güzel ahlâka götürür. Bunlara aykırı olan her düşünce ve his, ne kadar etkileyici görünse de kabul edilmez.

"Aşkın en doğru tercümesi, Allah'ın emirlerine sevgiyle itaat etmektir."

5 Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar

KADİRİ YOLU